4 sonuçtan 1 ile 4 arası
  1. #1
    Yönetici Didem SALİCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    15 Nov 07
    Yaş
    24
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Uludag Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Kek, bisküvi, çikolata
    Mesajlar
    817
    Konular
    160
    Eklentileriniz
    37
    Kazanılan Kredi
    Yönetici
    Kullanılan Kredi
    Yönetici
    Kalan Kredi
    Yönetici

    Standart Fruktoz şurubu kanserojen mi

    Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Petek Ataman, fruktoz şurubunun kanserojen olduğuna dair uluslararası kabul görmüş veri bulunmadığını bildirdi.

    Ataman, son günlerde bazı basın yayın organlarında, fruktoz şurubunun kanserojen olduğu, Hollanda, İngiltere ve Fransa'da yasaklandığı yolunda haberlerin yer aldığını belirtti. “Mısır şurubu” veya “yüksek fruktozlu mısır şurubu”nun bir şeker olduğunu ifade eden Ataman, “Fruktoz, meyvelerde bulunan doğal şekerdir. Çay şekeri ya da beyaz şeker olarak bilinen sakkarozu oluşturan iki temel yapıdan biridir, diğeri glukozdur. Ticari fruktoz üretiminde hammadde olarak nişasta kullanılmaktadır” dedi.

    Türkiye'de gıda mevzuatına ve Avrupa Birliği (AB) gıda mevzuatına göre, yüksek fruktozlu mısır şurubunun şeker kapsamı içinde olduğunu vurgulayan Ataman, şöyle konuştu:

    “Katkı maddesi veya yapay bir kimyasal değildir. Bu ürün grubu ne ABD ne de herhangi bir AB ülkesinde sağlık riski nedeniyle yasaklanmamıştır. Bu nedenle yasaklandığı şeklindeki ifadeler yanlış ve yanıltıcıdır. AB'de tarımsal üretimini yönlendirmek amacıyla belli ürünlerde ortak tarım politikaları uygulanmaktadır. Bu bakışla fazla üretimi kontrol altına almak üzere uygulanan bir 'şeker rejimi' vardır ve bu rejim kapsamında, ekonomik ve politik nedenlerle bizlerin beyaz şeker olarak bildiği sakkaroz da dahil tüm şekerlerin üretimi ve ithalatında kısıtlamalar vardır. Bu kısıtlamalarda amaç tümüyle politiktir. Rejimin fiyat dalgalanmalarının önlenmesi, çiftçinin yaşam standartlarının artırılması gibi birçok hedefi olmakla birlikte, gıda güvenliğine yönelik bir amacı, hedefi ve yetkisi yoktur. Bir başka deyişle şeker rejimi ile getirilen kısıtlamalar gıda güvenliğine yönelik değildir.”

    Fruktozun kanserojen oldğunu yönelik veri yok

    “Fruktoz şurubunun kanserojen olduğuna dair uluslararası kabul görmüş veri bulunmuyor” diyen Ataman, şöyle devam etti:

    “Bu konuda çok farklı görüşler savunan bireysel çalışmalar mevcuttur ancak genel kabul gören bir araştırma ve veriye rastlanmamıştır. Yüksek fruktozlu mısır şurubunun obezite etmeni olduğu yönünde veriler mevcuttur. Ancak bu noktada da diğer enerji kaynaklarından daha fazla obeziteye neden olduğu kanıtlanmış değildir. Obezite ile kanser arasında da bilim adamlarınca ilişki kurulmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 'Bulaşıcı Olmayan Hastalıklara Yönelik Strateji Belgesi'nde kanser de dahil olmak üzere bu hastalıkların önlenmesinde gıdalarla ilgili olarak, tuz tüketimini azaltılması, trans yağ asitlerinin uzaklaştırılması, Oymuş yağ tüketiminin azaltılması ve şeker tüketiminin sınırlandırılması öneriliyor. Bu öneriler arasında kanserle ilgili fruktoz şurubuna yönelik özel bir hüküm bulunmuyor. Şeker tüketiminin sınırlandırılmasına yönelik öneriler tabi ki, diğer şekerleri olduğu gibi fruktoz şurubunu da kapsıyor.”
    Ataman, tüm besin ögelerinin günlük tüketim miktarlarının insan sağlığı açısından önem arz ettiğini belirterek, dengeli beslenilmediği sürece, bir takım sağlık risklerinin ortaya çıkacağının bilinmesi gerektiğini bildirdi.

    Aşırı tüketilen vitaminler bile zararlı

    Aşırı karbonhidrat alımının en başta obezite olmak üzere birçok hastalığın etmeni olduğunu vurgulayan Ataman, şunları kaydetti:

    “Aşırı protein tüketimi de gut hastalığından, osteoporoza kadar birçok sağlık sorununa neden olabilmektedir. Fazla yağ tüketiminin kalp damar hastalıkları ile ilintisi bilinmektedir. Hayat için vazgeçilmez olan vitaminlerin de birçoğunun aşırı tüketimi önemli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Asıl olan dengeli beslenmedir. Yüksek fruktozlu mısır şurubunun da aşırı tüketimi bu kapsam içerisinde değerlendirilir. Dünya kabullerine göre etikette uyarı gerektiren, özel uygulama gerektiren ürünler arasında değildir. Ne yazık ki, tüketicilerin gıda güvenliği ve sağlık konusunda taşıdıkları hassasiyet zaman zaman bu şekilde kullanılıyor. Sürekli gıda ile ilgili krizler yaratılıyor. Hepsinde de en çarpıcı olduğu için kanserojen ifadesi hemen yerleştiriliyor. Bir bakıyorsunuz bir gün MSG, ertesi gün fruktoz şurubu gündeme getiriliyor.“

    Genel olarak şekerlerin, özel olarak da fruktozun obezite ile ilişkisi üzerine araştırmalar ve sonuçları konusunda kamuoyunu bilgilendirmek yerine, tek bir çalışmayı esas alarak kanserojen olarak nitelemenin, insanların gereksiz yere panik olmasına, nasıl besleneceği, ne yiyeceği konusunda kafalarının iyiden iyiye karışmasına yol açtığını dile getiren Ataman, “Bu tip sansasyonel yaklaşımlar basında yer alırken diğer görüşler basında yer bulmuyor, sağlıklı bilgiye ulaşmak bu nedenle iyice zorlaşıyor. Hepimizin en temel hedefi, tüketiciyi yanıltmayan, doğru bilgilerle besleyen ve yol gösteren yaklaşımlar sergilemek olmalıdır” dedi.



  2. #2
    Yeni Üye nhelis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    02 Nov 10
    Yaş
    23
    Şehir
    41 KOCAELİ
    Üniversite
    Pamukkale Universitesi
    Meslek
    GIDA MÜH.
    Sektör
    Catering
    Mesajlar
    57
    Konular
    12
    Eklentileriniz
    3
    Kazanılan Kredi
    150
    Kullanılan Kredi
    98
    Kalan Kredi
    52

    Standart Cevap: Fruktoz şurubu kanserojen mi

    petek ataman acıklama yapcak başka konu bulamamış mı?



  3. #3
    Yönetici Didem SALİCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    15 Nov 07
    Yaş
    24
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Uludag Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Kek, bisküvi, çikolata
    Mesajlar
    817
    Konular
    160
    Eklentileriniz
    37
    Kazanılan Kredi
    Yönetici
    Kullanılan Kredi
    Yönetici
    Kalan Kredi
    Yönetici

    Standart Cevap: Fruktoz şurubu kanserojen mi

    Son zamanlarda medyada bu konu gündemde. Tv de tartışma programlarına konu oldu. Bu yuzden açıklama gereği duymuştur sanırım.



  4. #4
    Yeni Üye ZEYTİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    06 Jul 10
    Yaş
    25
    Şehir
    31 HATAY
    Üniversite
    Selcuk Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Yağ Sektörü
    Mesajlar
    28
    Konular
    13
    Eklentileriniz
    5
    Kazanılan Kredi
    250
    Kullanılan Kredi
    207
    Kalan Kredi
    43

    Standart Cevap: Fruktoz şurubu kanserojen mi

    Sağlığımız tehdit altında!

    Dışarıda yemek yiyince doymuyor ve buna bir anlam veremiyor musunuz? Prof. Dr. Sönmez, bunun yemeklerimizin içine konulan bir maddeyle alakalı olduğunu söyledi ve uyardı: "Hazır pasta ve keklere, bisküvilere dikkat! Sağlığımız tehdit ediliyor."

    Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, ''gıda üreticilerince şekerden daha ucuz olduğu için tercih edilen mısır şurubu şerbetinin, kalp ve damar sağlığını önemli ölçüde tehdit ettiğini'' belirtti.


    Prof. Dr. Bingür Sönmez, mısır şurubu şerbetinin, kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkileriyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, şurubun, mısır nişastasının glukoz ve fruktoza dönüştürülmesiyle elde edildiğini ve şeker pancarından sağlanan şekerden hem daha tatlı hem de daha ucuz olduğunu ifade etti. Birgün, mısır şurubunun bu özellikleriyle tatlı sektöründe imalatçılar tarafından tercih edildiğini aktardı.


    "Mısır şurubu doymayan şişmanlar yaratıyor"


    Batılı ülkelerde mısır şurubu kullanımı için kotalar bulunduğunu, ABD'de yüzde 2, Almanya'da yüzde 8, Fransa'da yüzde 5 olan bu oranın, Türkiye'de yüzde 15 olduğunu vurgulayan Sönmez, mısır şurubunun, doymayan şişmanlar yarattığını kaydetti.


    Şeker pancarından elde edilen çay şekerinin yüzde 50 glukoz ve yüzde 50 fruktozdan oluştuğunu, mısır şurubunda bu oranın fruktoz lehine artarak yüzde 80'i bulduğunu ifade eden Sönmez, glukoza göre daha kuvvetli bir tatlandırıcı olan fruktozun emilerek karaciğere geldikten sonra metabolize edilmek için insüline gerek duymadığını ve hızla trigliseride dönüşerek depo yağ haline geldiğini bildirdi. (ASIL OLARAK BU KONUYU ARAŞTIRMALIYIZ BENCE=ZEYTİN)


    Fazla fruktoz kullanılan hayvanlarda obezite, diyabet, kan yağları yüksekliği, karaciğer yağlanması, yüksek tansiyon ve koroner kalp hastalıklarının görüldüğüne işaret eden Sönmez, son 30 yılda şeker pancarından elde edilen şeker yerine mısır şurubu şerbeti kullanılmasının obezite ve buna bağlı hastalıkların salgın şeklinde ortaya çıkmasına neden olduğunu belirtti.


    ''NBSŞ'' ve ''NBŞ'' ibarelerine dikkat


    Sönmez, obezite sonucu oluşan insülin direncinin de reaktif hipoglisemi ve açlık duygusuna neden olarak, sürekli yemek yiyen ve doymayan şişmanlar yarattığına işaret ederek, bisküvi, kolalı içecekler, şekerlemeler, çikolata, gofret, ucuz hamur işi tatlılar, hazır pasta ve keklerde şuursuzca mısır şurubu şerbeti kullanıldığını ve bilgi olarak sadece ''Nişasta Bazlı Sıvı Şeker'' ifadesinin baş harfleri, ''NBSŞ' hatta sadece ''NBŞ'' ibaresinin bulunduğunu kaydetti.


    Prof. Dr. Sönmez, ''Gıda üreticileri tarafından tatlandırıcı olarak kullanılan ve şeker pancarından elde edilen şekerden daha ucuz olduğu için tercih edilen mısır şurubu şerbeti, kalp ve damar sağlığını önemli ölçüde tehdit etmektedir'' değerlendirmesinde bulundu.


    Çin lokantalarındaki tuzak!


    Kimyasal tatlandırıcılardan aspartam ve sakarinin diyet kola, meyve suları, hamur işi tatlılar, şekerlemeler, dondurma, reçel, jöle, marmelat, reçel, helva, sütlü tatlılar gibi birçok yiyecekte kullanıldığını da bildiren Sönmez, şekerden 200 kat daha fazla tat veren aspartamın hipoglisemiye neden olduğunu vurguladı.

    Prof. Dr. Sönmez, özellikle Çin lokantalarında lezzet ve iştahı arttırmak için kullanılan Mono Sodyum Glutamat (MSG) adlı tuzun, iştah ve doyma merkezini etkileyerek yenilen maddeden daha çok yenmesini sağladığına da dikkati çekerek, kalp sağlığının yanı sıra birçok rahatsızlığa neden olan MSG'li yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini de kaydetti.


    Kaynak: gazeteport



Benzer Konular

  1. Elma Şekeri ve Glikoz şurubu
    By 04397 in forum Şeker ve Şekerli Gıdalar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 22-02-2012, 11:32
  2. 'Kanserojen Yağ' Denetimde...
    By selim84 in forum Güncel Haberler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08-07-2009, 18:23
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-06-2009, 01:23
  4. Glikoz, Fruktoz, Glikosurup,Fruktosurup Nedir?
    By gıdacıfatma in forum Fonksiyonel Gıdalar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03-10-2007, 09:56
  5. Danone'den kanserojen açıklaması
    By yelly in forum Güncel Haberler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29-08-2007, 12:22

Konuyu İnceleyen Üye Sayisi: 2

You do not have permission to view the list of names.

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0