3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    Yeni Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    24 Feb 07
    Yaş
    31
    Şehir
    45 MANİSA
    Üniversite
    Mersin Universitesi
    Meslek
    gıda yüksek mühendis
    Sektör
    gıda sektörü
    Mesajlar
    97
    Konular
    29
    Eklentileriniz
    11
    Kazanılan Kredi
    550
    Kullanılan Kredi
    Editör
    Kalan Kredi
    550

    Standart geçmişten günümüze ambalajın yolculuğu

    Geçmişten günümüze ambalajın yolculuğu
    “Geriye dönüp dünya tarihine bakıldığında, sürekli değişim içinde olan toplumlara tedarikte bulunan ambalaj sanayiinde değişimler yaşanması anlaşılabilir olmalıdır. Ambalaj sektöründe çalışanların sürekli odaklanmaları gereken konular ise gelecekteki koşullar, gereksinimler ve tüketim pazarları olacaktır”
    Bir ürünü kabul edilebilir kalite düzeyinde tutarak üreticiden tüketiciye kadar geçen dağıtım zincirinde bir arada tutan, koruyan ve üzerinde gerekli bilgileri bulunduran optimum maliyetli kaplar ve sargılara “ambalaj” denilmektedir.
    Ambalaj bir ürünün nakliyesi, dağıtımı, depolanması, satışı ve kullanılması amacıyla oluşturulmuş, koordine edilmiş bir sistemdir. Ambalaj karmaşık, dinamik, bilimsel ve sanatsal ticari bir faaliyet olup, kabul edilebilir ekonomik ve çevresel sınırlamalar dahilinde koruma / uygun koşullarda saklama kolaylığı, kullanım rahatlığı sağlar ve bilgilendirir / satış faaliyetlerini destekler.
    Ambalaj, yakın geçmişte ortaya çıkmış bir olgu değildir. Toplumsal gelişimle doğrudan ilgili olan ambalajın geçmişi insanlığın başlangıcına kadar uzanmaktadır. Yüzyıllardır kullanılmakta olan birbirinden farklı ambalajlar aslında medeniyetlerin gelişimi hakkında bizlere bilgi de verirler. Toplumdaki değişim her gün devam etmektedir. Yeni mevzuatlar, teknolojik bilgiler, insanların ihtiyaçları ve sürekli değişim ambalaj malzemelerinin de gün geçtikçe değişmesine neden olmaktadır.
    Ambalaj bilimi, toplum olarak yaptığımız her şeyle yakından bağlantılı olduğu için ambalaj sanayisinin daima bir değişim sürecinde bulunması doğaldır. Yeni bir malzemenin, prosesin ya da gereksinimin ortaya çıkmasıyla ambalaj sektörü içerisinde de yeni dallar oluşturulabilir. Örneğin, 1982 senesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde bir ürün ambalajının kurcalandığının ortaya çıkmasından dolayı, kurcalandığı zaman tespit edilebilen ambalajlara duyulan talep ortaya çıkmıştır.
    1950’li yıllara gelinceye kadar madeni yağ, garajlara ve servis istasyonlarına büyük miktarlarda sevk ediliyor ve ihtiyaç duyulduğunda bu yerlerde ölçümü yapılıyordu. “Aracının bakımını kendin yap” felsefesinin yayılmasıyla madeni yağın, insanların doğrudan satın alabileceği, önceden miktarı belirlenmiş ambalajlarda sunulması yönünde bir talep ortaya çıktı. Böylece, madeni yağlar makul boyutlara sahip metal kutularda ambalajlanarak satılmaya başlandı. Bu ambalajlama tipini, önce folyo / karton lamineli kaplar daha sonra da plastik şişeler takip etti. Bu ambalaj uygulamalarında ana hedef, ürünü satın alma, depolama ve kullanma aşamasında tüketiciye kolaylık sağlamaktı.
    Benzer şekilde, 1960’lı yıllara dek süt, neredeyse tamamen cam şişelerde ambalajlanıyor ve İngiltere’de her sabah tüketicinin kapısına kadar ulaştırılıyordu. Günümüzde sütün süpermarketlerde tüketiciye sunulması, kapı önü teslimatında bir azalmaya neden olmasının yanı sıra, sert (rijit) plastik şişeler ve çok katlı karton ambalajlar gibi çeşitli ambalaj tiplerinin artmasına da neden olmuştur.
    İlk Ambalajlar
    İlk ambalajın nasıl bir şey olduğunu bilmiyoruz. Bu konuda birçok spekülasyon mevcuttur. Ancak ilkel insanların, göçmen avcılar yani toplayıcılar olduğunu biliyoruz. Küçük gruplar halinde yaşayan; coğrafi koşullardan çok etkilenen ilkel insanlar, sadece mevsim yiyeceklerini tüketebiliyorlardı. Yiyeceklerini içine koyabilecekleri kaplara gereksinim duydular. Böylece ilk “ambalaj” ortaya çıktı. Bu ilk ambalajın sargı amaçlı kullanılan bir yaprak, ya da bir hayvanın derisi ya da içi oyulmuş bir ağaç parçası-kabuk olduğu tahmin ediliyor.
    İnsanların tarımla uğraşması, küçük kabilelerin ve köylerin oluşmaya başlaması ve yerleşik hayata geçilmesinin ardından; tarımsal ürünlerin üretilmeye başlanmasıyla, ambalaja duyulan gereksinim de arttı. Süt, bal, bakliyat, fındık, fıstık ve kurutulmuş et gibi gıdaların depolanabilmesi ve taşınabilmesi için kaplara ihtiyaç duyuldu. Birbirinden farklı iki yerleşim yeri arasında mal alışverişi başladı, bu da nakliye olgusunun gelişmesine neden oldu. Hayvan derisi ve otlardan imal edilen el işi çuvallar ve sepetler kullanılmaya başlandı.
    “Kil”e şekil verilerek üretilen kâseler güneşte kurutularak kaplar elde edildi. Ancak bunlara sıvı ürünler konduğunda, kâse kısa sürede çamura dönüşüyordu. Bu yüzden kil kâseler ateşte kurutulmaya başlandı. Böylece dayanıklılıkları arttırıldı.
    Mezopotamya (günümüzün Irak’ı) ve Mısır’da M.Ö. 1500 yıllarına ait içi oyuk cam kap kalıntıları bulunmuştur. Bunlar, metalin yanı sıra antik çağlarda kullanılan ambalaj malzemeleri olarak kabul ediliyorlar. Bu yelpazeye kağıt ve plastik gibi modern malzemelerin eklenmesi, ancak yüzyıllar sonra gerçekleşebilmiştir.
    Zaman içerisinde şehirler kuruldu, ticaret gelişti ve istilacı ordular zengin bölgeleri ele geçirerek yağmaladılar. Dünyanın her bölgesinde sosyal değişimler yaşanırken; ambalaj sanayinde de ambalajın üretim miktarı ve kalitesi gelişmeye başladı.
    M.Ö. 50 yılında Romalılar cam üfleme borusunu icat ettiler. Bu çubuk, ucunda erimiş bir cam parçası olan, içi oyuk çelik bir araçtı. Çubuğu üfleyen kişi, ucundaki cam parçasını çeşitli boyut ve şekillerde bir kap haline getirebiliyordu. Bu yöntemle üretilen, Roma dönemine ait cam bardaklara sıkça rastlanmaktadır. İlk ahşap varilin de Roma döneminde, bu yıllarda ortaya çıktığı ve Avrupa’nın Alplerinde imal edildiği sanılmaktadır.
    Roma İmparatorluğunun M.S. 450 yılında çökmesinin ardından, Avrupa’da küçük şehir devletleri oluşmaya başladı. Bu şehir devletlerinin birbirleri arasında yaşadıkları anlaşmazlık, barbarlaşmayı da beraberinde getirdi. Roma’nın çöküşünden sonraki 600 yıllık dönem, tarihçiler tarafından Karanlık Çağlar olarak isimlendirilmektedir.
    Bu dönemde, Uzak Doğu ve Arap ülkelerinde geliştirilen bazı yeni ambalaj uygulamaları tarihe geçmiştir. Çinli Ts’ai Lun isimli kişinin, dut ağacı yapraklarından ilk gerçek kağıdı imal ettiğine inanılmaktadır. Müslümanların Semerkant’a ulaşmasının ardından, bu ürün Avrupa’ya taşınmıştır. Daha önce Mısırlılar papirüs kağıdının saplarını örerek ve daha sonra presleyerek benzer özellikte bir malzeme elde etmişlerdi. Ancak Mısırlılardan yüzyıllar sonra Çinliler tarafından bulunan bu diğer ürüne “kağıt” adı verildi.
    Fleksografi teknolojisi ve tipo baskının ilk örneklerine yine Doğuda rastlanmaktadır. Mevcut en eski basılı nesnelerin 768 yılına at Japon Budist muskaları olduğuna inanılıyor. Günümüzde mevcut en eski kitap da Türkistan’da bulunan ve 868 yılında basılan Diamond Sutra’dır.
    Avrupalılar ise yaklaşık 1100 yılında uyumakta oldukları uykularından uyanarak; ihmal ettikleri el sanatları, eğitim ve ticari faaliyetleri geliştirmeye başladılar. 1500’lü yıllara doğru büyük Keşifler Dönemi adı verilen çağ başlamış; bu dönemde “baskı” sanatı geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu yıllarda sosyal yapıda temel bir değişiklik olmamış ancak nüfusun büyük bir kısmı, daha üst bir güce bağlı kölelerden oluştuğu için; genellikle buldukları her şeyi tüketmekte – yemekteydi. Malların satın alınabileceği dükkanlar henüz mevcut değildi. Para alışverişte kullanılıyordu ancak çoğu kişinin paradan haberi yoktu. Bu dönemlerde ambalaj olarak adlandırılan nesneler, kişilerin kendileri tarafından imal edilen, birden fazla kullanılan, çöpe atılmayan nesnelerdi.
    Sanayi Devrimi ve Sonrası
    Sanayi Devrimi “kırsal faaliyetler ve yerel pazarlarda geçimlerini sağlayan insanların, dünya çapında bağlantıları olan bir sanayi toplumuna dönüşmelerini sağlayan değişim” olarak tanımlanmaktadır. Bu oluşum yaklaşık 1700’lü yıllarda İngiltere’de başlamış ve daha sonra Avrupa ve Kuzey Amerika’da hızlı bir şekilde yayılmıştır. Sanayi Devrimi ile birlikte kırsal kesimlerde tarımla uğraşan işçiler, fabrikalarda istihdam edilecekleri şehirlere taşınmaya başlamışlar; ürettikleri ucuz fiyatlı seri üretim malları nüfusun büyük bir kısmının kullanımına sunulmuş ve tüketim toplumunun temelleri atılmıştır. Yeni dükkanlar ve mağazalar açılmaya başlanmıştır.
    Tüm bu değişikliklerin etkisiyle, mal ve eşyaların tüketicilere taşınabilmesi ve gıdaların bir kentten diğerine nakledilebilmesi için variller, kutular, fıçılar, sepetler ve torbalara daha fazla talep duyuldu. Özellikle gıda üretim noktalarından uzak yerlerde yaşayan tüketicilere iletilecek gıdanın ömrünün korunabilmesi için de yeni yöntemler araştırılmaya başlandı.
    İnsanlar kırsal kesimlerde yaşarlarken ambalajlar büyük hacimlerde üretiliyorlardı. Un, barut, viski ve yağ gibi ürünler variller içerisinde bir yerleşim yerinden diğerine taşınıyordu. Sanayi Devrimine kadar bireysel, daha küçük hacimlerdeki ambalajlara gereksinim duyulmamıştı. Kentlerde yaşayan tüketicilerin büyük hacimleri depolama imkanı bulunmuyordu. Bu yüzden daha küçük hacimlerdeki ürünleri satın almak ve alışveriş noktalarına daha sık gitmek zorundaydılar.
    Çivi, raptiye gibi nesnelerin yanı sıra, kozmetik ürünleri, alkollü içkiler, çaylar ve diğer pahalı ürünler ilk ambalajlanan ürünler olmuştur. Gıda ürünlerinin uzun süreli depolanması gerektiği için 19. yüzyılın ilk yarısından sonra metal kutular sıkça kullanılmaya başlanmıştır. Ürünler marka ve firma adı belirtilmeksizin satılıyordu. Peynir “peynir”, sabun “sabun” isimlerinde satılmaktaydı. Bazen ambalajın üzerindeki ürünün ne olduğunu belirtmek için, fıçı gibi ambalajlar üzerine ürünü tanıtıcı işaretler konuyordu. Küçük hacimli ambalajlar gelişmeye başladıkça “marka” olgusu oluşmaya başladı. Bu dönemden günümüze kadar ayakta durabilmiş olan iki marka Schweppes (1792) ve Colgate (1873)’dir.
    19. yüzyılda ambalajların büyük kısmı pahalı ürünler için kullanılıyordu. Baskı ve süsleme sanatı da bu dönemde çok gelişmiştir.
    İlk tenekeden imal edilmiş gıda ambalajlarının üzerinde halkın ilgisini çekebilmek için resimler monte ediliyordu. Ambalaj süslemesi yeni bir sanat akımı olarak gelişiyordu. 1900’lü yılların başlarında dekoratif süslemeler ve tasarımlara olan ilgi çok fazlaydı.
    Selüloz esaslı ilk plastik, 1856 yılında keşfedilmişti ancak ambalaj uygulamaları henüz mevcut değildi. 1907 yılında daha sonra bakalit olarak isimlendirilen fenol formaldehit plastiği bulundu. Bakalit, ambalaj sanayinde kapak imalatında kullanılmaktaydı. Birkaç yıl sonra, 1911 yılında kontinü selüloz bazlı film üretimi yapabilecek bir makine imal edildi. DuPont, selüloz kalıplama işlemini 1927 yılında tamamen geliştirerek yeni ürününü Selofan olarak isimlendirdi. Selüloz filmler, Polietilen piyasaya girinceye kadar şeffaf film piyasasında egemen oldu. 1960’lı yıllarda, Bakalit yerine çoğunlukla daha yeni olan plastik malzemeler kullanılıyordu.
    Yeni ambalaj malzemelerinin yanı sıra insanların yaşam ve alışveriş tarzlarında da hızlı değişimler yaşanmaya başlandı. Süpermarketler oluşmaya başladı. Binlerce ürünün satışa sunulduğu mağazalar kuruldu. Ambalajın pazarlama ve bilgilendirme açılarından önemi iyice netleşti. Ambalaj ürünü satmak zorundaydı. Tüketiciye ürün hakkında bilgi vermeliydi. Ambalajın tasarımı ve üzerindeki grafikler verilmek istenen mesajı anlatmalıydı. Bu bağlamda Ambalaj Tasarımı olgusunun temelleri atılmış oldu.
    20. Yüzyılın Sonlarında Ambalaj
    İkinci Dünya Savaşından sonra özellikle Avrupa’da nüfus hızla artmaya başladı. 1960’lı yıllarda yine Avrupa’da hazır gıda (fast food) kavramı ortaya çıktı. Bu olgu da yeni ambalaj tipleri için talep yarattı. Tüketici tek porsiyonluk ambalajlarla tanıştı. Satış noktalarının sayısı artarken; ev yerine dışarıda yemek yeme alışkanlığı kazanılmaya başlandı. Hazır gıda uygulamalarında büyüme yaşanırken; üretim teknolojileri ve plastik malzemeler yelpazesi de gelişmeye başladı.
    Geleceğe yönelik varsayımlar, tüketim felsefesinin değişmesi ve çevreye karşı daha duyarlı olmak gibi olguları ortaya çıkardı. 1980’lere gelindiğinde, birçok uygulama yasal mevzuatlara dahil edildi. Ambalaj sanayii de bu mevzuatlara adapte olmaya başladı. Avrupa’da ilaç ambalajlarının çocuklar tarafından kolay açılamaması için bazı özel kapaklarla kapatılması zorunlu hale geldi. Kurcalandığı zaman belli olan kapaklar kullanılmaya başlandı. Ambalajın içerisindeki ürünün muhteviyatı, etiketler üzerinde listelenmeye başlandı. Standartlar belirlendi.
    Öte yandan, mikrodalga fırınların yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanması ile beraber, bu fırınlar için özel olarak hazırlanmış ve tasarlanmış ambalajlar üretilmeye başlandı. Yeni gıda ürünlerinin piyasaya girmesi, yeni ambalajların geliştirilmesini zorunlu kıldı. Ambalajda birbirinden farklı yoğurt tipleri satılırken; şişe suyu sektörü büyümeye başladı.
    20. yüzyılın sonuna gelindiğinde gelişmiş Batı toplumunda hızlı değişimler yaşanmıştı. Nüfus yaşlanmış ve alışkanlıklar değişmeye başlamıştı. Aileler küçüldü. Tek kişilik haneler artmaya başladı. Her geçen gün daha çok kadın çalışma hayatına atıldı. Şehirlerde yaşayan insanlar için “rahat” ve “hızlı” sözcükleri geçerli kelimeler haline geldi.
    Geriye dönüp dünya tarihine bakıldığında, sürekli değişim içinde olan toplumlara tedarikte bulunan ambalaj sanayiinde değişimler yaşanması anlaşılabilir olmalıdır. Ambalaj sektöründe çalışanların sürekli odaklanmaları gereken konular ise gelecekteki koşullar, gereksinimler ve tüketim pazarları olacaktır. Çünkü bir tüketim toplumunun arzuları, gereksinimleri ve yapısı daima değişim halindedir. Ambalaj sanayicileri de bu değişimin farkındadırlar.
    Kaynaklar:
    1. Soroka, W., “Fundemantals of Packaging Technology”, Revised UK Edition, The Institute of Packaging, UK (1999).
    2. Ambalaj Sanayicileri Derneği Ambalaj Literatürü Kütüphanesi Arşivi, İstanbul.



  2. #2
    Yeni Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    02 Mar 08
    Şehir
    07 ANTALYA
    Üniversite
    Akdeniz Universitesi
    Meslek
    öğrenci
    Sektör
    okuyorum
    Mesajlar
    2
    Konular
    0
    Eklentileriniz
    0
    Kazanılan Kredi
    0
    Kullanılan Kredi
    0
    Kalan Kredi
    0

    Standart --->: geçmişten günümüze ambalajın yolculuğu

    lütfen bakalit konusunda yardımcı olabileceğiniz bilgiler varsa onlarıda aktarabilir misiniz



  3. #3
    Prof. Dr.
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    10 Feb 07
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Mersin Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    İş Aramaktayım
    Mesajlar
    2.727
    Konular
    54
    Eklentileriniz
    14
    Kazanılan Kredi
    700
    Kullanılan Kredi
    3
    Kalan Kredi
    697

    Standart --->: geçmişten günümüze ambalajın yolculuğu

    yardım başlığımıza da açarsan bu sorunu senin için daha verimli sonuç elde edebilirsin



Benzer Konular

  1. geçmişten günümüze T.C. banknotları
    By tuanabelit in forum DİĞER KONULAR
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 02-03-2008, 16:50
  2. Geçmişten Günümüze Türkiye Cumhuriyeti
    By feraset in forum DİĞER KONULAR
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15-12-2007, 19:55
  3. Geçmişten Günümüze Niagara Şelalesi
    By linguist in forum Genel Kültür
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 30-11-2007, 08:56
  4. Ambalajın psikolojik etkisi
    By engineer in forum Gıda Ambalaj ve Paketleme
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29-06-2007, 22:19
  5. kalite yolculuğu
    By leslüg in forum Altı Sigma, BRC, 5S ve Diğerleri
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 13-06-2007, 15:54

Konuyu İnceleyen Üye Sayisi: 0

You do not have permission to view the list of names.

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0