Her birimiz eşsiz ve mükemmel bir şekilde yaratıldık! Her birimizin içinde Yaratıcımız tarafından yüklenmiş kişisel mükemmellik programı var! Hayatımızın gerçek anlamı bu programda gizli! Bu ana program, alt programlardan oluşuyor ve şifreli bir kilitle korunuyor! Her birimizin şifresi ayrı ve yalnızca kişi kendisi bulup açabilir bu şifreyi! Şifrenin harfleri de hayatımıza dağıtılmış durumda! Şifrenin bir harfini bulduğumuzda alt programlardan biri çalışmaya başlar! Tüm harflerin bulunmasıyla, tüm alt programlar bir araya gelip ana programı çalıştırır!
Dünyaya gelirken şifreler elimizdedir ve dünyaya gelirken attığımız ilk çığlıkla birlikte şifrelerin bir kısmı benliğimizin merkezine, bir kısmı da dünyamıza saçılır ve bizim tarafımızdan aranıp bulunmayı bekler! Zaman geçtikçe (biz büyüdükçe) kimileri dünyamızın derinliklerine gömülür, kimileri sislerin ardına saklanır!
Ben benliğimize saçılan şifrelere “içimizdeki elmaslar”, hayatımıza saçılan şifrelere de “hayatımızdaki inciler” diyorum! İçimizdeki her elmasın dengi bir inci vardır hayatımıza saçılan! Bunun farkında olanlar ve bu yolda arayış içerisinde olanlar ve doğru yolları izleyenler erken bulur! Ortaya çıkarılan her elmas dengi olan incinin pusulası gibidir… Bu pusula içimizdeki elmasın dengi olan inciyi bulma yolunda klavuzluk eder! Aynı zamanda içimizdeki diğer bir elması da bulma yolunda bizlere yardımcı olur! Her bir elmas ve inciyi buluşumuzda hayatımızın anlamı belirginleşmeye başlar ve içimizi müthiş bir yaşam coşkusu sarar! Her bir inci ve elmas güçlü bir enerji, müthiş bir zevk kaynağıdır!
Bazıları bir klavuz eşliğinde aramayı tercih eder! Eğer klavuzları iyiyse hiçbir bilgileri olmadan bir çok elmas ve inciyi keşfederler! Ama bunların klavuzlarına bağlılığı tamdır! Ama klavuz klavuz değil de, klavuz geçinen bir sahtekarsa onlara taşları elmas ve inci diye yutturacaktır!
Arayış içerisinde olup da birkaç elmas ve inci dışında bulamayanlar, ya da birkaç elmas bulup da işe yaramaz deyip atanlar vardır! Bazılarının yollarına elmaslar çıkar, fakat elmaslar işlenmemiş halde olduğu için onlar elmasları taş zannedip almadan geçerler! Onlar sadece işlenmiş elmas ararlar ve bulamayınca da elmas aramaktan vazgeçerler!
Hiç arayışı olmayanlarda sıradan bir hayat yaşarlar! Tesadüfen birkaç elmas ve inci bulurlar (kimileri hiç bulamaz!Biz bunları insanlıktan nasibini almamış diye niteleriz!) ama onların değerini bilmez, sınır taşı (tarlalarda toprağınızın sınırını belirten taş) olarak kullanırlar! Gerek arayıp bir çok elmas ve inci bulanlar, gerek arayıp vazgeçenler, gerekse arayış içinde olmayanlar hayatlarının sonunda tüm elmasların ve incilerin yerlerini görürler! Ama oyun bitmiş ve bulamayan kaybetmiştir! Tekrar oynama şansımız yoktur! Elimizdeki elmaslar ve incilerin değeri hesap edilir, yolda yaptığımız masraflar düşülür ve ortaya bir sonuç çıkar! Elimizde elmas ve inci hala çoksa oyunu kazanırız, keseden yemişsek kaybederiz!
İçimizdeki elmaslar, Yaratıcımız tarafından bizlere verilmiş insani nitelikler ve yeteneklerimizdir! Hayatımıza saçılan inciler ise insani niteliklerle ve yeteneklerimizle kendimiz, çevremiz ve tüm insanların yararına yaptığımız iyi işlerdir!
İyi insanlar olarak hep birlikte “İçimizdeki Elmasları” ve “Hayatımıza Saçılan İncileri” bulup en iyi şekilde değerlendirebilmek dileğiyle…
Bugün her ne yaparsak yapalım, içtenlik ve sevgiyle yapalım!...
Unutmayalım ki, kalıcı olan tek şey içtenlik ve sevgiyle yapılandır!...
Kendinize çoook iyi bakın arkadaşlar!.. .
Muhteşem bir gün geçirmeniz dileğiyle!...
Adem Altay


LinkBack URL
About LinkBacks
Paylaş







Alıntı


Bookmarks