2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    Yönetici ewin3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    01 Aug 08
    Şehir
    34 İST ANA.
    Üniversite
    Kocaeli Universitesi
    Meslek
    Gıda teknikeri
    Sektör
    Mikrobiyoloji laboratuarı
    Mesajlar
    752
    Konular
    235
    Eklentileriniz
    45
    Kazanılan Kredi
    Yönetici
    Kullanılan Kredi
    Yönetici
    Kalan Kredi
    Yönetici

    Thumbs up Iletisimde etkinliği artırmak için ne yapmalı?

    Iletisimde etkinliği artırmak için
    ASLA;


    1. Iddialasmayın
    2. Karsınızdakinin sözünü kesmeyin
    3.. Karsınızdaki konusurken baska seyle mesgul olmayın
    4. Hemen sonuca varmayın
    5. Karsınızdakinin duygularının etkisinde kalmayın.


    Iletisimin temeli DINLEMEK


    Etkili bir dinleme için;
    1. Tarafsız olarak dinleyin
    2. Konuya, olaya konsantre olun
    3. Yargılamayın
    4. Not alın
    5. Sözel olmayan iletisimi de dikkate alın
    6. Fiziksel olarak rahat bir konumda olun
    7. Savunmaya geçmeyin.


    Is arkadaslarınız ya da yöneticiniz ile anlasmazlık durumunda, tartısmalarda
    genellikle "kazanmamızı" sağlayacak iki anahtar:


    1. Karsı taraf kendi konumunu sizden daha iyi destekliyorsa, siz de değismeye
    açık olmalı ve rahatlıkla "bunu bilmiyordum" diyebilmelisiniz.
    2. Gerçeklerle destekleyemiyorsanı z, düsünce belirtmeyi veya tavır almayı
    sürdürmeyiniz.


    Iletisim' de Kutsal Alanlar
    Söyle bir düsünün bakalım bir gün içerisinde kaç kisiyle görüsüyor, kaç kisiyle
    is iliskisine giriyor, kaç kisiyle bir sorunu halletmek durumunda kalıyor ya da
    kaç kisiyle yazısıyorsunuz? 5, 10, 30, 50 …? Kuskusuz bu sorunun cevabı
    kisiden kisiye değisecektir.
    Bir çok meslek için ikili iliskiler ikinci planda kalıyor olabilir ancak sekreterler
    isletmelerin, iletisim trafiğinin merkezinde yer alırlar. Bu da meslekte basarı
    için adeta bir iletisim sihirbazı olmalarını zorunlu kılar. Iletisim ustalığına
    giden yolda ilk durağımız ise yazılı iletisimin görgü kuralları.
    Sözlü iletisim ya da beden diline dayanan sözsüz iletisimde basarıda eğitimin
    katkısı büyük olmasına karsın kisinin kendi yetenekleri ve kisilik özellikleri
    de ön plandadır. Oysa yazılı iletisim belli kuralların bilinmesini ve bunların
    uygulanmasını gerektirir. Yazılı iletisimde "Adabımuaseret" olarak adlan
    dırabileceğimiz yazılı iletisimin görgü kuralları sekreterlik mesleğinin
    "olmazsa olmaz" gerekliliklerindend ir. Iletisim ustalığına giden yolda ilk
    durağımız yazılı iletisimin görgü kuralları.


    Kutsal Alanlar

    Sonu –im ile bitenler: Yazı yazarken temel kural; 'alıcının isim, ünvan ve
    adresini doğru yazmaktır. Unutmayın ki , sonu "-im" ile biten her sey insanlar
    için kutsaldır… Isim, evim, esim, çocuğum, ismim… Yaklasık ya da tahmini
    bir seyler ASLA yazılmamalıdır. Bu konuda hata yapmamak için ayrılacak
    zaman, bosa geçmemis bir zamandır.


    (Kartvizite bakmak, rehbere bakmak, emin olan birilerini aramak…Wink
    Saygılarımla mı saygılarımızla mı? Günlük, sıradan konular için "Sayın Yetkili,
    /Saygılarımızla, " kalıbıyla ve üçüncü sahıs kullanılarak yazılan yazılar
    doğrudur fakat daha spesifik bir seylere giriliyorsa, mesela bir sikayet veya
    cevap söz konu ise o zaman "Sayın H….., / Saygılarımla," kalıbı daha doğru
    olacaktır. Bu tür yazılar daima birinci sahıs kullanılarak yazılmalıdır. "Son
    kampanyamızla ilgili değerli görüslerinizi okudum…"


    Selamlar ne zaman kullanılır? Is tanısıklıkları arttıkça da "saygılarımla, "dan
    önce "selamlar," gibi daha yakın bir hitap kullanmak uygun olacaktır. Buna
    karsın yabancı ülkelerden kisilerle yazısma yaparken, ne kadar samimi
    olunursa olsun mutlaka "Saygılarımla, " bitirme sözü kullanılmalıdır. Bunu
    kullanmazsak , o kisiye veya kurulusuna karsı bir olumsuz düsünce, bir
    soğukluk duyduğumuz anlamına gelir.


    Is arkadasları arasında, özellikle samimi olanlar birbirlerine yazı yazarken
    genellikle "Sevgili D, / Selamlar H," kalıbını kullanırlar. Bu tür yazısmalarda
    hitabın ve selamın el yazısı ile yazılması da bir yakınlık isaretidir.


    Anlamak mı , dinlemek mi?
    Bir insanla ya da bir is arkadasınızla nasıl iletisim kurarsınız? Sözlü iletisim
    deyince hepimizin aklına ilk önce "anlatmak, söylemek istediklerimizi ifade
    edebilmek" gelir. Oysa iletisim karsılıklı olarak bir mesajın aktarılması ve
    karsıdan gelen mesajın alınmasıdır. Ve çoğumuzun yaptığı en büyük hata
    iletisimin en önemli öğesini atlamak; yani karsımızdakini dinlememektir. ..
    Iletisimin öğelerini incelerken, alıcıdan sonraki gelismeyi de göz ardı
    etmemeliyiz. Bu "geri bildirim" (feed-back) dir. Her mesaj alısverisinde
    kaynak, mesajı ilettikten sonra geri bildirimi takip etmek durumundadır.


    Aksi takdirde mesajın yerine ulasıp ulasmadığını bilemez. Bu hataya en çok
    is hayatında rastlarız. Daha doğrusu bu hata is hayatında büyük problemlere
    yol açtığı için gerçekten "hata" olarak değerlendirilir.


    Iletisimi olusturan vazgeçilmezler
    Kaynak iletmek istediği bir bilgi, bir söz, bir mesajı olan kisi veya kisiler.
    Diğer bir ifadeyle mesajın çıktığı yer.
    Bilgi Anlatılmak, iletilmek istenen sey.
    Kanal Kaynaktan çıkan bir bilgi, mutlaka alıcının anlayacağı bir araçla
    iletilmek zorundadır. (Yazılı, sözlü veya beden dili kullanılarak yapılabilir.
    Asıl kanal kısaca bes duyu organımız diyebiliriz. )
    Alıcı Mesajın ulastığı noktadır.
    Santral operatörü arkadasa bir not iletmemiz gerek; "Yöneticim, X Bey ile
    görüsmek istemiyor, ben bir saat yerimde olmayacağım, X Bey ararsa sen
    ilgilenir misin?"
    Burada kaynak biziz. Çünkü iletmek istediğimiz bir mesaj, bir bilgi var.
    Alıcı ise santral operatörü.
    Kullandığımız kanal sözlü iletisim. Hatta alıcıya mesajı anlatırken destekleyici
    beden dili hareketlerini de kullandık. Tamam. Isimiz bitti mi? Hayır, kesinlikle
    hayır. Yani sadece mesajı ilettik, bu is tamam demek yanlıs. Alıcının (santral
    operatörünün) söylediklerimizi anlayıp anlamadığını öğrenmemiz lazım. Tabi
    bunun için "anladın mı, hadi tekrar et bakalım" gibi bir soru soramayız. Eğer
    alıcı kisiyi dikkatle incelersek, bizi gerçekten dinleyip dinlemediğini ya da
    anlayıp anlamadığını beden dili hareketlerinden öğrenebiliriz. Elindeki tüm
    isleri bırakıp, telefondakileri bir-iki saniye için bekletiyor bize kulakveriyorsa,
    mesajımız alıcıya ulasıyor demektir.


    Dinleyenin ruh halini göz ardı etmeyin…
    Her seyden önce mesajı verirken alıcının bulunduğu ortamı, hatta ruh halini
    düsünmemiz gerekli. Yani en uygun zamanda mesaj iletilmeli; santralde bir
    kaç hat birden çalıyor ve görevli kisi aynı anda hepsine birden cevap vermek
    durumunda, bir-ikisini bekletirken bir yandan da telefonda kendisine bir
    seyler yazdırılıyor not alıyor, bu arada basında bir ziyaretçi ona randevusuyla
    ilgili bilgi verip bir seyler istiyor....



  2. #2
    Yönetici ewin3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    01 Aug 08
    Şehir
    34 İST ANA.
    Üniversite
    Kocaeli Universitesi
    Meslek
    Gıda teknikeri
    Sektör
    Mikrobiyoloji laboratuarı
    Mesajlar
    752
    Konular
    235
    Eklentileriniz
    45
    Kazanılan Kredi
    Yönetici
    Kullanılan Kredi
    Yönetici
    Kalan Kredi
    Yönetici

    Standart Cevap: Iletisimde etkinliği artırmak için ne yapmalı?

    Böyle bir durumda, en uygun baska bir kanalla yani baska bir yöntemle bilgi
    aktarılmasıdır. Ya o kisinin basının rahatlayacağı dakika beklenip anlatılmalı
    ya da sonradan okuyacağı bir not –görebileceği bir yere- bırakılmalıdır.

    Iletisimde etkinliği engelleyen hatalar
    Isyerinde zihninizi mesgul eden kosullardan, günlük hayattaki alıskanlıklar
    ınıza kadar çesitli etkenler, etkin bir iletisim kullanmanızı engelleyebilir.
    Bu konuda sorun yasamamak için, kendinizi iletisime hazır olma konusunda
    eğitmenin yanı sıra karsınızdaki kisinin anlatmak istediğini açıkça ortaya
    koymasını sağlayacak bazı yöntemleri gelistirmeniz gerekir.


    Dinliyor görünmeyin, dinleyin!
    Karsısındakini dinler görünüp, dinlememek en kolay düsülen tuzaklardan
    biridir. Geçistirme alıskanlığının sizi etkisi altına almasına izin vermemek
    için kendinizi eğitin. Daima dinlemeye hazır olun ve zihninizi buna uygun
    tutun. Bir görüsmeye gergin ve saldırgan duygularla baslamak konsantras
    yonunuzu bozacağını unutmayın. Birisini dinlerken zihniniz berrak olsun.


    Mutlaka anlayın!
    Karsınızdakini dinleseniz bile söylediklerini anlamayabilirsiniz. .
    Anlamadığınızda, 'anlıyor gibi' yapmayın.. Anlamadığınız bir ayrıntı varsa,
    görüsmeyi kesip derhal açıklama isteyin. Bunu yapmadığınızda, karsı taraf
    anladığınızı düsünerek devam edecektir. Her söyleneni anlıyor görünmenin
    size puan kazandıracağını düsünebilirsiniz ancak bu arada kilit önemdeki bir
    bilgiyi atlıyor olabileceğinizi unutmayın.


    Önemseyin!
    Konusulan sey sizin için önemsiz olabilir ancak karısınızdaki için belki de
    hayati bir önemi vardır. Karsınızdaki kisiye zaman ayırıyorsunuz,
    söylediklerini anlamak için de çaba harcayın.


    Unutmamayı sağlayın!
    Unutkanlık ayıp değildir. Yorgun olmamız bile unutkanlığa yol açabilir. Ancak
    bu konuda önlem almamak, pek de affedilir değildir. Böyle durumlarda
    hafızamıza güvenmeyip mutlaka not alın!


    Mesajla bulmaca çözmeyin!
    "Leb demeden leblebiyi anlamak" her zaman doğru bir yaklasım değildir.
    Böyle yaptığınızda, mesajdaki boslukları yanlıs dolduruyor olabilirsiniz.
    Türkçe’mizdeki harika kelime "SEY", özellikle kelime bilgisi az olan kisilerin
    katkısıyla piyasada genis bir yere sahiptir. Bol "sey"li cümleler ile karsılas
    tığınızda, boslukları kendi mantığımıza göre doldurmayıp karsı tarafın ne
    anlatmak istediğini tam olarak anlayana kadar sabırla dinleyin.


    Mesajı zamanında iletin
    Hız ve bilginin zamanında iletilmesinin tasıdığı önem giderek artıyor. Sizin de
    bu duruma uymanız gerekiyor. Zamanında iletilmeyen bilginin hiçbir değeri
    olmadığını aklınızdan çıkarmayın.


    Iletisimi Koparan Sekiz Günah
    Is yerinde gün içinde defalarca karsı karsıya geldiğiniz ve konustuğunuz
    kisileri dinlemediğinizi fark edebilirsiniz. Baskalarının sizi dinlemiyor
    olduğunu anlamanız da aynı derecede olası. Bazen karsınızda, bos bakıslar ve
    esnemeye kadar varan tepkilere yol açan bu olumsuz duruma yol açan sekiz
    günahkarlık bulunuyor. Bunları bilmeniz, sorunu asmanız için bir basamak
    olusturabilir.


    1. Kül yutmayan dinleyici: Karsınızdaki kisinin konusmasını sürekli
    bölüyor ve her söylenene itiraz ediyorsanız, istenmeyen öğütler veren bir
    kisi haline düsebilirsiniz. Karsınızdakinin kendisini hatalı, aptal ve bilgisiz
    hissetmesine yol açacak böyle bir durum, iletisimi koparır.


    2. Karsılastırma uzmanı: Bir duygu veya düsüncenizi çevrenizdekilerle
    paylasırken kullanacağınız örnekleme, dinleyici konumundayken olumsuz
    sonuç verebilir. Karsınızdaki kisi konusurken, "Ya biliyorum, bizimki de..."
    diye baslayacak ifadeleriniz hem konusma akısına zarar verebilir hem de
    iletisimin ortadan kalkmasına yol açabilir.


    3. Üstün konusmacı: Konusmakta olduğunuz kisi bir sey anlatırken,
    konuyu daha iyi anlatacağını düsündüğünüz ifadeler bulmak her zaman
    olumlu bir yaklasım değildir. Bu tavır, karsınızdaki kisiden üstün olduğunuzu
    göstermeyi hedef aldığında, bu gözden kaçmaz ve iletisim zarar görür.


    4. Dertlerin insanı: Yasadığınız sorunlar nedeni ile anlayıs gerektiren bir
    konumda olsanız da, bunları konusmayı bir alıskanlık olarak ofis ortamına
    tasımaktan kaçının. Ofis arkadaslarınız size kulak verseler bile, sorunlarınızın
    çözülmesine bir uzman kadar yardımcı olamayacakları nı unutmayın.


    5. Yargıç dinleyici: Ofiste bir arkadasınızın gergin olduğu gözleminizi dile
    getirmeniz yararlıdır. Ancak kendinizi onun yasam tarzı ve kisiliği ile ilgili
    yargılara varan bir konuma getirmeniz son derece olumsuzdur.. Bu tarzın
    genellikle kendinizi daha iyi durumda olduğunuza ikna etmekten baska
    amacı olduğunu unutmayarak sadece gözlemci olmaya çalısın.


    6. Söz kesen dinleyici: Konusma sırasında birisinin sözünü kesmeniz,
    söyleyeceğinizin onunkinden daha değerli olduğunu düsündüğünüz
    izlenimini yaratacaktır. Bunun aksi ise ona verdiğiniz değeri gösterecektir.
    Altın kural, karsınızdaki kisinin konusması bittikten sonra konusmaya
    baslamadan önce nefes alacak kadar bir ara vermektir.


    7. Sikayetçi dinleyici: Sürekli sikayette bulunan bir kisi, iletisim
    çabalarının basarısız olmasını sağlamada bulunmaz bir etkendir. Olumlu
    yaklasımların insanları çevrenize çekeceğini unutmayarak, olumlu
    yaklasımları arkadaslarınızla paylasırken sikayetlerinizi müsteri hizmetle
    rine iletin.


    8. Dedikodu iletisimi: Dedikodu, özellikle is yerlerinde en kötü ve
    hastalıklı iletisim yöntemlerinden biridir. Kendiniz dedikodu yapmazken,
    dedikodu ortamlarını engellemeye de çalısın. Yanınıza yaklasan bir
    dedikoducunun bunları dinlemek istemediğinizi anlamasını sağlamanız
    oldukça olumlu bir tavır olacaktır.



Benzer Konular

  1. sorumlu yöneticilik belgesi feshi için ne yapmalı
    By gıdamık in forum SEKTÖREL YARDIMLAŞMA VE TARTIŞMA
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 16-06-2008, 10:35
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-12-2007, 07:56
  3. Pazartesi sendromunu yenmek için ne yapmalı?
    By yelly in forum DİĞER KONULAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-10-2007, 20:24
  4. Enerjinizi artırmak için 23 öneri
    By leslüg in forum SAĞLIK
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 18-09-2007, 10:19
  5. Verimliliği artırmak için 10 strateji önerisi
    By engineer in forum Gıda Sektöründe Kişisel Gelişim
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 12-06-2007, 19:37

Konuyu İnceleyen Üye Sayisi: 1

You do not have permission to view the list of names.

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0