Iletisimde etkinliği artırmak için
ASLA;
1. Iddialasmayın
2. Karsınızdakinin sözünü kesmeyin
3.. Karsınızdaki konusurken baska seyle mesgul olmayın
4. Hemen sonuca varmayın
5. Karsınızdakinin duygularının etkisinde kalmayın.
Iletisimin temeli DINLEMEK
Etkili bir dinleme için;
1. Tarafsız olarak dinleyin
2. Konuya, olaya konsantre olun
3. Yargılamayın
4. Not alın
5. Sözel olmayan iletisimi de dikkate alın
6. Fiziksel olarak rahat bir konumda olun
7. Savunmaya geçmeyin.
Is arkadaslarınız ya da yöneticiniz ile anlasmazlık durumunda, tartısmalarda
genellikle "kazanmamızı" sağlayacak iki anahtar:
1. Karsı taraf kendi konumunu sizden daha iyi destekliyorsa, siz de değismeye
açık olmalı ve rahatlıkla "bunu bilmiyordum" diyebilmelisiniz.
2. Gerçeklerle destekleyemiyorsanı z, düsünce belirtmeyi veya tavır almayı
sürdürmeyiniz.
Iletisim' de Kutsal Alanlar
Söyle bir düsünün bakalım bir gün içerisinde kaç kisiyle görüsüyor, kaç kisiyle
is iliskisine giriyor, kaç kisiyle bir sorunu halletmek durumunda kalıyor ya da
kaç kisiyle yazısıyorsunuz? 5, 10, 30, 50 …? Kuskusuz bu sorunun cevabı
kisiden kisiye değisecektir.
Bir çok meslek için ikili iliskiler ikinci planda kalıyor olabilir ancak sekreterler
isletmelerin, iletisim trafiğinin merkezinde yer alırlar. Bu da meslekte basarı
için adeta bir iletisim sihirbazı olmalarını zorunlu kılar. Iletisim ustalığına
giden yolda ilk durağımız ise yazılı iletisimin görgü kuralları.
Sözlü iletisim ya da beden diline dayanan sözsüz iletisimde basarıda eğitimin
katkısı büyük olmasına karsın kisinin kendi yetenekleri ve kisilik özellikleri
de ön plandadır. Oysa yazılı iletisim belli kuralların bilinmesini ve bunların
uygulanmasını gerektirir. Yazılı iletisimde "Adabımuaseret" olarak adlan
dırabileceğimiz yazılı iletisimin görgü kuralları sekreterlik mesleğinin
"olmazsa olmaz" gerekliliklerindend ir. Iletisim ustalığına giden yolda ilk
durağımız yazılı iletisimin görgü kuralları.
Kutsal Alanlar
Sonu –im ile bitenler: Yazı yazarken temel kural; 'alıcının isim, ünvan ve
adresini doğru yazmaktır. Unutmayın ki , sonu "-im" ile biten her sey insanlar
için kutsaldır… Isim, evim, esim, çocuğum, ismim… Yaklasık ya da tahmini
bir seyler ASLA yazılmamalıdır. Bu konuda hata yapmamak için ayrılacak
zaman, bosa geçmemis bir zamandır.
(Kartvizite bakmak, rehbere bakmak, emin olan birilerini aramak…Wink
Saygılarımla mı saygılarımızla mı? Günlük, sıradan konular için "Sayın Yetkili,
/Saygılarımızla, " kalıbıyla ve üçüncü sahıs kullanılarak yazılan yazılar
doğrudur fakat daha spesifik bir seylere giriliyorsa, mesela bir sikayet veya
cevap söz konu ise o zaman "Sayın H….., / Saygılarımla," kalıbı daha doğru
olacaktır. Bu tür yazılar daima birinci sahıs kullanılarak yazılmalıdır. "Son
kampanyamızla ilgili değerli görüslerinizi okudum…"
Selamlar ne zaman kullanılır? Is tanısıklıkları arttıkça da "saygılarımla, "dan
önce "selamlar," gibi daha yakın bir hitap kullanmak uygun olacaktır. Buna
karsın yabancı ülkelerden kisilerle yazısma yaparken, ne kadar samimi
olunursa olsun mutlaka "Saygılarımla, " bitirme sözü kullanılmalıdır. Bunu
kullanmazsak , o kisiye veya kurulusuna karsı bir olumsuz düsünce, bir
soğukluk duyduğumuz anlamına gelir.
Is arkadasları arasında, özellikle samimi olanlar birbirlerine yazı yazarken
genellikle "Sevgili D, / Selamlar H," kalıbını kullanırlar. Bu tür yazısmalarda
hitabın ve selamın el yazısı ile yazılması da bir yakınlık isaretidir.
Anlamak mı , dinlemek mi?
Bir insanla ya da bir is arkadasınızla nasıl iletisim kurarsınız? Sözlü iletisim
deyince hepimizin aklına ilk önce "anlatmak, söylemek istediklerimizi ifade
edebilmek" gelir. Oysa iletisim karsılıklı olarak bir mesajın aktarılması ve
karsıdan gelen mesajın alınmasıdır. Ve çoğumuzun yaptığı en büyük hata
iletisimin en önemli öğesini atlamak; yani karsımızdakini dinlememektir. ..
Iletisimin öğelerini incelerken, alıcıdan sonraki gelismeyi de göz ardı
etmemeliyiz. Bu "geri bildirim" (feed-back) dir. Her mesaj alısverisinde
kaynak, mesajı ilettikten sonra geri bildirimi takip etmek durumundadır.
Aksi takdirde mesajın yerine ulasıp ulasmadığını bilemez. Bu hataya en çok
is hayatında rastlarız. Daha doğrusu bu hata is hayatında büyük problemlere
yol açtığı için gerçekten "hata" olarak değerlendirilir.
Iletisimi olusturan vazgeçilmezler
Kaynak iletmek istediği bir bilgi, bir söz, bir mesajı olan kisi veya kisiler.
Diğer bir ifadeyle mesajın çıktığı yer.
Bilgi Anlatılmak, iletilmek istenen sey.
Kanal Kaynaktan çıkan bir bilgi, mutlaka alıcının anlayacağı bir araçla
iletilmek zorundadır. (Yazılı, sözlü veya beden dili kullanılarak yapılabilir.
Asıl kanal kısaca bes duyu organımız diyebiliriz. )
Alıcı Mesajın ulastığı noktadır.
Santral operatörü arkadasa bir not iletmemiz gerek; "Yöneticim, X Bey ile
görüsmek istemiyor, ben bir saat yerimde olmayacağım, X Bey ararsa sen
ilgilenir misin?"
Burada kaynak biziz. Çünkü iletmek istediğimiz bir mesaj, bir bilgi var.
Alıcı ise santral operatörü.
Kullandığımız kanal sözlü iletisim. Hatta alıcıya mesajı anlatırken destekleyici
beden dili hareketlerini de kullandık. Tamam. Isimiz bitti mi? Hayır, kesinlikle
hayır. Yani sadece mesajı ilettik, bu is tamam demek yanlıs. Alıcının (santral
operatörünün) söylediklerimizi anlayıp anlamadığını öğrenmemiz lazım. Tabi
bunun için "anladın mı, hadi tekrar et bakalım" gibi bir soru soramayız. Eğer
alıcı kisiyi dikkatle incelersek, bizi gerçekten dinleyip dinlemediğini ya da
anlayıp anlamadığını beden dili hareketlerinden öğrenebiliriz. Elindeki tüm
isleri bırakıp, telefondakileri bir-iki saniye için bekletiyor bize kulakveriyorsa,
mesajımız alıcıya ulasıyor demektir.
Dinleyenin ruh halini göz ardı etmeyin…
Her seyden önce mesajı verirken alıcının bulunduğu ortamı, hatta ruh halini
düsünmemiz gerekli. Yani en uygun zamanda mesaj iletilmeli; santralde bir
kaç hat birden çalıyor ve görevli kisi aynı anda hepsine birden cevap vermek
durumunda, bir-ikisini bekletirken bir yandan da telefonda kendisine bir
seyler yazdırılıyor not alıyor, bu arada basında bir ziyaretçi ona randevusuyla
ilgili bilgi verip bir seyler istiyor....


LinkBack URL
About LinkBacks
Paylaş







Alıntı

Bookmarks