BÖLÜŞÜLEN DEĞER ÜRETMEK
İnsan ve çevresi bütünü ile bölüşülen değerleri üreterek yaşamaktadır. Ekolojik denge, makro ve mikro dinamikleri ile tam bir bölüşme platformudur. Bir değer üretilmeden bölüşülemez. Bölüşmenin sosyal boyutu bu yazımızın temeline yerleştirilmiştir. Önce üretilen değerlere bir göz atıp, bölüşme şekilleri, kalite penceresinden görüntülenecektir.
Değerler, soyut ve somut uzantılı maddi ve manevi başkaları tarafından kullanılabilen her türlü ürünlerdir. Moda, çizgi, renk, koku, saygı, edep, misafirperverlik ve düşünce gibi analitik olarak ifade edilemeyen fakat hissedilebilen soyut değerler bir yana, para, altın, bono, senet malzeme, proje, eşya gibi analitik tanımı yapılabilen ve elle tutularak gözle görülebilen unsurlara da somut değerler diyoruz. Somut değerleri canlı ve cansız tüm varlıklar üretir. Ancak, insan soyut değerleri üreten tek varlıktır. İnsanın bu özelliği ile mükemmel bir varlıktır. Ne var ki insanlar da üretkenlik, değişken bir özelliktir. Bir kişinin üretkenliği zamanın bir fonksiyonu olabildiği gibi, insanda sürekli tüketme fakat üretmeme dürtüleri de vardır. Üretmek, bir değer katma faaliyetidir. Değer katmayan değer kazanamaz! İnsan değer katarak değer kazanan bir varlıktır. Değer katma bir bölüşme sürecidir.
Bölüşme, canlı ve cansız her türlü varlığın ortak fonksiyonudur. Bir metal, ortamın nemi ile paslanır. Pas, zaman içinde başka bir ürüne dönüşür. Ağaçlar gece oksijen alır karbondioksit üretir. Gündüz tam tersine oksijen üretir, karbondioksit alırlar. Bölüşme varlığın doğal bir sonucudur. Üç türlü bölüşme vardır. Birincisi; benimki benim, seninki de benim. Bu tür bölüşme hayvanlar aleminde görülmektedir. Bölüşmenin ikinci şekli, seninki senin ve benimki benim felsefesine dayanır. Bu bölüşme insanlar arasında var olan ve adalet ekseninde cereyan eden bir süreçtir. Üçüncü bölüşme şekli, seninki senin ve benimki de senin anlayışıdır. Bu kalite mühendisliğinin temel kavramıdır. Bu kavram Anadolu da doğmuş ve ne yazık ki yine bu topraklarda ölmüştür. Bu anlayışın ayak izlerine rastladıkça geçmişle gurur duyar övünürüz amma toplumumuza bir türlü mal etmek istemeyiz
AHİ EVRAN anlayışı tamamen üçüncü tür bölüşme şekline dayanmaktadır. KIA Motor fabrikasının Düzce’de temel atma törenine katılmıştım. Bu törende devlet adamlarımız konuştuktan sonra KIA nın o dönemdeki distribütörü ve ortağı İhlas Holding’in başkanı Sayın Enver Ören Bey’in de konuşmasını dinledim. Bölüşme felsefesini anlatırken “ben her zaman, önce sen, sonra sen ve gene sen” demekten hoşlanırım ifadesi kalbime kazınmıştı. Bu ifadenin hala var olduğuna şahit olmam ise ayrı bir keyifti.
Bölüşülen değerler, büyüyen değerlerdir. Kalkınma “küçük ölçekli değerlerin ardışık ilavesi” olarak tanımlanması büyümenin veya kalkınmanın canlı olduğunu göstermektedir. Her gün az da olsa mevcuda değer katma bir bakıma damlaya damlaya göl olur misali, büyümenin temel kuralıdır. Şirketlerimizin bu kavramı iyi benimsemesi gerekmektedir. İş mükemmelliğinin sekiz temel ilkesi değer bölüşüm odaklıdır. Tarafların mutluluğu ancak üretilen değerlerin bölüşülmesi ile mümkündür. Bölüşmek için bölüşülebilir boyutta değer üretilmelidir. Üretilemeyen değerlerin bölüşülmesi de mümkün değildir. Veren el alan elden üstündür ifadesi, önce sen, sonra sen ve gene sen mantığına dayanmaktadır. Sahiplenmemek, üretim kapasitesini koruyarak hatta geliştirerek üretileni dağıtmak insanı en çok mutlu eden bir süreç olmadıkça, bireysel ve toplumsal mutluluktan bahsedemeyiz.
Prof. Dr. Metin Yerebakan


LinkBack URL
About LinkBacks
Paylaş







Alıntı

Bookmarks