11 sonuçtan 1 ile 11 arası
  1. #1
    Ön Lisans Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    15 Feb 07
    Yaş
    24
    Şehir
    Üniversite
    Meslek
    Sektör
    Mesajlar
    102
    Konular
    87
    Eklentileriniz
    0
    Kazanılan Kredi
    0
    Kullanılan Kredi
    0
    Kalan Kredi
    0

    gıdaların ısınlanması

    Bütün ülkeler halkın ihtiyaç duyduğu sağlıklı ve besleyici gıda maddelerini doğrudan veya dolaylı olarak sağlamakla yükümlüdür. Bu maddelerin çok çeşitli ve yüksek kalitede olması insan sağlığı açısından son derece önemlidir. İklim şartlarındaki değişimler, teknolojik yetersizlikler, çoğu gıdaların mevsimlik olması ve bunlarda oluşan doğal bozulmalar ülkelerin her an yüksek kalitede gıda maddelerini bulmalarını zorlaştırır. Bu nedenle tüm ülkeler, gıdaların bozulmadan uzun süre saklanabilmelerini sağlayacak gıda koruma yöntemleri üzerinde önemle durmaktadırlar. Bu amaca yönelik olarak tarihsel süreç içerisinde kurutma, tuzlama, mayalama, konserve gibi yöntemler oldukça yaygın bir şekilde kullanılmış ve halende kullanılmaktadır (WHO, 1994).

    Başlıca Besin Koruma Yöntemleri

    Gıdaların ekserisi oldukça kısa sayılabilecek bir zaman için doğal hallerini korurlar, er veya geç bozulmaya mahkumdurlar. Bozulan bir gıdada kimyasal ve fiziksel değişiklikler olur. Bu da gıdayı tüketilmez, hatta zehirli bir hale sokar. Bu değişimlerin kaynağı genelde biyolojiktir. Bu değişiklikler; bakteri, maya ve küfler gibi mikroorganizmaların gelişmesinden, normal olarak gıdalarda bulunan enzimlerin etkilerinden ve bazen de kendiliğinden oksidasyondan ileri gelir. Gıda bozulmasında dış koşulların önemi büyüktür. Sıcaklık, nem ve gıdanın içinde bulunduğu ortamın durumu en önemli etkenlerdir. Mikroorganizmaların gelişmesinde sıcaklığın rolü çok büyüktür. Gıdaların korunması sırasında mantar ve bakterilerin gelişmesi ana problemlerden biridir. Dolayısı ile tüketilinceye değin gıda içerisindeki mikrobiyolojik etkinlikler mutlaka durdurulmalı yada hiç değilse azaltılmalıdır. Bitkisel ürünlerde solunum geciktirilmelidir. Bunlar, canlı olup teneffüs ederler. Gerekli nemli ve sıcak ortamı bulunca filizlenirler. Dolayısı ile gıdanın depolandığı ortamın nem ve sıcaklığını kontrol altında tutmak gerekir.

    Bu amaçlara erişmek için gıda pişirme, pastörize etme, kutulama gibi yöntemlerle bir süre yüksek sıcaklıklarda tutulur, soğutulur veya dondurulur. Açık havada veya yapay kurutma bir başka gıda koruma yöntemidir. Mayalama ve kimyasal maddelerle muamele de günümüzde sıklıkla başvurulan gıda koruma yöntemlerindendir. Gıdaların hava ile temasını kesme (vakumlama), yağ, parafin ve cam ile örtme ve ışınlama gıdaların korunması için uygulanan başlıca fiziksel yöntemlerdir.

    Işınlama İle Besinlerin Korunması

    X-ışınları ve radyoaktivitenin keşfinden çok kısa bir süre sonra, daha 1905’ de, gıdaların iyonlayıcı radyasyona tutularak korunması önerilmiştir. Ancak, bu konudaki asıl gelişme ikinci dünya savaşından sonra olmuştur. Işınlama ile gıdaların korunması hem uygulama alanları ve hem de yaratabileceği sağlık sorunları açısından tartışmaya açılmış ve diğer gıda işleme yöntemlerinde olmadığı kadar tartışılmıştır. Hernekadar günümüzde, bu konu ile ilgili olarak geniş bir veri tabanı oluşturulmuş ise de, ışınlama yöntemi ile besinlerin korunması yine de yoğun tartışmaların yapıldığı bir uygulama alanıdır. Günümüzde ancak 40 kadar ülke, ışınlama ile gıdaların korunması ve raf ömürlerinin uzatılması uygulamalarına izin vermektedir. Uygun dozlarda iyonlayıcı radyasyonla gıdaların ışınlanması, bunların:

    Raf ömürlerini uzatır

    Dezinfeksiyonlarını sağlar ve mikrop yüklerini azaltır

    Patojenik mikroorganizmalar tarafından yaratılabilecek sağlık sorunlarını azaltır

    Filizlenmelerini önler

    Olgunlaşmalarını geciktirir

    Bütün bu olumlu yönlerine rağmen, günümüzde çok sayıda tüketicinin yine de bu yöntem hakkında pozitif düşünme eğiliminde olmadığı görülmektedir. Dolayısı ile bu tutum, ışınlama tekniğinin geniş uygulama alanı bulması konusunda olumsuz etki yaratmaktadır. Ancak, bu olumsuz tavır bilimsel olmaktan çok hissidir.

    Bazı gıdaların ışınlanmasına izin veren ülkeler, gıdaya özgü en yüksek doz değerlerini de belirlemişlerdir. Dolayısı ile bu noktada önemli olan, uygun algılama yöntemleri geliştirerek ışınlanan bir gıdaya ne kadar doz verildiğinin kesin olarak belirlenmesini sağlamaktır. Ancak bu belirleme de yeterli değildir. Işınlamanın gıdanın besin değerinde yarattığı olası değişikliklerin de bilinmesi ve bunun nitel bir temele oturtulması gerekir.

    Işınlama işleminin yeni bir gıda koruma tekniği olarak kabul edilmesinden önce, 10 kGy’ lik doz değerinin altında kalındığı sürece, bu işlemin gıdalarda mikrobiyolojik, toksikolojik ve besin değeri yönünden olumsuz herhangi bir etkisinin olmadığı yapılan bilimsel çalışmalar sonunda kanıtlanmıştır. 1970 yılından itibaren geliştirilen Uluslararası Gıda Işınlama Projeleri çerçevesinde elde edilen bilgiler, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından derlenmiş ve Uluslararası Konferanslar adlı bir dergide yayınlanmıştır. 1980 yılında, WHO önderliğinde Genova’ da toplanan FAO/IAEA/WHO birleşik komitesi, elde edilen bu bilgileri değerlendirmiş ve sonuçlarını bir rapor halinde yayınlamıştır (WHO, 1981). 1981 yılında yayınlanan bu raporda, adı geçen komite ortalama 10 kGy’ lik doz değerinde ışınlanmış gıdaların toksikolojik olarak herhangi bir değişime uğramadığını ve bu nedenle 10 kGy’ lik doz değerinin altında ışınlanmış gıdalar için toksikolojik testlerin yapılmasına gerek olmadığını bildirmiştir (WHO, 1981; Stevenson and Gray, 1989; Raffi et al., 1993). Ayrıca, bu doz değerlerinde yapılan ışınlamaların gıdalarda mikrobiyolojik ve besin değeri açılarından da herhangi bir problem yaratmadığı belirtilmiştir (WHO, 1981; Fellows, 1988).

    Bu kararı izleyen yıllarda, bir çok ulusal otorite birleşerek kendi ulusal komitelerini oluşturmuşlar ve konu ile ilgili yapılan çalışmaları koordine ederek sonuçlarını biraraya getirmişlerdir. Bu ulusal otoriteler tarafından toplanan bilgilerden çıkan sonuçların, 1981 yılında FAO/IAEA/WHO tarafından açıklanan sonuçlarla örtüştüğü gözlenmiştir (WHO, 1994).

    Taze sebze ve meyvelerin düşük doz değerlerinde ışınlanmaları, bunların tat, koku ve görünüş gibi özelliklerinde olumsuz yönde herhangi bir etki oluşturmadan raf ömürlerinin uzatılması amacı ile uygulanır. Gıda içerisindeki virüslerin kontrol edilmesi, genellikle renk değişimi gibi olumsuz birtakım etkiler oluşturabilecek yüksek ışınlama dozlarını gerektirir. Bu gibi durumlarda, istenmeyen etkileri ortadan kaldırmak için ışınlama işleminin yanısıra diğer gıda koruma tekniklerinden bir veya birkaç tanesi birarada kullanılır (WHO, 1994; Ayhan, 1992).

    Et ve et ürünlerinin raf ömürleri, dondurulduktan sonra ışınlama işlemine tabi tutularak daha da uzatılabilmektedir. Bunların tat ve kokularında oluşabilecek hoş olmayan birtakım olumsuzluklardan kaçınmak için, ışınlama işleminin genellikle oksijensiz ortamlarda gerçekleştirilmesi yoluna gidilir. Bütün bu önlemlere karşın, enzimlerin neden olabilecekleri istenmeyen bazı olumsuzlukları gidermek için yine de birtakım ön işlemlere ihtiyaç vardır.

    Işınlama işlemi gıdalarda çimlenme ve bozulmanın önlenmesinde de kullanılır.

    Bir gıda koruma yöntemi olarak ışınlama işlemi, halen kabul görmekte istenilen noktada değildir. Halbuki diğer gıda koruma yöntemleri, gıdada ışınlama işleminden çok daha fazla olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Unutulmamalıdırki, ısısal muamele sonucu oluşan olumsuzluklar, ışınlama sonucu oluşan olumsuzluklardan çok daha fazladır. 10 kGy’ lik ışınlama dozuna karşı gelen enerji, gıdanın sıcaklığında yalnızca 2.4 K’ lik bir artış oluşturur (Manuel, 1995; WHO, 1994).

    Gıda ışınlama işleminin avantajları konusunda aşağıdaki genellemeler yapılabilir (Fellows, 1988):

    1-) Bu yöntemle korunan gıdaların, bir daha ısısal muameleden geçmesine gerek yoktur. Bu nedenle gıdaların tat, koku, renk ve görünüşlerindeki değişiklikler yok denecek kadar azdır.

    2-) Paketlenmiş ve dondurulmuş gıdalara da uygulanabilir bir yöntemdir.

    3-) Taze gıdalara, hiç bir kimyasal koruyucu maddeye gereksinim duyulmaksızın uygulanabilir.

    4-) Çok az miktarlarda enerjiye gereksinim duyulur.

    5-) Gıdaların besin değerlerinde oluşan değişiklikler, diğer gıda koruma yöntemlerinde ortaya çıkanlar düzeyindedir.

    6-) Herhangi bir anda otomatik olarak durdurulup kontrol edilebilir.

    Işınlama İle Besinlerde Oluşan Ara Ürünler ve Özellikleri

    Gıda ışınlama işleminde, WHO tarafından önerilen en yüksek radyasyon doz değeri 15 kGy ve ortalama radyasyon doz değeri ise 10 kGy’ dir. 60Co ve 137Cs kaynakları, bu doz değerlerinde, gıdalarda radyoaktiviteye yol açacak bir enerjiye sahip değillerdir. Hızlandırılmış elektronlar ve girgin X-ışınları yeterli enerjiye sahip olmalarına karşın yine de oluşan radyoaktivitenin düzeyi önemsenmeyecek kadar düşüktür (kabul edilebilir en yüksek radyasyon doz değerinde bu düzey % 2 ve izin verilen radyasyon doz değerinde ise % 0.0001) (Fellows, 1988). Bu bağlamda, FAO/IAEA/WHO birleşik komitesinin yaptığı değerlendirmeler, ortalama 10 kGy’ lik doz değerinde ışınlanmış gıdaların besin değerinde önemli sayılabilecek bir kaybın oluşmadığını ve bu gıdaların tüketiminin insan sağlığı açısından hiçbir risk taşımadığını göstermiştir (Fellows, 1988).

    Tüm gıdalar değişik oranlarda su içerirler. Sebzelerde % 90, meyvelerde % 80, etlerde % 60 ve ekmekte % 40 oranında su vardır. Hatta, kurutulmuş gıdalarda bile önemli ölçüde su bulunur. Bu nedenle, gıda ışınlamasında radyasyonun su ile etkileşmesi, gıdada oluşacak son radyolitik ara ürünlerin belirlenmesinde çok büyük öneme sahiptir. Suyun radyasyonla etkileşmesi sonucunda çok reaktif birtakım kimyasal ara ürünler oluşur ve bunlarda gıdanın diğer bileşenleri ile etkileşmeye girerler. Suyun radyasyonla etkileşmesi sonucu oluşan olası tepkimeler ve ara ürünler aşağıdaki şekilde özetlenebilir (WHO, 1994; Fellows, 1988):



    Bu tepkimeler sonucunda oluşan hidrojen (H) ve hidrojen peroksit (H2O2) gibi reaktif son ürünler, gıda tüketime sunulana kadar büyük ölçüde yok olurlar. Işınlama dozunun çok yüksek tutulması halinde bile, bu iki ürünün son konsantrasyonları oldukça düşük bir düzeydedir (WHO, 1994). Işınlama süresince gıda içerisinde oluşan iyonlar ve kökçeler, gıdayı oluşturan diğer bileşenlerle tepkimeye girerek, radyolitik ürünler oluşturabilirler. Yüksek doz değerlerinde ışınlanmış gıda maddeleri ile beslenen hayvanlar üzerinde yapılan bilimsel deneyler olumsuz sonuçlanmamıştır (WHO, 1994). Hububatlarda gözlenen böcek ve parazitlerin öldürülmesinde kullanılan ışınlama dozlarının, C vitamini dışında bir kayba neden olmadığı, çimlenmenin önlenmesi amacıyla kullanılan 0.10 ve 0.11 kGy’ lik dozların, C vitamininde sırasıyla % 0 ve % 28’ lik bir kayba neden olduğu belirlenmiştir (Fellows, 1988).

    Ara Ürünlerin Algılanmasında Kullanılan Yöntemler ve ESR’ nin Önemi

    Gıdaların ışınlanması ile ilgili en büyük problem, gıdanın iyonize radyasyonla muamele edilip edilmediğini belirlemek ve eğer radyasyona muhatap olmuş ise soğurduğu doz miktarını saptamaktır. Gıda ışınlama konusunda, uluslararası kurumların öngördüğü kurallara uyulup uyulmadığını test edebilecek bir teşhis yönteminin geliştirilmesi, bu konuda ortaya çıkabilecek birtakım sorunların giderilmesi bakımından çok önemlidir. Tüketici açısından, bugüne kadar ışınlanmış gıdalarla ilgili bir olumsuzluğa rastlanmamış olmasına karşın, günümüzde tüketici hangi gıdaların ışınlanmış ve hangilerinin ışınlanmamış olduğunu bilerek tercih yapma olanağının verilmesini ve bundan emin olmak istemektedir. Dolayısı ile resmi otoriteler, ışınlama işlemine tabi tutulan gıda maddeleri üzerinde ışınlandığına dair bir etiketin bulunması gerektiği konusunda oldukça hassas davranmaktadırlar. Bu bağlamda, birçok araştırmacı, geçmişte ve günümüzde gıdaların ışınlanıp ışınlanmadığını test edebilecek teknikler geliştirme çabasına girmişlerdir. Işınlanmış gıdaları teşhis etmek için kullanılabilecek bir yöntemin bazı özelliklere sahip olması gerekir (Polat, 1995; Ayhan, 1992). Bu özellikler şöyle sıralanabilir:

    1-) Yöntem güvenilir, hızlı ve ucuz olmalı. Ayrıca, uygulama kolaylığı bulunmalıdır.

    2-) Kullanılacak teknik, karmaşık ve pahalı malzemeye gereksinim göstermemelidir.

    3-) Ölçüm yöntemi, ışınlamaya özgün olmalıdır.

    4-) Mümkünse, yöntem bütün gıdalar için kullanılabilir olmalıdır.

    5-) Teşhis için, çok küçük miktarlarda gıda maddesine gerek göstermelidir.

    6-) Gıda maddesince soğurulan radyasyon dozu hakkında bilgi vermelidir.

    Yukarıdaki koşulların aynı anda sağlanabilmesi ekseri durumlarda çok zordur. Günümüzde sıkça kullanılan ve yakın gelecekte kullanımının mümkün olabileceği düşünülen teşhis yöntemlerinin, tüm durumlarda ışınlama dozunun belirlenmesinde yetersiz kaldığı bir gerçektir. Üstelik, kullanılacak yöntem gıdadan gıdaya farklılıklar gösterebilir ve bu nedenle teşhis için birkaç yöntemin aynı anda uygulanması gerekebilir. İyi bir teşhis yönteminin geliştirilmesi, tüketicinin gıdaya olan güvenini artıracak ve ışınlama işleminin bir gıda koruma yöntemi olarak yaygın bir kabul görmesinde çok önemli bir rol oynayacaktır (Ayhan, 1992).

    Son 10-15 yılda, ışınlama ile gıda maddelerinde oluşan kimyasal, fiziksel ve biyolojik değişikliklerin algılanması esasına dayanan birçok teşhis yöntemi geliştirilmiştir. Işınlanmış ve ışınlanmamış gıdalardaki protein, lipid, karbohidrat, su gibi bileşenlerin miktarlarındaki değişimlerin saptanması esasına dayanan birtakım kimyasal yöntemler geliştirilmiştir. Bunlardan, ışınlama ile et, tavuk ve balık ürünlerinde oluşan o-tyrosin’ in ölçülmesi, et, yağlı balık ve yumurta gibi yüksek düzeyde yağ içeren gıdalarda lipid orijinli uçucuların analizi ve dondurulmuş deniz ürünlerinin DNA’ larında meydana gelen değişikliklerin algılanması gibi ümit verici yöntemler bulunmuştur. Ayrıca, ışınlama ile gıdaların morfolojisinde oluşan değişikliklerin algılanması ve ışınlamadan önce ve ışınlandıktan sonraki mikroorganizma sayıları arasındaki farkın belirlenmesi esasına dayanan yöntemlerin, ışınlanmış gıdaların teşhisinde kullanılan başlıca biyolojik teşhis yöntemleri olduğunu görüyoruz. Işınlama ile gıda morfolojisinde meydana gelen en belirgin değişim, filizlenmenin gecikmesidir. Kısa zamanda sonuç vermemesi bu yöntemin en büyük dezavantajıdır. Hızlı olmasına karşın ölçümde ortaya çıkan büyük belirsizlikler nedeniyle, mikroorganizma sayısındaki azalmanın ölçülmesi esasına dayanan yöntemlerin ikinci bir teşhis yöntemiyle desteklenmesi gereği vardır. Işınlama ile gıdaların fiziksel özelliklerinde de, örneğin hücre zarlarındaki hasarlar gibi, birtakım değişiklikler oluşur. Işınlanmış gıdaların fiziksel özelliklerinde ortaya çıkan bu değişimler, gıdanın elektriksel direnç ve vizkozitesinin ölçülmesi ile belirlenebilmektedir. Çiftlenimsiz elektron içeren ara ürünlerin türlerinin ve yapılarının belirlenebildiği ESR ve Lüminesans yöntemleri, ışınlanmış gıdaların teşhisinde ve bunların aldıkları radyasyon dozlarının saptanmasında günümüzde sıklıkla kullanılan güçlü teknikler haline gelmişlerdir. Hızlı ve basit olmaları, teşhis için çok az miktarlarda gıdaya gereksinim göstermeleri, ESR ve Lüminesans tekniklerinin avantajlı taraflarıdır.

    Işınlama ile gıda içerisinde oluşan serbest kökçelerin, özellikle sert doku içeren gıdalarda, uzun süre varlıklarını koruyarak teşhise olanak sağlamaları, ESR yöntemini öteki yöntemlere göre daha avantajlı kılmaktadır. ESR tekniği ile, aynı örnek üzerinde örneğe herhangi bir zarar vermeden çok sayıda ölçüm yapılabilmektedir. Bu da, elde edilen bir sonucun başka bir laboratuvarda da tekrar edilebileceğini göstermektedir. Ancak, sistemin çok pahalı olması bir dezavantaj olarak karşımıza çıkmaktadır.



    Gıda Işınlamaları Hakkında Neler Biliyoruz?


    1. Gıda Işınlama Nedir?

    Gıda ışınlama teknolojisi, gıdaların kalitelerinin korunması, hijyenlerinin sağlanması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için geliştirilen bir teknolojidir. Bu teknoloji, ısı enerjisinden yararlanılarak gerçekleştirilen pastörizasyon, konserve ve dondurma yöntemleri gibi fiziksel bir uygulamadır. Belirtilen bu yöntemlerden farkı, ışınlamada kullanılan enerjinin ısı enerjisi değil "iyonlaştirici enerji" olmasıdır.



    2. Hangi Amaçlarla Gıdalar Işınlanmaktadır?

    Tahıllarda, kuru meyve ve sebzelerde, kabuklu yemişlerde, baharatlarda ve taze meyvelerde böceklenmeyi engellemek
    Meyvelerin hasat sonrası olgunlaşmasını düzenlemek
    Et ve balıklarda parazitleri elemine etmek
    Taze meyve ve sebzelerde bozulmaya neden olan mikroorganizmaları inaktive etmek
    Et, tavuk, balık, su ürünleri ve baharatlarda patojen mikroorganizmaları elimine ederek raf ömrünü uzatmak
    Yumru gıdalar (patates, soğan gibi) filizlenmesini önlemek


    Türkiye Atom Enerjisi Kurumu gıda ışınlama teknolojisinin uygulamaya konulması ve bu konuda gıda üreticisi ve ihracatsının/üniversitelerin/araştırma enstitülerinin ve halkın bilgilendirilmesiyle ilgili eğitim ve danışmanlık görevini başarıyla sürdürmektedir. Deneysel laboratuvar çalışmaları yanında gıda endüstrüsünde gıda ışınlama prosesinde kullanılacak bilgileri üreten projeler gerçekleştirilmektedir. 1987 Montreal Protokolü kararlarına göre 2005 yılında Metil bromür (MB) üretiminin tamamen yasaklanacak olması alternatif yöntemlerin hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Gıda Işınlama Teknolojisinin kuru meyvelerde (kuru incir, kuru üzüm, kuru kayısı gibi) MB fumigasyonuna alternatif bir proses olarak kullanılmasında gerekli ticari uygulama parametreleri belirlenmiştir.

    3. Gıda Işınlama Uygulanabilir Bir Yöntem midir?

    Halen 40'dan fazla ülkede 50'den fazla çeşit gıdanın ışınlanmasına izin verilmiş olması bu yöntemin etkin kullanıldığının kuvvetli bir göstergesidir. Amerika, Arjantin, Brezilya, Kanada, Çin, Hindistan, Endenozya, İsrail, Japonya, Güney Afrika ve Tayland gibi ülkelerde patates, soğan, sarımsak, tavuk, balık, kurbağa bacağı, karides, baklagiller, baharat, , kurutulmuş meyveler ve taze meyveler gibi bir çok ürün ışınlanmaktadır.

    Ayrıca Avrupa Birliği gıda ışınlama direktiflerinde de her ülke kendi yönetmeliğine bağlı kalmak şartı ile ışınlanmış baharat ve kuru meyve ve sebze ticaretine izin verilmektedir.

    4. Işınlanmış Gıda Güvenli midir?

    Kesinlikle güvenlidir. Nasıl rontgen filmi çektirme, televizyon seyretme veya hava limanlarında güvenlik amacıyla kullanılan iyonlaştırıcı enerjiler canlılara zarar vermiyorsa tekniğine uygun olarak kullanılan ışınlama işlemi de gıdaya zarar vermemektedir.

    Ayrıca 1983 yılında yayınlanan Işınlanmış Gıdalar için Kodeks Genel Standardında da (STAN 106-1983), 10 kGy'lik absorbsiyon dozuna kadar ışınlamanın toksikolojik açıdan bir sakınca oluşturmayacağı ifade edilmektedir.

    5. Tüketici Işınlanmış Gıdalar İçin Ne Düşünüyor ?

    Tüketici, teknoloji, getirdiği faydalar ve yasal düzenlemeler konusunda doğru bir şekilde bilgilendirildiği takdirde ışınlanmış gıdayı tüketme konusunda tereddüt etmemektedir. Hatta bir çok ülkede tercih etmektedir.

    6. Işınlanacak Gıdalar İçin Uygun Ambalaj Nasıl Olmalıdır?
    Uygun ambalaj malzemesi seçilmeden önce ışınlanacak her gıda türü yağ içeriğine ve taze ya da donmuş olmasına göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Işınlama gıda ürünlerinde oksidasyona neden olabilir ve bu da ürünün tat ve aroma gibi duyusal özelliklerinde olumsuz etkiler yapabilir. Pek çok gıda maddesi ambalajlandıktan sonra radyasyona tabi tutulur. Bundan dolayı ambalaj, gıda maddesi ve radyasyon arasındaki mümkün olabilecek etkileşimleri açıklamak için radyasyonun gıda ve ambalaj üzerine etkisi ayrı ayrı incelenmelidir. Işınlama sonrasında cam ambalajın renginin hafif kahverengiye dönmesi ve plastik ambalajların işlevselliklerinin bozulması gibi istenmeyen etkiler ortaya çıkabilir.

    Ambalaj malzemelerinin uygulanan radyasyona karşı gösterdikleri duyarlılık ve direnç farklı olduğundan uygulanacak doz miktarına göre uygun olan ambalaj seçilmelidir.

    7. Gıda Işınlama ile İlgili Mevcut Yasal Durum Nedir?

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu yetkililerinin birlikte yürüttüğü yoğun çalışmalar sonucunda Gıda Işınlama Yönetmeliği 6 Kasım 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun birlikte yürüttüğü çalışmalar sonucunda "Gıda Işınlama Yönetmeliği" nin bazı maddeleri Avrupa Birliği'ne uyum yasaları çerçevesinde revize edilerek, yapılan değişiklikler 15 Ekim 2002 tarih ve 24907 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.

    8. Türkiye'de Gıda Işınlama Tesisi var mıdır?

    İki adet ışınlama tesisi bulunmaktadır. Türkiye'de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ve Birleşmiş Milletler Gelişme Programının desteği ile Türkiye Atom Enerjisi Kurumu bünyesinde ilk ışınlama tesisi 1992 yılında Sarayköy'de kurulmuş ve 1993 yılında sterilizasyon hizmeti vermeye başlamıştır. Şu anda Gıda Işınlama amacıyla ruhsat alma çalışmaları devam etmektedir.

    Özel sektörde ilk ticari amaçlı ışınlama tesisi 1995 yılında Çerkezköy/ Tekirdağ'da faaliyete başlamıştır. Bu tesis, 27.03.2002 tarihinde Gıda Işınlama Ruhsatını almıştır ve şu anda ticari olarak gıda ışınlamaktadır.


    KAYNAKLAR: Hacettepe Üniversitesi, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu



  2. #2
    Prof. Dr.
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    10 Feb 07
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Mersin Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    İş Aramaktayım
    Mesajlar
    2.727
    Konular
    54
    Eklentileriniz
    14
    Kazanılan Kredi
    700
    Kullanılan Kredi
    3
    Kalan Kredi
    697

    Standart Cevap: gıdaların ısınlanması

    sanırım birazcık daha pratikleştirilmesi lazım bu yöntemin türkiye de işletmeler tarafından kullanılabilmesi için tabi sora halkımız muhtemeln önyargılı olcak bu işlemi görmüş gıdalara



  3. #3
    Kurucu Sinan COSKUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    06 Feb 07
    Yaş
    30
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Mersin Universitesi
    Meslek
    Yazılım
    Sektör
    İnternet Hizmetleri
    Mesajlar
    2.043
    Konular
    187
    Eklentileriniz
    50
    Kazanılan Kredi
    Kurucu
    Kullanılan Kredi
    Kurucu
    Kalan Kredi
    Kurucu

    Standart Cevap: gıdaların ısınlanması

    Cem Yılmaz ın tabiriyle bizim millet radyasyondan koşarak kaçtığı gibi bu tür ürünlerdede sanırım aynı düşünceye kapılım uzun bir zaman kaçacaklar



  4. #4
    Yeni Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    23 Feb 07
    Yaş
    28
    Şehir
    01 ADANA
    Üniversite
    Seciniz
    Meslek
    ögrenci
    Sektör
    gida
    Mesajlar
    19
    Konular
    2
    Eklentileriniz
    0
    Kazanılan Kredi
    0
    Kullanılan Kredi
    0
    Kalan Kredi
    0

    Standart Cevap: gıdaların ısınlanması

    arçeliğin dolap cikarmis ) gec kalmamis ülkemiz



  5. #5
    Prof. Dr.
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    10 Feb 07
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Mersin Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    İş Aramaktayım
    Mesajlar
    2.727
    Konular
    54
    Eklentileriniz
    14
    Kazanılan Kredi
    700
    Kullanılan Kredi
    3
    Kalan Kredi
    697

    Standart Cevap: gıdaların ısınlanması

    o çıkardığı dolap ayrı yaw o bildiğimiz ışık



  6. #6
    Yrd. Doç. Dr. Eagleking06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    21 Feb 07
    Yaş
    29
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Gaziosmanpasa Universitesi
    Meslek
    GIDA MÜHENDİSİ
    Sektör
    İŞ ARIYOR
    Mesajlar
    1.863
    Konular
    209
    Eklentileriniz
    4
    Kazanılan Kredi
    200
    Kullanılan Kredi
    15
    Kalan Kredi
    185

    Standart Cevap: gıdaların ısınlanması

    eyvallah bunla iligi pek kaynak yoktu elimde saol



  7. #7
    GidaGundemi.com Yazarı Oğuz Pelikli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    21 Feb 07
    Yaş
    36
    Şehir
    35 İZMİR-KSK
    Üniversite
    Ege Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Danışmanlık
    Mesajlar
    2.707
    Konular
    383
    Eklentileriniz
    70
    Kazanılan Kredi
    3500
    Kullanılan Kredi
    31
    Kalan Kredi
    3469

    Standart Cevap: gıdaların ısınlanması

    paylaşım için teşekkürler



  8. #8
    Yrd. Doç. Dr.
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    12 May 07
    Şehir
    Üniversite
    Meslek
    Sektör
    Mesajlar
    1.950
    Konular
    184
    Eklentileriniz
    1
    Kazanılan Kredi
    50
    Kullanılan Kredi
    1
    Kalan Kredi
    49

    Standart Cevap: gıdaların ısınlanması

    teşekkürler paylaşımın için



  9. #9
    Yeni Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    04 Jul 07
    Şehir
    Üniversite
    Meslek
    Sektör
    Mesajlar
    10
    Konular
    0
    Eklentileriniz
    0
    Kazanılan Kredi
    0
    Kullanılan Kredi
    0
    Kalan Kredi
    0

    Standart RE: gıdaların ısınlanması

    tesekkurler



  10. #10
    Ar. Gör.
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    06 Apr 07
    Yaş
    28
    Şehir
    35 İZMİR
    Üniversite
    Celal Bayar Universitesi
    Meslek
    gıda mühendisi
    Sektör
    CBÜ Yüksek lisans
    Mesajlar
    1.407
    Konular
    633
    Eklentileriniz
    5
    Kazanılan Kredi
    250
    Kullanılan Kredi
    9
    Kalan Kredi
    241

    Standart RE: gıdaların ısınlanması

    teşekkürler, arkadaşlarımızın da belirttiği gibi tüketicilerin ışınlamanın güvenilir bir yöntem olduğu konusunda yeterince bilgilendirilmemesi gerektiği kanısındayım.



  11. #11
    Yeni Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    08 Apr 07
    Yaş
    31
    Şehir
    33 İÇEL
    Üniversite
    Mersin Universitesi
    Meslek
    GIDA MÜH.+MASTER ÖĞR
    Sektör
    BAHARAT VE STERİLİZASYONU
    Mesajlar
    1
    Konular
    0
    Eklentileriniz
    0
    Kazanılan Kredi
    0
    Kullanılan Kredi
    0
    Kalan Kredi
    0

    Standart Cevap: gıdaların ısınlanması

    payaşım için teşekkürler



Benzer Konular

  1. Gıdaların Bozulması
    By ozoso in forum Fonksiyonel Gıdalar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20-09-2011, 16:38
  2. Gıdaların ambalajlanması
    By kapwanero in forum Gıda Ambalaj ve Paketleme
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-03-2009, 10:58
  3. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02-03-2008, 19:37
  4. gıdaların tarihçesi
    By leslüg in forum Genel Kültür
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-10-2007, 09:20
  5. gıdaların ambalajlanması
    By leslüg in forum Gıda Ambalaj ve Paketleme
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-10-2007, 14:28

Konuyu İnceleyen Üye Sayisi: 3

You do not have permission to view the list of names.

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0