Formaldehit Hakkında Bilinmesi Gerekenler:

Formaldehitle ilgili gereksinimler deri endüstrisi için her zaman büyük problemler yaratmıştır. Smit&Zoon un üretim müdürü Pim Wilgenburg kimyasalın temelini ve tabaklama endüstrisine olan etkilerini açıklamıştır.
Formaldehit deri endüstrisi için hem gereklidir hem de problemdir.
Formaldehitin kimyası ilginç olmasının yanı sıra aynı zamanda karmaşıktır.

Sanayide ve doğada çok yönlü olan kimyasal Formaldehit:

Formaldehit bitkilerin, hayvanların ve insanların her canlı hücrelerince üretilen ve kullanılan doğal olarak meydana gelen bir maddedir. Moleküler formülü CH2O. Saf formu oda koşullarında kuvvetli ve keskin kokusu olan bir gazdır. Formaldehit suda yüksek oranlarda çözünür ve genellikle formalin olarak isimlendirilen sulu formu şekliyle elde edilir. (%37-55)
Formaldehit doğada kolaylıkla bulunduğu gibi sentetik olarak üretildiği zaman aynı zamanda çok yönlü bir kimyasal olarak da kullanılabilir. Doğal gazdan elde edilen ana materyal metanol vasıtasıyla birçok polimer ve kimyasal ürünler için temel yapı olarak kullanılır. Ev ürünleri, mobilyalar, yüzey kaplamalar, kâğıt ürünleri, ayakkabı ürünleri, eczacılık ürünleri, dezenfektanlar, tutkallar, boyalar, kaplama ürünleri ve diğer birçok materyallerin üretimi için önemli rol oynamaktadırlar.

Kimya sanayi ve laboratuarlarda oluşan yüksek konsantrasyonlarda formaldehit tahriş edici, reaktif, toksik ve yanıcı bir kimyasaldır. Formaldehit güneş ışığı ve bakteriler sayesinde birkaç saat içinde parçalanabilir ve canlı hücrelerde hızlı bir şekilde dekompoze olabilir. Bu formaldehitin insan vücudunda veya çevrede neden asla birikmediğinin sebebidir.
Formaldehit alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bazı çalışmalar gösteriyor ki uzun bir süre yüksek konsantrasyona maruz kalındığında burun kanserinin nadir bir formunun gelişme riski ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmaların sonuçları tartışmalı olmasına rağmen bazı kuruluşlar ve ülkeler formaldehiti yüksek ve düşükte olsa kanserojen olarak sınıflandırmıştır. Görüldüğü gibi gariptir ki bu sınıflandırmada bazı durumlarda ürünlerdeki konsantrasyonlar elmanın içindeki doğal konsantrasyonun(20 mg/kg) bile altındadır. Bu hala devam eden verilerdeki ve limitlerdeki tartışmalara rağmen sanayi bunu başarmak için bütün gerekli çabaları göstermelidir.

Diğer sanayilerde olduğu gibi formaldehit birçok deri kimyasalının üretiminde önemli hammadde olarak kullanılmaktadır. Örnekler; biosidler, sintanlar, reçineler, boya yardımcıları, yağlama maddeleri ve finisaj malzemeleri. Nemin ve sıcaklığın etkisi altında bu maddeler hidroliz adı verilen işlemle kısmi olarak komponentlerine ayrılırlar. Derideki bu kimyasalların hidrolizi sırasında formaldehit açığa çıkar. Giyim sırasında ayakkabıların içinin koşulları hidroliz prosesi içi uygundur. Birçok ayakkabı üreticisi için derilerdeki bu düşük formaldehit salınımı çok önemli bir sorun halini almıştır.

Düşük oranlarda formaldehit salınımı yapan derilerin üretimi deri kimyasallarının ve ana malzemelerin dikkatlice seçilmesiyle başlamaktadır. Bu kanıt olacaktır ki eğer ham deri, wet blue veya krust deriler önceden bazı koruyucular gibi yüksek formaldehit salınım potansiyeline sahip kimyasallar içeriyorsa, düşük formaldehit içerikli kimyasallar bu durumu iyileştirmez.

Bu noktada serbest formaldehit içeriği ve kimyasalların formaldehit salınımı yapma potansiyeli arasındaki farkı anlamak son derece önemlidir. Serbest formaldehit içeriği formaldehit gazının deriye veya kimyasala bağlanması veya çözünmesinin seviyesidir. Formaldehit salınım potansiyeli ise hidroliz sırasında kimyasalın formaldehit üretme potansiyelidir. Derilerin formaldehit salınım karakteristikleri bu potansiyele göre incelenir. Deri kimyasallarının formaldehit salınım potansiyeli ve serbest formaldehit içeriği birbirinden ayrılır. Doğru seçimin yapılması ıslatmadan finisaja kadar bütün reçetede son derece önemlidir. Bazı formaldehit salınımı yapan kimyasalların seçimi, reçetedeki diğer kimyasallarda düşük potansiyel varsa çok ciddi bir sorun yaratmaz.

Düşük formaldehit salınım potansiyeline sahip kimyasalların seçimi:

Birçok kimyasal ürün formaldehit içermez, formaldehitle üretilmez ve deride formaldehit gelişimini sağlamaz. Bu kimyasalların bileşiminden rahatlıkla alınabilecek bir sonuçtur.

Bu kategoriye ait olmayan kimyasallar için, bunların formaldehit sanılınım potansiyellerinin tespiti daha zordur. Kimyasalların derideki davranışları derinin kendisinde ölçülebilir. Farklı kimyasallarla veya farklı konsantrasyonlarla alınan birkaç parça deri örnekleriyle bu yapılabilir. Bilinen test metotlarıyla derilerdeki formaldehit salınımının karakteristikleri ölçülebilir ve uygun standartlar ile karşılaştırılabilir.

En uygun test metodunu seçmek son derece önemlidir. Metot çok iyi takip edilmelidir aksi taktirde sonuçlar anlamsız olur ve yanlış seçimlere ve kararlara neden olur. Derilerde birkaç test metodu yaygın olarak kullanılmaktadır. Bazıları tekstil için geliştirilmiştir bu yüzden deriye veya deri kimyasallarına uygulandığında hatalı sonuçlar vermektedirler. Örnekler; EN-ISO 14184 ve Japan Law 112’dir. 2008’de derilerdeki formaldehit için ISO standartlarında yeni bir test metodu yayınlanmıştır. Bu yeni ISO 17226 standardı derideki serbest ve salınmış olan formaldehitin tayininde 2 metot belirlemiştir. Smit&Zoon, ISO 17226-1’i derilerde formaldehitin test edilmesinde kullanılması gereken tek metot olarak tavsiye etmektedir.

Yukarıdaki açıklamaya rağmen, işletmecilerin deri kimyasallarını kendi saf halleriyle test etme istekleri anlaşılabilir düzeydedir. Bunun yapmanın bir yolu vardır fakat gereken önem gösterilmelidir. Hatta sonuçları çevirmedeki denemeler çok büyük önem arz etmektedir. Bu içeriğini bildiğimiz bir kekin tadını veya görünüşünü tahmin etmeye benzemez. Formaldehitle ilgili durumlarda deri kimyasallarında birçok hata yapılmakta ve yanlış sonuçlar elde edilmektedir. Bu hatalara en güvenilir firmalarda bile rastlanmaktadır. En büyük ve en yaygın hata esas olarak deri ve tekstil için geliştirilmiş olan test metotlarını deri kimyasallarının testinde kullanılmasıdır. Eğer güvenilir bir sonuç almak istiyorsak, şu anda uygun bir metot bulunmaktadır. Bu metot Reutlingen, Almanya’daki deri enstitüsü LGR tarafından geliştirilmiştir ve IULTCS tarafından adapte edilmiştir. Bu metotla kimyasalın yalnızca serbest formaldehit içeriğinin ölçüleceği belirtilmiştir. Formaldehitin salınım potansiyeli bu metotla ölçülemez.