Mamulü Koruma İlkesi
Ambarlama ve taşıma sürelerinin ambalajlamada nazara alınması, bilhassa kısa zamanda bozulan ve iklim değişiklik ve şartlarına tahammülü olmayan mamullerin, klasik örneği çilek, ambalajlanmasında çok önemlidir. Ambalajın koruma fonksiyonuna ve bununla ilgili ilkeye önem verilmemesi halinde mamulün kokması, çürümesi, bozulması, telef olması yanında, belki ondan daha önemlisi alıcıların darıltılarak piyasanın kaybedilmesi tehlikesidir.

Et ve et mamullerinin korunmasında modifiye atmosferde ambalajlama uygulamalarıyla çok olumlu sonuçlar alınmıştır.

Gereksiz Masraflardan Kaçınma İlkesi
Ambalajlarda, ambalaja harcanan giderlerin gıda maddesinin kalite ve görünümünü iyi yansıtacak en ucuz malzeme olması gerekir. Ambalajın depolamayı kolaylaştırıcı niteliği olmalıdır. Ayrıca depolama koşullarına dayanıklılığı da önem kazanır. Pazarlamanın her aşamasında nakliye söz konusu olacağından kolay taşınabilir olmalıdır.

İyi ve iktisadi bir ambalaj için ambalaj sanayi piyasasındaki teknolojik ve iktisadi gelişmelerin takip edilmesi gerekir. Bu konudaki temel esasları şu şekilde özetlemek mümkündür:
•Tam ve yeterli olmayan bir ambalaj ucuz görünmesine rağmen, mamulün kalitesini düşürerek, zarar marjının artmasına sebep olur.
•Rasyonel bir ambalaj fiyat bakımından en uygun olan ambalajdır.
•Bir ambalajın ucuz veya pahalı olduğunu, en sonunda onun kullanılabilirliği, amaca uygunluğu, diğer bir ifade ile gönderilen yerde mamulün göreceği ilgi tayin edecektir.

Amaca Uygun Olma İlkesi
Bu ilkenin esası, en elverişli materyalin en doğru ve uygun yerde kullanılmasının sağlanmasıdır. Gıda ürünlerinin ambalajında aranan özellikler;
•Sağlıklı olması,
•İçindeki ürünün tazeliğini koruyabilmesi,
•Kırılmaz ve dayanıklı olması,
•Ucuz olması,
•İçindeki ürünü göstermesi,
•Pratik olarak açılıp kapanabilmesi,
•Çevre dostu malzeme olması.
•Albenisinin olmasıdır.

Bu ilkeye göre önemli olan diğer bir nokta, ambalajın şeklinde yapılacak değişmeler zamandan ve paradan tasarruf sağlayıcı nitelikte olup olmadığının araştırılmasıdır.

İşletme Akışında Rasyonellik Sağlama İlkesi
Bu başlık altında ambalajın, otomasyon ve mekanizasyon yolu ile bir maliyet düşüşü gerçekleştirip gerçekleştirmediği, ambalajın standartlaştırılması imkanlarının araştırılması incelenmektedir.
Ambalajlama safhasında rasyonellik, ambalajlama işleminin, istihsal, materyal ve iş akışı ile uygunluğunun sağlanması olarak ele alınmaktadır. Bunun içinde ambalajı yapan kimsenin rahatça çalışabileceği ambalaj ambarında düzenleyici tedbirler alınmalıdır.
Rasyonelliğin ışığında en elverişli ambalaj şekli ve ambalaj metodunun tespiti için nakliyeci ve çeşitli kademelerdeki dağıtım yapan toptancı ve perakendecilerin görüşleri alınmalıdır.

Satışı ve Kullanımı Kolaylaştırma İlkesi
Bu ilke, ambalaja yapılan masrafların mamulün satışım teşvik ve kullanılışım kolaylaştırma, diğer bir ifade ile ambalajın başarıya ulaşması ile ilgili esasları bünyesinde toplar:
•Satış sırasında göze çarpıcı ve tüketiciyi cezbedici bir görünümde olması
•Depolama sırasında ve satış yeri rafında az yer işgal etmesi
•Tüketiciye içinde bulunan mal hakkında fikir veren bir görünümde olması
•Tüketiciye içinde bulunan mal hakkında bilgi verici yazılar ihtiva etmesi
•Yasal kurallar ve kısıtlamalara uygun olması.

Tecrübelerden ve Gelişmelerden Yararlanma İlkesi
Teknolojik bilgi ve metotların araştırılması kadar, piyasa araştırması, piyasanın gözlemlenmesi ve satış testleri de pratik açıdan o derece önemli olup ele alındıkları takdirde en iyi ambalajın bulunması ve ambalajlama ile güdülen amaçlara en iyi şekilde erişmesi mümkün olur. Hatta bu tatbiki ve ilmi gelişme ve tecrübe mübadelesinin geliştirilmesi için "Avrupa Ambalajcılık Federasyonu-EPF" özel şekilde ilgilenmekte ve bu? kumlusun en önemli amaçlarından birisi olarak ele alınmalıdır. Ayrıca Almanya'da 1962 yılından beri "Rationalisierungsgemeinsohaft Verpackung - RGV"in yıllık olarak düzenlediği ambalajlama seminerlerinde de fikir ve tecrübe alışverişi yapılmakta ve yararlı olmaktadır. 1969*da kurulan "Dünya Ambalajcılık Organizasyonu - WPO"da yılda bir defa tertiplediği kongre ve sergileri ile bu amaca yönelmiştir.

Genel Ambalaj Sınıflandırılması
Endüstriyel Tasarım Açısından Ambalajlan ayıran fark, bazılarının tüketiciyle doğrudan ilişkiye girmemesinden kaynaklanır.
Burada ele alınan "Ambalajlama" kullanıcıya satılmak üzere ürünlerin koyulduğu her tür kap için kullanılmış kolektif bir tanımdır.

Üretici Açısından
Bir çok endüstriyel kuruluşta, "ambalaj koruyucudur" düşüncesi İle yola çıkılmıştır. Ambalajlar yeni gereksinimleri doğurmaktadır: Şampuanlar, konsantre meyve suları, çok amaçlı temizleyiciler, hazır kek karışımları, dondurulmuş yiyecekler ve daha bir çok değişik ürünü ambalajlama üreticiler için farklı üretim çeşitleri ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde ürünler ambalajlan ile varolabilmektedir.

Dağıtıcı Açısından
Güçlü bir ambalaj, içerdiği ürünlerin sunum noktasına hasarsız ulaşmasını sağlar. Nakliye ambalajları dönüşümlü malzemeden yapılırken; nakliye sürecinde sağladığı kolaylık ve güven, sunum noktasında dikkati çekebilecek nitelik ve tüketiciye sağladığı kullanım kolaylığı gibi özellikleri benimsenmiştir.

Ürün nakliyesinde kullanılan oluklu mukavvalar ekstra ağırlık ekleyici olarak kullanıldıklarından dolayı, ambalajlama kavramının dışında tutulmaktadır.

"Ürünü riske en açık olduğu süreç olan nakliye ve dağıtımda korudukları için, kartonlar ambalaj, bu sektörde çok önemlidir.

Bu nedenden ötürü de nakliye kartonları dayanıklı, Ambalajın üretimle, tüketim arasındaki bağlantı kurucu rolüne dikkat edecek olursak, nakliye kartonlarının ne denli önemli olduklarım da algılayabiliriz.
Çünkü nakliye ambalajlan daima tüketicinin gözünden uzak tutulur.
Sandık ve çuval gibi ambalajlar taşımacılık veya depolamada kullanılır. Hiç bir zaman raflarda görmediğiniz nakliye ambalajlan da ürünün bir parçasıdır. Herhangi bir yerde üretilen biranın, uygun bir ambalajı olmadığı takdirde satılabilme olanağı yoktur. Nakliye ambalajlarının genellikle çok işlevi olan bir kaç tabakası vardır.

Satıcı Açısından
Bakkalın unu koyarak sattığı kesekağıdı bir ambalaj değildir. Ancak bir kiloluk unları daha önceden tartarak paketlemiş ve etiketlemişse; bu bir ambalajdır. Ambalaj ürünün, hazırlama aşamasının ve ortaya çıkan ürünün bilgilendirici etiketinin tümünü kapsar. Dev boyutlu perakende marketleri için, bu tür ambalajlar da renkli ve çekici, sunum noktasına uygun niteliğe kavuşturulmuştur, Satıcının katkısı olmaksızın daha çok ürünün satılmasına yardımcı olması beklenir ve ürünle birlikte, tüketicinin evine gider.

Tüketici Açısından
Ambalaj İletişimi sağlar. Genelde alış veriş torbalan ve hediye ambalajlan ambalaj kavramı içersinde göz ardı edilmektedir. Bunların her hangi bir ürünle doğrudan ilişkilerinin olmadığı düşünülmektedir. Ancak, torbalar ve ambalaj kağıtlarının tüketici için tanıtıcı özelliklere sahiptir. Tüketici ürünü ambalajları tüketicinin çöp tenekesine gider. Bu nedenle tek kullanımlık olmaları sonucunda zayıf malzemeden yapılabilirler.
"Birinci tür kartonlar, Self servis mağaza ve marketlerde, dikkati çekmeyi amaçlarken, tüketiciyle birlikte evlerine gitmezler. Her türlü kutu, şişe, çanta, paketleme kağıdı ve tıpalı şişe vb gibi ambalajlar ise tüketiciye ürünleri ulaştırır. Ambalaj; endüstri ile tüketicinin gereksinimleri , beğeni ve beklentileri arasındaki bağlantı zinciridir.

Mamul Kabı Olarak Ambalajlar
Bu tür ambalajlar içinde bulunan mamulün taşıyıcı dış kabuğunu oluşturan ambalajlardır. Taşıdıkları ürün veya mamuller katı-toz, sıvı veya gaz halinde bulunabilir. İçinde barındıkları ürün /mamule hem taşıyıcı, hem de saran kılıf görevi görürler. Taşıyıcı ve koruyucu özelliktedirler. "Örnek verirsek deterjan ambalajı olan karton kutular katı- toz mamuller için bir mamul kabıdır." Aynı zamanda metal aerosoller, biçim kimliği olmayan sıvı kapları mamul kabı ambalajı sınıfına girerler. Mamul kabı olan ambalajlar genelde temel tüketim maddelerinin ambalajlaması gereksinimine cevap verir. Bu yüzden genel olarak kullanım süreleri kısa, kullanımları bir seferliktir, (kutu süt, deterjan kutuları, gıda ürünleri vb.'...) Genelde birincil temel tüketici gereksinimlerine cevap verirler.

Ürün Olarak Ambalajlar
Bu tür ambalajlar içinde taşıdığı ürünün tasarım süreçlerini geçirerek ürün haline gelmiş ambalaj türleridir. Üreticilerin genelde imaj oluşturmak amacı ile üretime soktuğu ambalajlardır. Kendileri de en az içinde taşıdıkları ürün! mamul kadar kendi imajı olan ambalajlardır. Birincil temel tüketim ihtiyaçları olmayıp lükste sayılmayacak ürün! mamul ambalajlandır. Genelde tüketicinin uzun süre çevresinde bulunmasından rahatsız olmayacağı, yada tekrar kullanıma fırsat veren ürünlerdir (Şampuan, meşrubat şişeleri, motor yağı şişeleri vb..) Genelde ikincil temel tüketici gereksinimlerine cevap verirler.

Firma Statü Simgesi Olarak Ambalajlar
Bu tür ambalajlarda ürün ambalajlar gibi içindeki ürün / mamulün geçtiği tasarım süreçlerinden geçerek titizlikle tasarlanır. Bu ambalaj diğer iki tür ambalajdan farklı özelliktedir. Temel tüketici gereksinimi değildir. Lüks tüketici gereksinimlerine cevap verir. Tüketici sınıflarına göre lüks kavramı değişiklik gösterir. Ancak her sınıfın gereksinimlerine cevap verebilecek lüks tüketim malları bulunmaktadır. Firma ambalajında kendi şartlarına uygun en yüksek kaliteli ürün ambalajını üretir. Bu yolla tüketicisini etkilemek ister. Firma statü simgesi olan ambalajlar uzun süre tüketiciyle ilişkide olurlar. Bu ambalajlara tüketicilerin üçüncül gereksinimlerine (parfüm, kozmetik, saat, takı ambalajları vb) cevap veren ambalajlardır diyebiliriz.

Ambalajlı Gıdalarda Tüketicinin Ekonomik Korunması
Ambalajlı Gıdanın Karmaşık Bir Mal Oluşu

Ambalajlı gıda açıkta satılan bir gıda tüketicinin görme imkanı olmayan bir maldır. Bu nedenle yasalar ambalajın içinde ne satıldığının tüketiciye açıkça anlatılmasını ve bunun gıdanın mahiyeti ağırlığı vs. gibi belirli hususlarda ve belirli şekillerde yapılmasını hükme bağlamışlardır. Bu hükümlere bağlı kalınmadan noksan veya aksi yönde takdim edilen gıdaları yasalar tüketiciyi aldatıcı olarak nitelemektedirler. Gerçekten hem ambalajın şekil ve hem de etiketteki bilgiler aldatma aracı olarak kullanılabilir. Bizim Gıda Tüzüğümüz hemen ikinci maddesinde bunu genel olarak ifade etmiştir. Madde şöyledir;

Madde 2 - (Değişik 3.7.1953) İmal, ihzar veya taksim suretiyle muameleye tabi tutularak ambalajı içinde kapalı olarak satılan her türlü gıda maddelerinin ve Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 183'üncü maddesinde yazılı malzemenin ambalajlan üzerinde, bu muameleyi yapanın isim ve adresi ve tanıtıcı işaretleriyle içindeki maddenin cins ve nev'i ve asgari net miktarı ile bu Nizamname hükümleri gerektiriyorsa yapılma tarihi kolayca okunacak şekilde matbu bir eti¬ket bulunur.
Ambalajı içinde veya ambalajsız açık olarak perakende satılan bu maddelerin üzerinde bu Nizamnamede aksine bir hüküm sevk edilmiş olmadıkça bunları yapanın isim ve adresiyle satılan maddenin mahiyetini açıkça bildiren bir etiket bulundurulur. "Seyyar satıcıların sattıkları her türlü gıda maddeleri de bu hükme tabidir."

Tüzük bu ifadelerin tüketicinin aldanmasını ortadan kaldıracak mahiyette belirtilmesi gereğine 14'üncü maddesinde ayrıca vurgulayarak yer vermiştir.

Madde 14 - Gıda maddeleri ile ambalajlarının üzerindeki her çeşit yazı, alamet ve işaretleri vasıf, miktar ve menşe itibariyle, alıcının aldanması ihtimalini bertaraf edecek surette olmalıdır. (Mesela margarin üzerinde inek resmi ve sunî bal üzerinde arı ve kovan resmi bulunamaz).

Ambalaj ve Etiketin Ayrılmazlığı
Tüzükte de belirtildiği gibi ambalajlı gıdanın takdimi etiketle yapılacaktır. Bu nedenle etiket ambalajın ayrılmaz bir parçasıdır. Etiketin tanımı bizim yasalarımızda olmamakla birlikte herhangi bir hukuki ihtilafın ortaya çıkması yönünden batı yasalarında yapılmaktadır. Mesela Amerikan Gıda, Ecza ve Kozmetikler Federal Kanunu etiketi "Her hangi bir maddenin görünen kabı (immediate Container) üzerinde teşhir edilen yazılmış, basılmış veya tasvir edilmiş bir açıklama" şeklinde tanımlamaktadır.
Yasalar etiketler üzerinde yazılacak çeşitli bilgilerin nisbi önemlerine göre punto büyüklükleri, göze kolay görünmelerini sağlamak amacıyla renk düzeni vs. gibi hususları da hükme bağlamışlardır. Benzeri hükümlerin eksik olmasına rağmen bizim Gıda Tüzüğümüzde de yer aldığını görmekteyiz.

Gıda Maddesinin Kimliğinin Belirtilmesi
Ambalajlı bir gıdada tüketicinin bilmek isteyeceği ilk şey bu gıdanın ne olduğudur. Bu itibarla hemen bütün gıda tüzükleri etiketlerde önce gıdanın adının belirlenmesine yer verirler. Gıdanın adı onun gerçek mahiyetini gösterecektir. Başka bir gıda ile karıştıracak tarzda İfade kullanmak suretiyle tüketiciyi yanıltıcı ve aldatıcı olmayacaktır. Gıda Tüzüğümüz isim belirtilmesini 13. Maddesinde hükme bağlamıştır.

Madde 13 - Gıda maddeleri, malum veya maruf olan cins ve nevilerine veya imallerinde kullanılan iptidai maddelere göre isimlendirilir. Bunun haricinde bir isimle satılmaz. Bu isimler perakende satılmak üzere ihzar edilen paket kuru, şişe vesaire halindeki ambalajlar ile perakende olarak açıkta satılanların çekme, torba, çuval, şişe, kavanoz gibi kaplan üzerinde görülecek veçhile ve okunaklı bir surette gösterilir ve herhangi bir şekilde yapılan ilan ve reklamlar ile tarife ve sair evrak üzerine dahi açıkça yazılır. Ancak ekmek, yumurta, meyve ve sebze gibi herkesçe bilinen gıdalar, hakkında bu Tüzükte veya hususi yönetmeliğinde bu hususta ayrıca bîr kayıt mevcut değilse, bu suretle üzerlerine isimlerinin yazılması mecburi değildir. Etikette gıdanın kimliği ile ilgili olarak şu hususlar belirtilir.

Gıdanın Adı: Genel yani türü ifade eder tarzda değil, spesifik olacaktır. Bu yoksa
yaygın ve herkesçe bilinen bir ad, şayet bu da yoksa gıdanın ne olduğunu münasip bir şekilde tasvir eden bir ifade ile birlikte yapma bir ad kullanılabilir.
İngredient'lerin Adları: İmalat esnasında kullanılan ve ambalajlı gıdanın içinde hazır bulunan tüm maddelerin adı bir liste halinde ve nisbi önem sırasına göre belirtilecektir.
Amerikan Gıda Tüzüğü birden fazla gıdanın bir karışığı olarak piyasaya sürülen gıdalarda fiyat Veya tüketici beğenisi yönünden önemli olan gıdanın bu karışımdaki oranının belirtilmesini şart koşmaktadır. Pamuk yağı ve zeytinyağı karışımı gibi. Gıdaya imalat esnasındaki teknik veya fonksiyonel gerekler ile katılıp mamul içinde hazır bulunan ve fakat gıdanın mütrisyonel değeri açısından önem ifade etmeyen ingredientler bazı yasalarda etikette gösterilmeden muaf tutulmuştur.
Gıdanın arz şekli: Şayet gıda maddesini çeşitli şekilde arz mümkün ise bunlardan hangisi olduğu belirtilmelidir. Meyve konservelerinde meyvenin bütün, dilinmiş veya kuş başı oluşu bunun bir örneğidir. Bir çok ülke yasaları ambalajlı gıdalarda kimliğin belirli şekillerde ifade edilmemesini "yanlış markalama veya işaretleme (misbranding) olarak nitelemekte ve yasaklamaktadır." Bu bakımdan gıdanın adının yazılış tarzı dahi düzenlemeye tabi tutulmuştur. Gıdanın adı punto itibariyle en büyük ve zemine kontrast renkle yazılacak ve bunu arz şekli izleyecektir. Gıda takma veya teklif adlarla değil kendi gerçek adıyla takdim edilecektir.

Bir gıdanın bu anlamda taklidi onun besleyici değerini olduğundan fazla göstermek amacıyla başka bir gıdaya benzetilmesi veya içinde protein, vitamin vs. gibi temel mütrientlerinin alınarak azaltılmasıdır. Bir gıda diğer bir gıdanın ikamesi veya benzeri olduğu halde piyasaya aynı ad ile arz ediliyor ve besleyici değeri itibariyle aşağı bulunuyor ise iri puntolarla hangi gıdanın etiketinde besleyici değeri haksız ye re yükseltici ifadelerinde yazılmaması gerekir. Bu tür bir uygulama tüketiciyi aldatıcı olmakla birlikte rakip firmalar arasında da bir haksız rekabet olur. Gıda Tüzüğümüz beslenme ile ilgili olarak 16'ncı maddesinde bazı hükümler getirmiştir.

Madde 16 - Gıda maddelerine, herhangi bir şifa hassasına malik olduğu ve yahut takribinde tabii olarak mevcut olan gıda vasıfların fevkinde besleyici veya sıhhi bir tesiri haiz bulunduğu hakkında kayıt ve işaretler koymak yasaktır. Ancak sadece böyle bir hüküm beslenme etiketlemesi yönünden yeterli değildir.

Ambalajlı Gıdayı Pazarlayanın Takdimi
Gıdanın etiketi onu yapan, ambalajlayan veya dağıtan firmanın adını ve adresini, belirtmesidir. Şayet gıda etikette adı yazılı firma tarafından İmal edilmemiş ise "filan firma tarafından filan için imal edilmiştir" gibi gerçeği ifade eden sözlerle açıklık getirilmelidir. Adres; sokak, şehir vs. gibi kelimeleri kapsamak üzere açık olacaktır. Bîr gıda maddesi firmanın esas iş yerinde başka bir yerde yapılmış, ambalajlanmış veya dağıtıma tabi tutulmuş ise etiket üzerine esas iş adresi yazılabilir.

Ambalajlı Gıdalarda Ağırlık Düzenlemesi
Ambalajlı gıdalar, açıkta satılan mallar gibi müşterinin gözü önünde tartılmadığı için yasalarda tüketiciyi ifade edilen tartı ve ölçüden noksan mal almaması yönünden koruyucu hükümler getirilmektedir. Bu hükümler gıda yasalarında yer aldığı gibi bir çok ülkede mevcut olan tartı ve ölçü yasalarında yer almaktadır. Nihayet Amerika'da ambalajlı mallarda bu düzenlemenin ayrı bir kanunla yapıldığına işaret etmeliyiz. Yasaların tartı ve ölçüler konusundaki düzenlemeleri oldukça detaylıdır. Bunlara aşağıda temas edeceğiz.

Tartı ve ölçü tanımları: Tartı ve ölçülerin herkes tarafından aynı şekilde anlaşılması sağlamak amacıyla bunların standardize edilmeleri usuldendir. Bu iş bir çok ülkelerde tartı ve ölçüler konusunda çıkarılan özel yasalarda veya gıda yasalarında yapılır.
Öte yandan çeşitli gıdaların katı, sıvı vs. gibi değişik fiziksel özelliklerine göre hangi tartı ve ölçü birimleri ile ifade edileceği de yasalarda belirlenir. Sıvı maddelerin litre, katı maddelerin ağırlık birimleri ile ifadesi gibi. Ambalaj içindeki gıda maddeleri sayı ile ifade edilebilecek cinsten olup bu şekilde ifadesinde fayda görülüyor ise böyle bir İfadenin belirtilmesi gerekir. Bizim ölçüler mevzuatımız tamamıyla tartı ve ölçü aletlerinin kontrolü ile ilgili hükümlerden ibaret olup hangi maddenin hangi ölçü birimi ile tartılıp ölçüleceği gibi bir düzenlemeye yer vermemiştir.

Gıda mevzuatımız dahi bu konuda her hangi bir hüküm içermemektedir Bu suretle bir ambalajcı sattığı sütün litre ile değeri de kg. ile ifade etse yasal bir hata doğmamış ve fakat tüketici için şaşırtıcı bir uygulama ortaya çıkmış olacaktır. Bu bizim mevzuatımız açısından bir boşluktur.
Etikette net miktarın belirtilmesi: Yasalar genellikle etiket üzerinde ambalaj içindeki gıdanın net miktarının belirtilmesini amirdir. Çünkü net miktarı aynı olan her hangi bir gıdanın ambalaj malzemeleri farkı olsa yine de tüketici sağlam bir değerleme yapabilir. Ancak miktarlar brüt olarak ifade edildiğinde net malın kaç paraya geldiğini hesaplamak ve karşılaştırmak, zorlaşır. Bizim gıda Tüzüğümüz de 15. Maddesinde net ağırlık ifadesinin kullanılmasını hükme bağlamıştır. Böylece rekabet fikrinin canlı tutulmasına çalışılmakta, tüketiciye bu konuda yardımcı olunmakta ve malı arz eden bir yükümlülük getirilmektedir. Bu bakımdan malın brüt ağırlığının ambalajda belirtilmesine hiç de gerek yoktur. Hatta Avustralya Tartı ve Ölçüler Yasası net dışındaki satışlara izin vermemekle birlikte brüt ağırlık ifadesiyle mal satmayı vurgulamak suretiyle yasaklamaktadır. Tüketici, ambalajı değil içindeki malı satın almaktadır. Amaç karşılaştırmalı bir bilgi elde etmek olunca ağırlıkları elverişli rakamlarla ifade etmenin gereği ortaya çıkar. Mesela bir kap içine 500 gram yoğurt koymak varken 482 gram koymayı teknik ve ekonomik yönden halkı gösterecek bir neden düşünülemez.
Gıda Tüzüğümüzün net ağırlık hükmüne rağmen Türk Standartları Enstitümüz hazırlamış olduğu bazı gıda standartlarında ağırlıkların brüt olarak ifadesi gibi ters anlamsız ve başka ülkelere örneği görülmeyen bir yola girmiştir. Enstitü bazı standartlarında ağırlığın ne olacağını söylemekte birlikte bulunan net mi yoksa brüt mü olduğunu belirtmemiştir. Şişe vs. gibi ağır ambalajlarda bu ifadelerin nete tekabül ettiği anlaşılabilir ancak bu potansiyel torba gibi hafif onlarla karışıklığa yol açacak nitelik arz etmektedir Bunun giderilmesi için net kelimesinin mutlaka kullanılması gerekir. Bu standartlardaki bu hataların süratle düzeltilmesi kanımızca zorunludur.

Mal Farklılaştırmalarının Önlenmesi: Günümüzde bir çok firmalar rekabetin şiddetli etkilerinden kendilerini korumak için ürettikleri mallan gramajı, görünüşü ve İçeriği yönünden farklı hallere sokmakta ve tüketicinin fiyat karşılaştırılmasını güçleştirmektedir. Bazı yasalar tüketicinin bu karşılaştırmayı rahat yapması için belirli malların piyasaya tüm firmalar tarafından belirli ağırlıklarda arz edilmesini standardize etmiş ve müeyyideye bağlamıştır. Böylece bir uygulamaya TSE tarafından da gidildiğini müşahede etmekteyiz.
Ancak Enstitünün net ağırlıkları acayip rakamlar şeklinde tecelli etmiştir. Piyasaya arz edilecek gramajların standardize edilmesi malın homejenliğine yol açmakta ve malın farklandırılmasını (produt differentation) önlemektedir. Böylece üreticiler de daha sağlıklı bir rekabet ortamı yaratmış olmaktadır. Türkiye'de gramaj yönünden mal farklılandırması mevcut olmakta birlikte bir çok üreticilerin piyasaya standart gramajda mal sürdüğünü memnuniyetle görmekteyiz.
Kesin ve takribi ağırlık meselesi : "Birçok yabancı ülke yasaları etikette gıdanın ağırlığının doğru bir şekilde yazılmasını emreden hükümler kapsar ve takribi ifadelerin kullanılmasına izin vermez." Gerçekten etikette belirtilen gramajın noksan çıkması hukuki müeyyidesi suç olan önemli bir olaydır. Bir aldatmadır. Bu nedenle etikette belirtilen miktarda gıdanın ambalaj içinden çıkması yasaların normal olarak istediği bir husustur. Türkiye'de bir çok gıda etiketlerinde "takribi ağırlığı... gram" gibi ifadelere rastlanmaktadır. Buradaki takribi ibaresini sisli ve gerek siz bulmaktayız. Şayet mal normal pazarlama kanallarında rutubet kaybına ve normal bir imalat tekniğinin kaçınılmaz değişikliğine maruz kalıyor ise bu durum Batı yasalarında olduğu gibi bizde de tanınmaktadır. Ancak bu oynamaların belirtilen miktara göre anormal derecede farklı olmaması gerekir Avustralya Yasası fiili ağırlığın ifade edilen net miktar ile çok yakın olmasını öngörmektedir. Türkiye'de bu konu Gıda Tüzüğümüzün 15. maddesinde net ağırlık ile bir arada ve şu şekilde ifade edilmiştir.
Madde 15 - Üzerlerinde vezinlerin gösterilmesi lazım veya mütad olan gıda maddelerinin bu vezinleri safi olarak itibar edilir. Bu gibi maddelerde hasıl olacak fire miktarı, bu Tüzükte ayrıca belirtilmiş olanlar için üzerlerinde yazılan adede nazaran umumiyet itibariyle % 3'ü geçmemek şartıyla kabul olunur.

Gevşek dolgu meselesi : Gösteriş ve dolgu itibariyle ambalajlar tüketiciyi yanıltıcı olabilir. Burada üzerinde duracağımız husus yine miktar bakımından yanıltmadır. Ancak bu yukarıda bahsettiğimiz noksan tartıdan farklıdır.

Yine burada etikete fiili ağırlık arasında bir fark söz konusu dahildir. Yasalar burada yine tüketicinin değer karşılaştırmalarını kolaylaştırıcı hususları göz önünde bulundurmakta ve bunu zorlayıcı uygulamaları düzen¬lemek amacı gütmelidir. Aynı boyda iki ambalaj için aynı maldan farklı miktarda konulmuş olması tüketicinin yanılmasına yol açabilir. Bu nedenle Amerikan Meşru Ambalaj Kanunu ambalajların büyüklüğü ve dolgu durumu hakkında düzenleyici hükümler kapsamaktadır. Kanun herhangi bir nedeni olmayan gevşek dolgu (nonfunctional slackfıll) ambalajların önlenmesini açıkça emretmektedir.

Gıdalarda gevşek dolgu ile "kapasitesine göre az doldurulmuş ve teknolojik olarak nedeni olmayan bir ambalaj" anlaşılmaktadır. Avustralya Tartı ve Ölçüler Yasası yanıltıca ambalajlamayı "dış ambalaj ile iç ambalaj veya mal hacim-teri arasındaki aşırı fark" ile izah etmektedir. Buna göre dış ambalaj ile varsa iç ambalaj arasındaki hacmi farkı % 3 5'ten iç ambalaj yoksa dış ambalaj ile içindeki mal arasındaki hacim farkı % 25'ten fazla olamaz. Salamura gibi dolgu maddeleri ile muhafaza edilen konservelerde süzme ağırlıkların düzenlemeye tabi tutulması da tüketici yanılmasına engel olmak için baş vurulan bir usuldür.

"Bu gibi gıdalarda «süzme ağırlığı şu kadardır diye net bu ifade bulunması gerekir Türkiye'de salamuralı gıda ambalajları üzerindeki gramajın neyi ifade ettiği anlaşılmamaktadır." Tuzla sudan ibaret salamura nihayet satılmak istenen malın kendisi ve değerli kısmı değildir. Konservelerde teknik gerekler dolayısıyla tepe boşluğu denilen bos bir kısım bırakılır. Bu kısmın standartlarda iyi hesap edilmesi gerekir. Fazla boşluk yanıltıcı olabileceği gibi az boşluk veya fazla gıda dolgusu gıdaya kalite yönünden olumsuz etki yapabilir.

Porsiyonların belirtilmesi: Diğer bir düzenleme porsiyonları (servings) ile ilgilidir. Etiketlerde bazı gıdalar için "4 kişilik" filan gibi ibareler yer alır. Bu gibi durumlarda her porsiyonun gerçekten bir kişi için normal bir ağırlıkta olması gereklidir. Aksi halde gerçek miktar düşük ve fakat porsiyon sayısı abartılmış olur ve bu da tüketicinin yanılmasına yol açabilir. Bu gibi uygulamaları önlemek amacıyla her porsiyonun ağırlığının da etikette belirtilmesi yasalarda yer almaktadır. Bizim mevzuatımızda bu konuda düzenleyici hükümleri rastlanmamaktadır.

Multiünite Ambalajlar : Multiünite ambalaj aynı ağırlıkta olan ayni cins 2 veya daha fazla ambalajlı etiketli malın perakende satışa arz edilmek üzere tekrar ambalajlanıp etiketlenmesidir Amerikan meşru ambalajlama ve Etiketleme Tüzüğü bu tip ambalajlarda net muhteva belirlenmesini şu şekilde düzenlemeye tabi tutulmaktadır.
•Bireysel olarak ambalajlanmış ve etiketlenmiş ünitelerin sayısı.
•Bu ünitelerin her birinin miktarı ve
•Multiünite ambalajın toplam miktarı. Şayet multiünite ambalajın içindeki ambalajları münferit olarak satmak söz konusu ise yukarıda 'düzenlemeye harfiyen uymak gerekir. Ancak bu söz konusu değil de multiünite ambalaj olduğu gibi satılıyor ise içindekileri etiketlemeye gerek kalmadan münferit ambalajların net ağırlığı ile sayısını ve toplam ağırlığı belirtmek yeterlidir.

Varyete Ambalajlar: Birden ziyada benzeri ama birbirinin aynı olmayan ambalajlı mal içeren ve perakende ticarete arz edilen ambalajdır Mallar generik olarak aynıdır. Ancak ağırlık, hacim, kalite, veya görünüş itibariyle birbirinden farklıdır. Böyle bir ambalajda net miktar şöyle ifade edilir.
•Aynı olan malların sayısı ve net ağırlığı alt alta yazılır.
•Toplam sayı ve net ağırlığı ayrıca kaybedilir.
Şayet bu malların her bir münferiden satışa arz edilecek ise her birinin münferiden etiketlenmesi gerekir.

Kombinasyon ambalajlar: "Birbirine benzemeyen malları kapsayan bir ambalaj türüdür." Net miktar ifadesi her mal için ayrı ayrı münasip olan tartı veya ölçü olarak belirtilir. Ayrı ayrı satış söz konusu ise her biri için aynı şekilde etiket gerekir.

Ambalajlı Gıdalarda Fiyat Düzenlemesi
Aslında bir çok ülke yasalarında ambalajlı mallar üzerine imalatçı veya ambalajcının matbu fiyat belirtmesi yasaktır. Bu bir fiyat diktesi (resale frice maintenarsce) anlamına alınmakta ve aynı malı satan perakendeciler arasındaki rekabeti ortadan kaldırarak fiyat kırmaya engel olma amacı olarak yorumlanmaktadır. Her perakendeci yürüttüğü ticari faaliyetin etkinliğine göre karını ve dolayısıyla rekabet edebileceği fiyatı gösteren bir etiketi ambalajın üzerine veya tezgahına koyabilir. Bazen ambalajlı malların üzerine «tenzilatı fiyat» gibi etiketler konur. Bunun anlamı malın normal olan perakende fiyatından daha düşük bir fiyatla satışa arz edilmesi demektir. Genellikle her hangi bir ibarenin matbu olarak yazılması Amerikan Meşru Ambalajlama Tüzüğünde yasaklanmaktadır.

Bunun istisnaları Tüzükte sıralanmıştır. Bazen piyasaya sürülen yeni malların ambalajı üzerine bu malı tanıtma amacıyla ilerideki normal fiyatın altında bir fiyat uygulandığı yazılabilir.

Tüzük burada da tüketicinin aldatılmaması için ne gibi koşulların gerektiğini belirlemiştir. Bazen ambalajın boyu tüketiciye bir tenzilat yapmaya elverişli olabilir. Bu gibi ambalajların üzerine "ekonomi boy" vs. gibi yazılar yazılabilir. Buna hangi durumlarda müsaade edilip edilmeyeceği de yine tüzükte belirlenmiştir. Türk mevzuatında fiyat düzenlemesi yukarıda belirttiğimiz anlamda yer almamıştır. Ancak bazı gıdaların üzerinde satın almayı özendirici fiyat veya tasarruf ifadeleri yer almaktadır. Her halde Türk mevzuatında bu hususta boşluk olduğu rahatça ifade edilebilir.

Gıda Ambalajlarında Kalite Kusurları
"Bir çok gıda ambalajlarında kalite kusurlarına ve bu yüzden zayiat ve firelere her gün rastlanmaktadır." Bunun zararını top tan ve perakende satıcılar yanında tüketiciler görmektedir. Ambalajlardaki patlama ve sızmalar tipik örneklerdir. Öte yandan bazı ambalaj malzemelerinin gereğinden daha sağlam malzemeden yapıldığı da rastlanan olaylardandır. Burada milli ekonomi açısından bir zarar meydana geldiği ve bunun imalatçı tüketici zinciri içinde yer alan kişilere şu veya bu şekilde yansıdığı bir gerçektir.