M.Ö. 3 bin yıllarında Orta Anadolu'da yaşayan Hititlerin üzümlerinin özelliği ve tatlılığı, bağlarının zenginliği ve bolluğu nedeniyle tarihçiler şarabın anavatanı ve ilk üretildiği yer olarak Orta Anadolu'yu gösteriyor. Kazılarda ele geçen M.Ö. 17 ve 18. yüzyıllara ait bazı kapların şarap içimi veya saklanmasında kullanıldığı kabul edilirken, Ankara Hitit Müzesi'nde muhafaza edilen eserler de bunu doğruluyor.

Orta Asya'dan dünyanın her yerine göç eden Türkler gittikleri yerlere şarapçılık sanatını da götürmüşler. Sonraları Yunanlılar ve Romalılar şarap yapmışlar. Hitit lisanında şaraba "Vino" denildiği ve bütün latin lisanlarında şarabın isminin Vino kökenli olduğunu görüyoruz.Romalılar özel olarak hazırladıkları şarapların içine, ateşte pişirildikten sonra koku verici çiçek, meyve veya uzun zaman saklanabilmesi için çam sakızı,reçine,bal gibi maddeler koymuşlar. O dönemlerde Sakız, İstanköy, Midilli, Teselya, Karia, Frigya, ve Trakya Bölgeleri şarapları ünlenmiş. Osmanlılar döneminde şarap imalatı Müslüman olmayan azınlıklar tarafından yapılmış Cumhuriyet dönemine kadar durgunluk dönemi geçirmesine rağmen şarapçılık sanatı devletin şarap endüstrisindeki emin adımları ile gelişme göstererek uluslararası piyasalarda Türk şaraplarının kalite ve değer üstünlüğü kabul edilmiş. Dünyanın 5. büyük bağcı devleti olan ülkemiz, şarap festivallerinde kazandığı altın madalyalarla da kendini kanıtlamış.



Dosya Türü : ppt

Dosya Şifresi :www.forumfood.net