Geleceğin mesleği değil geleceğin insanı


Üniversite tercihi yapacak öğrencilerin, seçeceği alanlarla ilgili istihdam durumunu da göz önünde bulundurması gerekiyor. 4 yıllık bir fakülteyi bitirmenin yeterli olmadığı günümüzde kişinin öğrenim görürken kendini iyi yetiştirmesi ileride avantaj elde etmesine yarıyor. Mezun olduğunuzda iş bulma şansınızı artırmak istiyorsanız aşağıdaki nitelikleri taşımanız gerekir:

Kaliteli bir eğitim almanız. (Mezun olunan üniversitenin ismi, işe alımlarda etkili olan referanslardan biridir.)

Çalışacağınız alanla ilgili yabancı dile vakıf olmanız.

İş hayatında kullanabileceğiniz bilgisayar programlarını biliyor ve kullanıyor olmanız.

Çalışma disiplinini ve iş ahlakını taşıyor olmanız.

Üniversitede okurken ileride meslek edinmeyi düşündüğünüz sektörde staj niteliğinde de olsa çalışmanız.

Alanınızla ilgili yenilikleri, gelişmeleri ve yayınları takip ederek kendinizi sürekli güncellemeniz.

Türkiye’de ve dünyada olup biten olayları yorumlayabilecek bir birikime ve altyapıya sahip olmanız.

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre; en popüler bazı meslekler şöyle: “Mali danışman, tıp bilimcisi, bilgisayar yazılım mühendisi, terapist, masör, çevre mühendisi, biyokimyacı, biyofizikçi, satış yöneticisi, doktor, bilgisayar sistem analisti, ajans ve menajerlik, pazarlama yöneticisi, yapımcı ve direktör, oyuncu, avukat, reklam ve promosyon yöneticisi, yönetim analisti, eğitim yöneticisi, mali yönetici, istatistikçi, sigorta ve hesap uzmanı, pilot, yardımcı pilot, uçuş mühendisi, yer bilimci, tıbb® ve sağlık hizmetleri yöneticisi, bilgisayar sistem mühendisi.”

Türkiye’de özellikle sağlık ve eğitim ile hizmet sektöründe (bankacılık, turizm gibi) istihdam imkanının daha fazla olduğu bilinmeli. Eğitim alanında dikkat edilecek konu ise her yıl bakanlığın yaptığı öğretmen alımlarında bilgisayar, sınıf, rehber, İngilizce ve okulöncesi gibi öğretmenliklerin puanlarının düşük olması. Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde birkaç alanda çok büyük eksikliğimizin olduğu görülüyor. Bunlar gıda, tarım ve çevre. Özellikle sağlıklı beslenme adı altında organik tarımın öneminin artması da gıda ve tarım sektöründe eleman ihtiyacını doğurabilir. Dolayısıyla gelecek yıllarda bu alanlarla ilgili iş olanaklarının (ziraat mühendisliği, çevre mühendisliği, gıda mühendisliği, veterinerlik gibi) artabileceği öngörülebilir.

Gıda ve Gıda Mühendisliği: Doğal besin kaynaklarının her geçen gün azalması insanları yeni arayışlara sevketmiş ve gıda bu yüzden geleceğin stratejik ürünlerinden biri haline gelmiş durumda. Nüfusu hızla artan dünyamızda sağlıklı beslenme önemli bir problem olarak insanlığın gündemine oturduğu için Gıda ve Gıda Mühendisliği'ne de doğal olarak geleceğin mesleği olarak bakılıyor. Geleceğin dünyasında uzayda patates yetiştirmek bile mümkün olabilecek. Gıda Mühendisleri besinlerin toplanmasından tüketilmesine kadar geçen süre içinde nitelik ve nicelik açısından değerlerini kaybetmeyecek şekilde işlenmesi, korunması, taşınması, yeni gıdaların üretilmesi ve geliştirilmesi, atık gıdalardan yeni gıdalar elde edilmesi konularında araştırma ve eğitim yapıyorlar. Kitapta, bu alanda çalışmak isteyenlerin araştırma yapmayı seven, sistemli ve disiplinli çalışma konusunda istekli olan, özellikle biyoloji, fizik, kimya, matematik gibi alanlarda başarılı olması gerektiğinin altı çiziliyor.

Zirve Dergisi ÖSS Rehberlik Uzmanı