Dünyaca kabul görmüş, Avrupa Birliği’nin 89/109/EEC kuralına göre gıda, ilaç ambalajlarında, ambalajlanmış ürüne zararsız olarak kabul edilmiş bile olsa ambalaj malzemesinden ve mürekkepten oluşacak migrasyon belirli limitlerin altında olmalıdır.
Amerika’da ise bu konuda FDA (Food and Drug Administration, Ulusal Gıda ve İlaç Derneği) yönetmelikleri geçerlidir. Bunun yanı sıra gıda maddeleri ile ambalajın birbiri ile temasını belirleyecek başka yasalar da bulunmaktadır. Örneğin; Avrupa Plastik Yönetmeliği 90/128/EEC; kâğıt ve plastik ile ilgili olarak FDA 175–177 maddeleri. Fransa, Almanya, Hollanda, İtalya gibi pek çok Avrupa ülkesi tarafından ülkenin yasaları çerçevesinde toksikolojik testlerden geçirilmiş hammaddeleri içeren pozitif listeler yayınlanmaktadır.
Bu listelerde gıda ambalajında kullanılacak baskı materyali ve mürekkebin yapısında bulunabilecek reçineler, renklendiriciler, katkı maddeleri bulunmaktadır (TFPL, The French Pozitive List gibi). Dünyaca yaygın olan bazı gıda üreticilerinin de (Coca-Cola, McDonald’s gibi) gıda ambalajı konusunda sıkı kuralları vardır. Gıda ambalajında kullanılacak olan baskı materyali yalnızca bu listelerde yer alan hammaddelerden hazırlanabilmektedir. Ancak baskıda kullanabilecek mürekkep ve laklara özel olarak hazırlanmış listeler ve kurallar bulunmamaktadır.
Gıda ambalajı baskısında kullanılan mürekkepler ve lakların gıda ile ilgili kural ve tüzükler kapsamında değerlendirilmesi için mürekkebin gıda maddesine indirekt olarak katılıp katılmadığının belirlenmesi gerekir. Eğer gıda maddesi geçirgenliği olmayan fonksiyonel bir bariyer tabakası ile kaplı ise mürekkep kurallar kapsamına girmemektedir. Ancak ambalajlar asidik, yağlı veya sulu gıda maddelerinin ambalajında kullanılması durumunda bariyer tabakası olsa bile bu ürün için yeterince fonksiyonel olmayabilir. Bu durumda mürekkep, gıda maddesinin indirekt bir parçası olarak kabul edilir ve mürekkebin yapısında bulunan kimyasallar gıda ile ilgili kurallar kapsamında değerlendirilir.
Gıda Ambalajına Uygulanan Robinson Duyusal Testi
Robinson Duyusal (Organoleptik) Testi
(DIN 10955 Standardı -Sensory Analysis)
Bu test metodu iki ürün örneği arasında duyusal olarak (tat ve koku) belirlenebilir bir fark olup olmadığının tespit edilmesini içermektedir.
Koku ve tat değişimi özelliklerinin metrik bir yöntemle ölçülebilecek değerler olmadığı açıktır. Bu özelliklerin ölçümü için yeni geliştirilmekte olan “Elektronik Burun” yöntemi de henüz tam güvenilir sonuçlara ulaşamamıştır. Bununla beraber bilimsel olarak nesnel değerlendirmelerin yapılabilmesi için 60’lı yıllarda Münih Gıda Teknolojisi ve Ambalajlama Enstitüsü (Munich Institute for Food Technology and Packagings) “Robinson Test”i geliştirmiştir.
Bu test tat ve koku algılama duyularının kullanımı açısından özel olarak seçilmiş ve eğitilmiş uzman kişiler tarafından ürünlerin tat ve koku özelliklerinin değerlendirilmesine dayanmaktadır. Testi yapacak olan kişilerin sağlık ya da ruhsal durumları bozuk olduğunda kişiler test yapmaya yetkin değillerdir. Bu test DIN standartlarında DIN 10955 “Sensorial Testing Methods / Testing of packaging materials and packaging accessories for food” adı ile standartlaştırılmıştır.
Kaynak : http://www. kobifinans. com. tr


LinkBack URL
About LinkBacks
Paylaş







Alıntı


Bookmarks