Gençlere hayatla ilgili her zaman verilen tavsiye şudur: Eğer başarılı olmak ve bir yerlere gelmek istiyorsan çok çalışman gerekir. Bu tavsiye ya da öğüt iyi bir iş sahibi olmak ve hiç başını kaldırmadan çalışmak anlamına gelir.
Birçok genç de böyle başlar iş hayatına. Ciddi emek harcarlar ve çoğu zaman da uzun saatler boyunca durmadan çalışırlar. Hatta hafta sonları bile. Başarılı olmak için çok çalışmak gerektiğini düşünürler.
İşler bekledikleri gibi gitmemeye başladığında çoğu gerçekten çok çalışmadıkları için bunların olduğunu düşünerek çalışmanın dozunu daha da artırırlar. 40 ve 50'li yaşlardaki çoğu insan ikinci bir iş yapmaya daha başlar. Bu durumda üzerinizdeki yük daha da artar.
Bir gün sözlerine çok değer verdiğim bir büyüğümün:
"Akıllı çalışmayı öğren, çok çalışmayı değil."
dediğini hatırlıyorum. Ne güzel ve doğru bir bir söz.
Ben çok çalışmaya karşı değilim. Hatta severim de. Enerjimi, çabamı elimdeki işe tümüyle veririm. Aslında başarılı olmak için çok çalışmanın gerektiği doğrudur. Ama çevrenize bir baksanız, hemen hemen herkesin hayatları boyunca çok çalıştıklarını ve hayattan keyif almayı unuttuklarını görürsünüz.
Hayatları boyunca çok çalışmış insanlar arasında, yaşlandıklarında geçim sıkıntısı yaşayan birçok insan var. Yani bu insanlar çok çalışıyor ve bu paraya ihtiyaç duyuyorlar. Ne oldu da bu böyle oldu?
Konu derin bir konu mu, bizim görmediğimiz. Sadece çok çalışmanın başarı getirdiği o zaman doğru değil. Galiba çok çalışmak değil de akıllı çalışmak daha avantajlı. Bu her zaman es geçtiğimiz ve önemsemediğimiz bir nokta.
Karakteriniz, hayatınızın yönünü belirler. Belirgin hedef veya arzularınız yoksa, hiçbir zaman bir gün uyanıp kendinizi ermiş halde bulamazsınız.
Evet, başarılı olmak için çok çalışırız ama bu bir karar, bir tercihtir. Bilinçli bir çabadır. Zihinsel disiplin gerekir bunun için. Bilerek verilmiş bir karardır.
Sürekli olarak düşüncelerimizi değerlendirmek ve gözden geçirmek gerekir ve gerekli olduğu takdirde de düşüncelerimizi değiştirmemiz gerekir.
Harfi harfine yerine getirmemiz gereken belirgin hedeflerimizin ve arzularımızın olması gerekir. Bu hedefleri ve arzuları şartlar değiştikçe tekrar değerlendirmek ve değiştirmek bizim vereceğimiz bir karardır. Öyle kendinizi bir işin başında buluvermeniz ve sadece çok çalışmak size başarı getirmez.
Buna ek olarak olumsuz, yenilgi hissi veren düşüncelerin her zaman yenilgi yarattığını unutmayalım. Korkular ve endişeler her zaman başarısızlığa yol açar.
Olumlu, başarılı zihin sayesinde başarı üreten fikirler geliştirebiliriz. Zihnimiz arzularımıza odaklandığında fırsatlar oldukça açık bir şekilde görünür. Bu, akıllı çalışmanın bir parçasıdır.
Kültürümüz son yıllarda bir hayli değişti. Bir şirkette çalışmak ve iyi bir maaşla emekliye ayrılmak neredeyse geçersiz hale geldi.
İşinizde çok çalışın ancak beyninizle çalışın. Açık olun ve hayatta ne yapmak istediğinize odaklanın. Olmasını istediğiniz şeylerin ne olduğunun farkına varın ve bunları pratiğe dönüştürmek için harekete geçin.
Fırsatları bekleyin. Kişisel başarılarınız için daha fazla fikir sahibi olun.
Arif Uğur


LinkBack URL
About LinkBacks
Paylaş







Alıntı

Bookmarks