9 sonuçtan 1 ile 9 arası
  1. #1
    Ön Lisans Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    08 Mar 07
    Yaş
    26
    Şehir
    74 BARTIN
    Üniversite
    Canakkale Onsekiz Mart Universitesi
    Meslek
    gıda mühendisi
    Sektör
    süt ürünleri
    Mesajlar
    114
    Konular
    12
    Eklentileriniz
    0
    Kazanılan Kredi
    0
    Kullanılan Kredi
    0
    Kalan Kredi
    0

    anzaklı ömerin hikayesi ( uzunluğuna bakmayın bir çırpıda bitiyor)

    1957 yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun olup ihtisas yapmak üzere ABD'ye giden doktor Ömer Musluoğlu görev yaptığı hastahanede başından geçen çok enteresan bir hadiseyi şöyle anlatıyor:
    "Amerika 'ya gittiğim ilk yıllar ( 1957) lisanım pek o kadar iyi değil. Newyork'da Medical Center Hospital adlı bir hastahanede görev almıştım. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak, elektro kardiyografi çekmek gibi işler.. Hastaya o kadar önem veriyorlar ki yeni doktorlar hemen direk olarak hasta muayenesine, tedavisine verilmiyor. Diğer zamanlarda da laboratuarda çalışıyorum. Bir hastaya gittim. Yaşlıca bir adam. Tahminen yetmiş beş yaşlarında. İngilizce konuşuyorum. Kan vereceğim kolunuzu açar mısınız? Çünkü adamcağız kanser hastası olduğu halde üstelik kansızdı. Elimde kan torbası da var tabii ki.. pazusunu açtım. Baktım pazusunda dövme şeklinde bir Türk bayrağı var. Çok ilgimi çekti benim. Kendisine sormadan edemedim. Siz Türk müsünüz?
    Kaşlarını yukarıya kaldırarak "Hayır" manasına işaret yaptı. Ama ben hala merak ediyorum: Peki bu kolunuzdaki Türk bayrağı nedir? "Aldırma işte öylesine bir şey dedi. Ben yine ısrarla dedim ki: “Fakat benim için bu bayrak çok önemli. Dikkatimi çekti. Çünkü bu benim milletimin bayrağı, benim bayrağım...” Bu söz üzerine gözlerini açtı. Derin derin yüzüme baktı ve mırıltı halinde sordu:
    “Siz Türk müsünüz?” “Evet Türk'üm” İhtiyar gözlerime bakarak tanıdık bir göz arıyor gibiydi. Anlatmaya başladı:
    “Yıl 1915. Sen hatırlamazsın o yılları. Çanakkale diye bir yer var Türkiye'de, orada savaşmak üzere bütün Hıristiyan devletlerden asker topluyorlardı. Ben Anzak'tım Avustralya Anzaklarından ... İngilizler bizi toplayıp dediler ki: Barbar Türkler Hıristiyan dünyasını yakıp yıkacaklar. Bütün dünya o barbarlara karşı cephe açmış durumda. Birlik olup üzerine gideceğiz. Bu savaş çok önemlidir. Biz de inandık sözlerine vaatlerine... Savaşmak isteyenler arasına katıldık. ”Avustralyalı Anzak ihtiyar anlatmaya devam ediyordu: “Bizim beynimizi yıkayan İngilizler, Türklere karşı topladığı askerlerin tamamını Çanakkale'ye sevk ediyorlarmış. Bizi gemilere doldurup Mısır'a getirdiler o zaman Mısır'da şöyle böyle birkaç ay talim gördük. Atış talimi. Ondan sonra da bizi alıp Çanakkale'ye getirdiler. Savaşın şiddetini ben ilk orada gördüm. Öyle ki denize düşen gülleler suları metrelerce yukarı fışkırtıyor, gökyüzünde havai fişekler, geceyi gündüze çeviriyordu zaman zaman... Her taarruzda bizden de Türklerden de yüzlerce insan hayatının baharında can veriyordu. Fakat biz hepimiz Türklerdeki gayret ve cesareti uzaktan gördükçe şaşırıyorduk. Teknolojik yönden çok çok üstün olduğumuz gibi sayı bakımından da fazlaydık. Peki onlara bu cesaret ve kuvveti veren şey neydi? İlk başlarda zannediyordum ki İngilizlerin bize anlattığı gibi, Türkler barbarlıktan böyle saldırıyorlar. Meğer barbarlıktan değil, kalplerinde ki vatan sevgisinden kaynaklanıyormuş. Bunu nereden anladığımı söyleyeyim. Biz karaya çıktık. Taarruz edemiyoruz. Bizi püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz. Bizi tekrar püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz. Derken böyle bir taarruzda başımdan yediğim bir dipçik darbesiyle kendimden geçmişim.”
    Meraktan ağzım açık yaşlı Avustralyalıyı dinliyorum. Savaşın dehşetli anılarını anlatırken hastalığına rağmen tir tir titremeye başlamıştı. Devam etti:
    “Gözlerimi açtığımda kendimin yabancı insanların arasında gördüm. Nasıl korktuğumu anlatamam. Çünkü İngilizler bize Türkleri barbar, vahşi kimseler olarak tanıttı ya... Ama dikkat ettim. Yaralarımı sarmışlar. Bana hiç de öfkeli bakmıyorlar. Kendime geldim iyice bu defa çantalarında bulunan yiyeceklerden ikram ettiler bana. iyi biliyorum ki onların yiyecekleri çok çok azdı. Bu haldeyken bile kendileri yemeyip bana ikram ediyorlardı. Şoke oldum doğrusu. Dedim ki, kendi kendime:
    Bu adamlar isteseler şu anda beni öldürürler. Ama öldürmüyorlar... Veyahut isteseler önceden öldürebilirlerdi. Halbuki beni cephenin gerisine götürdüler. Biz esirlere misafir gibi davranıyorlardı. Bu duygularla "Yazıklar olsun bana" dedim." Böyle asil insanlarla niye ben savaşıyorum. Niye savaşmaya gelmişim. Bu İngiliz milleti ne yalancıymış, ne kadar Türk düşmanıymış" diyerek pişman oldum. Ama bu pişmanlığım fayda etmiyor ki... Bu iyiliğe karşı ne yapsam düşündüm durdum günlerce..... Nihayet bizi serbest bıraktılar. Memleketime döndüm. işte memlekette Türk milletini ömür boyu unutmamak için koluma bu dövme Türk bayrağını yaptırdım. Bu bayrağın esrarı bu işte”
    Benim gözlerim dolu dolu ihtiyara bakarken o devam etti: “Talihin cilvesine bakın ki o zaman ölmek üzere iken yaralarımı iyileştirerek, sıhhate kavuşmama çaba sarf eden Türkler idi. Şimdi de Amerika gibi bir yerde yıllar sonra yine iyileştirmeye çaba sarf eden bir Türk... Ne garip değil mi? Avustralya'dan Amerika'ya gelirken bir Türkle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Size minnettarım. Siz Türkler gerçekten çok merhametli insanlarsınız. Bizi hep kandırmışlar... Buna bütün kalbimle inanıyorum. Peşinden nemli gözlerle
    "Bana adınızı söyler misiniz? dedi. "Ömer" cevabını verdim. Gayet merakla tekrar sordu:
    Peki niçin Ömer ismini, vermişler sana ? Babam müslümanların ikinci halifesi isminden ilham alarak bana Ömer adı vermiş.
    Yahu senin adın müslüman adı mı?
    Ben "Evet, Müslüman adı" deyince yüzüme baktı baktı, birden doğrulmak istedi. Ben mani olmak istedim. Israr etti. Ama niye ısrar ediyordu? İhtiyarın ısrarına dayanamayıp yatakta oturmasına yardım ettim. Gözleri dolu doluydu. Yüzüme bakarak dedi ki:
    “Senin adın güzelmiş. Benim adım şimdiye kadar Mr. Josef Miller idi. Şimdiden sonra "Anzaklı Ömer" olsun.
    "Olsun. Peki doktor beni müslüman eder misin? Müslüman olmak zor mu?" Şaşırdım. Nasıl da birdenbire Müslüman olmaya karar vermişti. Meğer o yaşa gelinceye kadar içten içe hep düşünüyormuş da kimseyle konuşamadığı için , soramadığı için konuşamıyormuş.
    Tabii dedim müslüman olmak çok kolay. Sonra kendisine imanın ve islamın şartlarını anlattım. Kabul etti. Hem kelime-i Şahadet getiriliyor, hem de çocuklar gibi ağlıyordu. Yaşlılık bir yandan, hastalık bir yandan bir de yıllardan beri içinde kavuşmak isteyip de bilemediği için kavuşamadığı islamiyete olan hasretin sona ermesi bir yandan bu yaşlı gönlü duygulanmıştı... Mırıldandı: Siz müslümanlar tesbih çekersiniz bana da bir tesbih bulsan da ben de yattığım yerden tesbih çekerek Allah'ımı ansam olur mu?
    Bu sözden de anladım ki dedelerimiz savaş esnasında Hakk’ı zikretmeyi ihmal etmiyormuş. Neyse uzatmayayım hemen bir tesbih bulup kendisine getirdim. Hasta yatağında tesbih çekiyor, biz de gerektiğinde tedavisiyle ilgileniyorduk. Fakat benim için o daha bir başkalaşmıştı. Müslüman olmuştu. Bir gün yanına gittiğimde samimi bir şekilde rica etti.
    Beni yalnız bırakma olur mu?
    Ne gibi Ömer amca?
    Ara sıra gel de bana islamiyeti anlat! sen çok güzel şeylerden bahsediyorsun. O sözleri duydukça kalbim ferahlıyor. O günden sonra her gün yanına gittim. Bildiğim kadarıyla dinimizi anlattım.
    Fakat günden güne eriyip tükeniyordu. Kaç gün geçti tam hatırlamıyorum . Hastanenin genel hoparlöründen bir anons duydum.
    "Doktor Ömer! Lütfen 217 numaralı odaya gelin!" Dedim ki içimden "Bizim Ömer amca galiba yolcu?" hemen yukarı çıktım.
    Odasına vardığımda gördüğüm manzara aynen şöyleydi: Sağ elinde tesbih açık duran sol kolunun pazusunda dövme Türk bayrağı, göğsünde imanı ile, koskoca Anzaklı Ömer son anlarını yaşıyordu. Hemen başucuna oturdum. Kendisine kelime-i şahadet söylettirdim. O şekilde kucağımda teslim-i ruh etti....
    Bir Çanakkale gazisi görmüştüm. Yıllar sonra da olsa Müslüman Türk milletine olan sevgisi sayesinde kendisine iman nasip olmuştu.
    "Ne yalan söyleyeyim, ağladım."



  2. #2
    Prof. Dr.
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    10 Feb 07
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Mersin Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    İş Aramaktayım
    Mesajlar
    2.727
    Konular
    54
    Eklentileriniz
    14
    Kazanılan Kredi
    700
    Kullanılan Kredi
    3
    Kalan Kredi
    697

    Standart Cevap: anzaklı ömerin hikayesi ( uzunluğuna bakmayın bir çırpıda bitiyor)

    daha önce okumuştum galiba daha böle nice olaylar yaşanmıştır



  3. #3
    Lisans Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    02 Mar 07
    Yaş
    28
    Şehir
    41 KOCAELİ
    Üniversite
    Canakkale Onsekiz Mart Universitesi
    Meslek
    gida müh.
    Sektör
    catering
    Mesajlar
    314
    Konular
    10
    Eklentileriniz
    1
    Kazanılan Kredi
    50
    Kullanılan Kredi
    0
    Kalan Kredi
    50

    Standart RE: anzaklı ömerin hikayesi ( uzunluğuna bakmayın bir çırpıda bitiyor)

    insanın tüyleri diken diken oluyo..Anzaklar ç.kale tarihine bizden çok sahip çıkıyorlar valla..



  4. #4
    Ön Lisans Üye nagihan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    27 Feb 07
    Yaş
    27
    Şehir
    54 SAKARYA
    Üniversite
    Canakkale Onsekiz Mart Universitesi
    Meslek
    GIDA MÜHENDİSİ
    Sektör
    catering
    Mesajlar
    230
    Konular
    24
    Eklentileriniz
    6
    Kazanılan Kredi
    300
    Kullanılan Kredi
    127
    Kalan Kredi
    173

    Standart RE: anzaklı ömerin hikayesi ( uzunluğuna bakmayın bir çırpıda bitiyor)

    daha önce duymamıştm selim çok güzeldi sağol...



  5. #5
    GidaGundemi.com Yazarı Oğuz Pelikli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    21 Feb 07
    Yaş
    36
    Şehir
    35 İZMİR-KSK
    Üniversite
    Ege Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Danışmanlık
    Mesajlar
    2.707
    Konular
    383
    Eklentileriniz
    70
    Kazanılan Kredi
    3500
    Kullanılan Kredi
    31
    Kalan Kredi
    3469

    Standart Cevap: anzaklı ömerin hikayesi ( uzunluğuna bakmayın bir çırpıda bitiyor)

    Eğer bizim tarihimiz onlarda olsaydı bu yaşanan her olayı film yapıp dururlardı. Tarihleriyle övünür dururlardı.
    Ama biz tarihimizden ve atalarımızdan utanıyoruz.
    Herşeyden çok bu vatan için canını verenler için, bu ülkeyi bırakacağımız çocuklarımız için tarihimize ve ülkemize sahip çıkmalıyız...
    Paylaşım için teşekkürler çok güzeldi...



  6. #6
    Ön Lisans Üye nagihan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    27 Feb 07
    Yaş
    27
    Şehir
    54 SAKARYA
    Üniversite
    Canakkale Onsekiz Mart Universitesi
    Meslek
    GIDA MÜHENDİSİ
    Sektör
    catering
    Mesajlar
    230
    Konular
    24
    Eklentileriniz
    6
    Kazanılan Kredi
    300
    Kullanılan Kredi
    127
    Kalan Kredi
    173

    Standart RE: anzaklı ömerin hikayesi ( uzunluğuna bakmayın bir çırpıda bitiyor)

    bencede oğuz haklısın eğer böyle bi tarihleri olsaydı düşünemiyorum çekilecek filmleri.. baksana daha bizden kimse çekemedi şu Çanakkale Savaşını hepsi belgesellerle sınırlı kalıyoo..kaybettikleri bi savaşa dair bile bizden daha fazla filmleri belgeselleri var..ama bence biz tarihimizden utanmıyoruz çünkü bilmiyoruz daha tarihimizi, yaşananları,vatan uğruna biten ümitleri,ayrılamak zorunda kalan sevgililerii..bugün kaç kişi ÖNCE VATAN diyebiliyo..



  7. #7
    Doç. Dr.
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    22 Feb 07
    Şehir
    52 ORDU
    Üniversite
    Inonu Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Fındık
    Mesajlar
    2.422
    Konular
    515
    Eklentileriniz
    144
    Kazanılan Kredi
    7200
    Kullanılan Kredi
    211
    Kalan Kredi
    6989

    Standart Cevap: anzaklı ömerin hikayesi ( uzunluğuna bakmayın bir çırpıda bitiyor)

    adamlar yenilmelerine rağmen hala onur duyuyorlar, Türklerle savaşmak herkese nasip olmaz



  8. #8
    Yüksek Lisans Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    10 Feb 07
    Yaş
    27
    Şehir
    06 ANKARA
    Üniversite
    Mersin Universitesi
    Meslek
    gıda mühendisi
    Sektör
    tavukçu
    Mesajlar
    620
    Konular
    33
    Eklentileriniz
    5
    Kazanılan Kredi
    250
    Kullanılan Kredi
    13
    Kalan Kredi
    237

    Standart Cevap: anzaklı ömerin hikayesi ( uzunluğuna bakmayın bir çırpıda bitiyor)

    harikaydı yaa,etkilenmemek elde değill,tesekkürler.
    atalarımızın inanan,kararlı,azimli ruhunun azcığı bizdede olsa yaaa...
    biz sadece çıkarlarımızı düşünür olmuşuz



  9. #9
    Ar. Gör.
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    06 Apr 07
    Yaş
    28
    Şehir
    35 İZMİR
    Üniversite
    Celal Bayar Universitesi
    Meslek
    gıda mühendisi
    Sektör
    CBÜ Yüksek lisans
    Mesajlar
    1.407
    Konular
    633
    Eklentileriniz
    5
    Kazanılan Kredi
    250
    Kullanılan Kredi
    9
    Kalan Kredi
    241

    Standart anzaklı ömerin hikayesi ( uzunluğuna bakmayın bir çırpıda bitiyor)

    çok güzeldi gerçekten benim de okurken tüylerim diken diken oldu.Buket uzunerin gelibolu adlı eserinde de anzaklı bi askerle bir türk askerinin yer değiştirerek hayatta kalması anlatılıyodu...



Benzer Konular

  1. Bir Aldatma Hikayesi...!
    By ewin3 in forum Hikaye
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17-08-2010, 11:38
  2. pasteur'un hikayesi
    By aysentika in forum Biyografiler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12-04-2008, 20:31
  3. Tarhana ve Hikayesi
    By forklif in forum Bakliyat ve Kuru Gıda
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 31-10-2007, 00:59
  4. bir aşk hikayesi:)
    By yelly in forum Slaytlar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 28-09-2007, 11:50

Konuyu İnceleyen Üye Sayisi: 0

You do not have permission to view the list of names.

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0