ALGILAMA YÖNETİMİNİN KURALLARI
Sitemizin değerli okuyucuları. Bu yazımızın konusu algılama yönetimidir. Özetin özeti de olsa siz güzel insanlarla paylaşmak istiyorum.
“Algılama yönetimi; olgunlaşmış, üzerinde geniş çevrelerce fikir birliğine ulaşılmış bir alan değil: Kimilerine göre hedef kitleleri kendi çıkarları doğrultusunda kandırmak ve onları kendi hedefleri doğrultusunda kullanacakları birer unsur haline getirmek amaçlı bir iletişim disiplini, kimilerine göre bir ürün, hizmet veya fikri satın alma konusunda birinci aşama olan ikna etme yolunda kullanılması gereken ‘olmazsa olmaz’ tekniklerin bir bütünü” dür. Bersay İletişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Saydam algılama yönetimini “İletişimin beyni, atar damarı, uzuvları, yani her şeyi” olarak tanımlıyor ve algılama yönetiminin 11 temel kuraldan bazılarını şöyle sıralıyor:
1-Hedef kitlenin değerlerine uymalıyız
Algılamayı yönetebilmek için hedef kitle veya kişinin değerler sistemi ile kesinlikle çatışmamak lazım.
2-Hedef kitlenin kültürüne özen göstermeliyiz
Hedef kitlenin kültürünü doğru analiz etmez ve gerektiği kadar dikkate almazsak, ayağımızda prangalarla dolaşır hale gelmemiz, işten bile değildir. İletişim, milli bir meseledir. Milli bir yaklaşımı benimsemeden, algılamayı yönetmek mümkün değildir. Algılamayı yönetmek, ancak içinde yaşanılan toplumun değerlerini ve kültürünü tanımak, anlamak ve doğru yorumlamakla mümkündür. Algılama yönetimi, bazı küreselciler karşı çıksa da, milli ve yerli bir yaklaşım ve duruş gerektirir.
3-Beklentilerin üzerinde yaklaşım sergilemeliyiz
Bizden beklenen davranışları sergilediğimizde, yarattığımız algı genellikle vasattır. Mükemmellik algısına, bizden beklenmeyen davranışlar sergilediğimiz zaman ulaşabiliriz. Hayat bizi, ister hoşumuza gitsin, ister gitmesin, bir gerçekle er veya geç yüzyüze getirir: Hiçbir profesyonel, içinden geldiği gibi davranamaz. Profesyoneli amatörden ayıran ve hedefine kilitleyen temel tutum, seçilmiş davranış sergilemesidir. Seçilmiş davranışların en rafinesi ise karşımızdaki kişilere, beklentilerinin üzerinde bir yaklaşımı, refleks haline getirmektir.
4-Kafaları karıştırmamalıyız
Reklamlardan, halkla ilişkiler faaliyetlerine, şirketlerin bayi toplantılarından, çalışanlarıyla bir araya geldikleri, yıllık başlama vuruşu toplantılarına, tüm sunumlardan, çeşitli konuşma metinlerine kadar, bir çocuğun anlayabileceği, sokak dilini kullanmak, yani kafaları karıştırmamak ve yalın, basit ama bayağı olmayan bir yaklaşım sergilemek, günümüzde algılama yönetiminin temel kurallarından birisi haline gelmiştir.
5-Sonuca odaklanmalıyız
İletişimde sonuç odaklılık, biçimden çok, işleve yoğunlaşmaktan geçer. İletişim süreçlerinin de sürükleyicisi, iş sonucudur.
6-Ölçmüyorsak yapmamalıyız
Araştırma-ölçümleme belki çok şey demektir ama her şey demek değildir. Araştırma, neyi, nerede söylememiz gerektiğine ışık tutar. Ancak sadece ışık tutar, aydınlatmaz. İletişimde rekabet avantajı sağlayacak olan bilgi değil, inovasyondur. Yani neyin, niçin, nasıl ve nerede etkili bir biçimde söyleneceğini, akıl ve gönül süzgecinden geçirerek, bütünlemeyi ve çözüm yollarını geliştirmeyi bilmektir.
7-Gerçeklere dayanmalıyız
Algılamayı doğru yönetebilmek için, gerçeklere dayanmak gerektiğini ve söylediğimiz her sözün sadece gerçekleri, gerçeğin tamamını yansıtması ve gerçekten başka, hiçbir şeyin iletişiminin yapılmaması, içinde yaşadığımız sistem gereğidir. Eğer tersi söz konusu olsaydı kişilerin veya kurumların güçlü yönleri kadar zayıf yönleri konusunda da iletişim yapması gerekirdi ki böyle bir şey yok. Algılama yönetimi çerçevesinde ve mevcut sistem içinde geçerli olmak üzere, söylediğimiz her şey doğru olsun ama her doğruyu söylemeyelim.
8-Tekrar etmeliyiz tekrar etmeliyiz
Neyi, kaç kere, nasıl tekrarlamalıyız? Yapılacak en doğru şey, iletişim sürecini izlemek, hedeflenen algı düzeyi ve davranış değişikliğine ulaşıp ulaşmadığını takip etmek, sonrasında gerekli düzenlemeleri yapmak, tekrar sayısını artırmak ya da yeterli görüp iletişim uyarısını durdurmaktır. Tekrar her zaman iyi bir şey değildir. Tekrarı mümkün kılacak öğelerin başında, iletişim aracının tekrara değecek kalitede olması gelir.
9-Farklılaşmaları yönetebilmeliyiz
Çağımızda artık sürüden ayrılanı kurtlar değil rakipler kapıyor. Bu nedenle sektörel tecrübeden kopmadan farklılık yaratabilmek, en büyük katma değer üretmeye eş faaliyet olarak görülüyor. Farklılaşmak bir ruh meselesidir.
Okuduğunuz için teşekkür ediyorum.
Hoşçakalın
Saygılarımla
Ömer DURMAZ
Mak. Müh.
Eğitim Merkl. Müdürü


LinkBack URL
About LinkBacks
Paylaş







Alıntı

Bookmarks