Devamı Alt Cevaplardadır...
FİZİKSEL RAFİNASYON
Presleme ya da çözgen ekstraksiyonu ile elde edilen ham tohum yağları, değişik miktarlarda yağ dışı safsızlıklar içerirler. Bu maddeler; fosfolipidler, reçineler, renk maddeleri, serbest yağ asitleri, kısmi gliseridler, aldehit ve ketonlar gibi istemeyen kokuya neden olan uçucu bileşenler, hidrokarbonlar, tat ve koku maddeleri, steroller, tokoferollerdir. Rafinasyon işlemi, yağ dışı safsızlıkların yağın trigliserid yapısına ve tokoferollere mümkün olduğunca en az zarar verecek şekilde yağdan uzaklaştırılarak yağa tüketilebilir özellikler kazandırmak amacı ile uygulanmaktadır.
Yağlarda rafinasyon işlemi kimyasal rafinasyon ve fiziksel rafinasyon olmak üzere iki yöntemle yapılmaktadır. Kimyasal rafinasyonda ; yapışkan maddelerin giderilmesi (degumming), asitlik giderme (nötralizasyon), renk açma ve koku giderme (deodorizasyon) kademeleri yer almaktadır. Fiziksel rafinasyonun birinci kademesini yapışkan maddelerin giderilmesi, ikinci kademesini renk açma işlemi oluşturmakta, son kademede ise nötralizasyon ve deodorizasyon işlemleri tek kademede ve buhar distilasyonu ile gerçekleştirilmektedir.
Kimyasal rafinasyon işleminde serbest yağ asitleri bir alkali çözeltisi ile emülgatör karakterdeki sabuna dönüştürülmektedir. Özellikle yüksek asitli yağlarda nötralizasyon işlemi sırasında oluşan emülsiyon, rafinasyon kaybının yükselmesine neden olmaktadır. Ayrıca nötralizasyon sıcaklığına, süresine ve alkali çözeltisinin konsantrasyonuna bağlı olarak nötr yağ da sabunlaşarak rafinasyon kaybını yükseltmektedir. Örneğin %4 serbest yağ asidi içeren bir yağın kimyasal yöntemle rafine edilmesi sonucu rafinasyon kaybı %8 iken, fiziksel rafinasyon işlemi ile bu oran %4.4’e düşmektedir. Fiziksel rafinasyonda asitlik giderme ve deodorizasyon işlemi aynı kademede ve su buharı distilasyonu ile gerçekleştirilmektedir. Yağdan uzaklaştırılan tat ve koku maddeleri ile serbest yağ asitlerinin buhar basınçlarının birbirine yakın olması, bu iki işlem kademesinin aynı anda gerçekleştirilmesini mümkün kılmaktadır. Bu işlemle yüksek asitli yağların asitliği %0.2-0.5 değerine kadar düşürülebilmektedir. Genel olarak fiziksel rafinasyon işlemi 1 mbar basınçta, 250°C sıcaklıkta, 40-50 kg buhar / ton yağ oranında su buharı kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Bu işlemle yüksek asitli yağların asitliği %0.2-0.5 değerine kadar düşebilmektedir. Fosfolipidlerin degumming işlemiyle yağdan etkin uzaklaştırılmaları fiziksel rafinasyon işleminde sağlanabilmektedir. Özellikle hidrate olamayan fosfolipidler yağdan fosforik asit çözeltisi kullanılara etkin bir şekilde uzaklaştırılmaktadır. Böylece buhar distilasyonu kademesinde yağda istenmeyen tat ve koku oluşumu engellenmektedir.
A. Yapışkan maddelerin giderilmesi (Degumming)
Ham yağlar, fosfolipidleri, reçineleri, iz metalleri içerirler. Suda çözünen (hidrate olabilen) ve suda çözünmeyen (hidrate olmayan) yapıdaki bu maddelerin yağdaki miktarları %0.05-3.0 arasında değişmektedir (Tablo 1).
Tablo1. Bazı ham yağların fosfolipit içerikleri (Swern 1982)
Ham yağ çeşidi_________Fosfolipitler (%)
Mısır özü yağı__________1-2
Pamuk tohumu yağı_____1-2
Yer fıstığı yağı_________0.3-0.4
Palm yağı_____________0.05-0.1
Kolza yağı_____________0.2-2.0
Soya yağı_____________1-3
Yapışkan maddelerin yağdan uzaklaştırılma nedenleri üç grup altında incelenebilir ;
• Emülgatör karakterdeki fosfolipidler özellikle nötralizasyon kademesinde yağ kaybının artmasına neden olurlar.
• Yapışkan maddeler, özellikle yüksek sıcaklıkta gerçekleştirilen deodorizasyon işlemi sırasında koyu renkli maddeler oluşturarak yağın renginin koyulaşmasına neden olurlar.
• Yapışkan maddeler arasında yer alan iz metaller prooksidatif yapıda oldukları için oksidatif reaksiyonları hızlandırırlar.
Diğer yandan lesitin gibi bazı fosfolipidler gıda, tekstil ve kimya sanayiinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Gıda sanayiinde margarin ve çikolata üretiminde emülgatör, alkolsüz içkilerin üretiminde stabilizatör, tekstil endüstrisinde ise homojenizatör olarak lesitinin kullanılması mümkündür.
Hidratasyon yöntemi ile yapışkan maddelerin giderilmesi
Sürekli hidratasyon yönteminde ise yağ bir ısı değiştiricisi yardımı ile 80°C sıcaklığa kadar ısıtılmakta, daha sonra bir karıştırıcı içinde yaklaşık bir dakika süreyle su ile karıştırılarak, hidratasyon tankına alınmaktadır. Bu tankta yağ+su karışımının kalış süresi yaklaşık 10-15 dakikadır. Daha sonra karışımdaki hidrate olabilen yapışkan maddeler santrifüjlü ayırıcı yardımı ile yağdan uzaklaştırılmaktadır.
Asitlerle yapışkan maddelerin giderilmesi
Sürekli yöntemde ısıtma ve karıştırma işlemleri sürekli sistemlerde yapılmaktadır. Isıtılan yağ (50-60°C), 5000 devir/dak gibi yüksek bir hızla, bir dakika süreyle asit çözeltisiyle karıştırılmakta, karıştırma işlemine 30dak süreyle asitlendirme tankında devam edilmektedir. Daha sonra karışım santrifüjlenerek hidrate olamayan yapışkan maddeler yağdan uzaklaştırılmaktadır. Bazı uygulamalarda asitlendirme işlemi, nötralizasyon tankında yapılarak, hidrate olamayan yapışkan maddeler sabunla beraber yağdan uzaklaştırılmaktadır.
Fiziksel rafinasyon yöntemi ile rafine edilen yağlara yukarıda ifade edilen yöntelerin yanısıra özel bir degumming işlemi uygulanmakta ve böylece yağdaki fosfor miktarı 8-10 ppm değerine kadar düşürülebilmektedir. Bu yöntemde yağ 40-50°C sıcaklığa kadar ısıtılarak %0.1 oranında sitrik asit veya fosforik asit çözeltisi ile 5000devir/dak hızla karıştırılmaktadır. Asit+yağ karışımı asitlendirme tankında en az 30 dakika süreyle tekrar karıştırılmaktadır. Daha sonra karışıma, bir bıçaklı karıştırıcıda %1-2 oranında su ilave edilmektedir. Asit+su+yağ karışımı hidratasyon tankında 30 dakika süreyle karıştırılarak santrifüjlü ayırıcı yardımı ile hidrate olan ve olamayan yapışkan maddeler aynı anda yağdan uzaklaştırılmaktadır. Bu yöntemin en önemli özelliği, uzaklaştırılan yapışkan maddelerin oldukça yoğun olmalarıdır. Bu nedenle otomatik temizleme sistemiyle donatılmış santrifüjlü ayırıcıların kullanılması, daha iyi bir ayırım için önerilmektedir. Ayrıca etkili bir ayırma işlemi için santrifüjlü ayırıcının %60 kapasite ile çalıştırılması gerekmektedir.
B. Renk açma işlemi
Bitkisel ve hayvansal kaynaklı hammaddelerden elde edilen yağların renkleri, içerdikleri kendilerine özgü renk veren lipokromlardan kaynaklanmaktadır. Doğal renk maddelerinden bitkisel kaynaklı yağlarda en yaygın olarak bulunanları alfa ve beta karoten, ksantofil, klorofildir. Ancak uygun koşullarda depolanmayan düşük kaliteli hammaddelerden elde edilen yağlar, doğal renk maddeleri yanında, oksidatif tepkimeler sonucu oluşan ve yağa koyu renk veren bileşenleri de içermektedir.
Renk açma işleminde kullanılan sistemler
a) Kesikli sistemler : Kesikli renk açma işlemi ; 10-12 ton kapasiteli, hızı ayarlanabilen karıştırıcının, ısıtma ve soğutma amacıyla kullanılan serpantinlerin bulunduğu, vakum sistemiyle donatılmış, kapalı, silindirik tanklarda yapılmaktadır (Şekil 3.11). Rengi açılacak yağ, vakum altında (40-70mbar), 90-110°C sıcaklıkta, en az %0.1-0.3 nem içeriğine kadar kurutulmaktadır. Gerekli miktardaki ağartma toprağı, toprak / yağ oranı 1:3 olacak şekilde yağ ile bulamaç haline getirilerek ısıtılmış yağa ilave edilmektedir. Renk açma işlemi, ilk 5 dak içinde dengeye ulaşmaktadır. Ancak hidroperoksitlerin de yıkılımını sağlayabilmek için işleme 30 dak süreyle devam edilmektedir. Bu süre sonunda yağın oksidasyonunu engellemek için sıcaklık 70°C’ye düşürülmekte, ağartma toprağı rengi açılmış yağdan filtrasyon yolu ile alınmaktadır.
b) Sürekli sistemler : Sürekli yöntemle renk açma işlemi, iki bölümünden oluşan kolonda gerçekleştirilmektedir. Birinci bölüm, yağdaki çözünmüş oksijen ile ağartma toprağının kapiler tüplerini dolduran havanın vakum altında uzaklaştırıldığı bölümdür. Ikinci bölümde ise renk açma işlemi gerçekleştirilmektedir. Bir tankta karıştırılan rengi açılacak yağ ve ağartma toprağı, 60°C sıcaklıktaki birinci bölüme püskürtülerek yağ+toprak karışımındaki hava ve nem , vakum altında uzaklaştırılmaktadır. Ikinci kademede ise 120°C sıcaklığa ısıtılan yağ+toprak karışımı, vakum altındaki ikinci bölmeye püskürtülmektedir. Her iki kademede az miktarda açık buhar kullanılarak yağın toprakla karışması sağlanmaktadır. Rengi açılan yağ+toprak karışımı, kolonun birinci bölümünden gelen yağ ile karşılaştırılarak soğutulup daha sonra filtre edilmektedir.
Yağdaki hidroperoksitlerin miktarları sabit kalmakta, ya da nötralizasyon sırasında yağın havayla uzun süreli teması, bu bileşiklerin miktarlarını yükseltmektedir. Bu nedenle rengi açılacak yağ belirli miktarlarda birincil ve ikincil oksidasyon ürünlerini içermektedir. Renk açma işleminde kullanılan asitle aktifleştirilmiş ağartma topraklarının ortama proton vermesi sonucunda hidroperoksitler, uçucu (aldehitler, ketonlar, hidrokarbonlar vb.) veya uçucu olmayan (hidroksi asitler, dimerik trigliseridler vb.) ikincil oksidasyon ürünlerine parçalanmaktadır. Asitle aktifleştirilmiş ağartma toprakları ile yapılan renk açma işleminden sonra yağın peroksit değeri sıfır ya da sıfıra yakın bir değere düşmektedir. Ikincil oksidasyon ürünlerinin oluşumuna bağlı olarak p-anisidin değeri yükselmektedir.
Yüksek miktarda doymamış yağ asitlerini içeren yağların asitle aktifleştirilmiş ağartma toprakları ile 150°C sıcaklıkta renklerinin
açılması sonucu, dimerler de oluşmaktadır. Dimerlerin bir kısmı ağartma toprağı tarafından adsorplanmaktadır. Hidroperoksitlerin dehidrasyonu sonucu keto bileşenleri de meydana gelmektedir. Trigliseridlerde pozisyonel (konjügasyon) ve geometrik (cis/trans) izomerler oluşmakta, dienoic (232 nm) ve trienoic (268 nm) yapı değişikliklerine bağlı olarak UV absorbans (E%11cm) değerlerinde artış saptanmaktadır. Bu artış, hidroksimonoenlerin ve hidroksidienlerin kısmi olarak dehidrate olmalarından kaynaklanmaktadır. Trien düzeyinde dehidrasyon ve dimerizasyon arasındaki dengeden dolayı başlangıçta bir değişim olmamakta, ancak renk açma işlemi uzadıkça konjuge çift bağların sayısı azalmaktadır.
Steroller steroid hidrokarbonlara dehidrate olmakta, tokoferol dimerleri monomerlere bağlanmaktadır. Ayrıca adsorpsiyon/ kemisorpsiyon sonucu tokoferol miktarı azalmakta, 150°C sıcaklıkta karotenoidler konjüge moleküllere parçalanmaktadırlar.
Asitle aktifleştirilmiş ağartma topraklarının iyon değiştirici özellikleri, yağdaki iz miktardaki ağır metallerin miktarında da azalma oluşturmaktadır. Renk açma işleminden sonra rengi açılan yağda çok az miktarda ağartma toprağının kalması bile, toprağın iyonik demir içeriği nedeni ile prooksidatif madde gibi davranarak yağın tat ve kokusunda bozulmalara neden olmaktadır.
Alıntıdır...


LinkBack URL
About LinkBacks
Paylaş







Alıntı

Bookmarks