9 sonuçtan 1 ile 9 arası
  1. #1
    Lisans Üye sonkahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    22 Sep 08
    Yaş
    25
    Şehir
    06 ANKARA
    Üniversite
    Selcuk Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Gıda
    Mesajlar
    445
    Konular
    167
    Eklentileriniz
    34
    Kazanılan Kredi
    1700
    Kullanılan Kredi
    28
    Kalan Kredi
    1672

    Arrow Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin durumu...

    Alıntıdır...


    Resmi Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlanan yönetmelikle Tarım Bakanlığı GDO’lu ürünlerin Türkiye’de kullanımına vize verdi.



    Pazartesi 26.10.2009 - 01:37



    Ulusal Biyogüvenlik yasa Tasarısının Bakanlar Kurulu’nun masasında beklerken Resmi Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlanan ‘Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik’ Türkiye’de adeta şok etkisi yarattı.

    ÇOCUKLARI GDO’NUN ZARARLARINDAN KORUYACAĞIZ

    Birkaç ay önce Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı hakkında bilgi veren hükümet sözcüsü Cemil Çiçek; “'Ulusal BiyoGüvenlik Kanun Tasarısı’nın kanunlaşarak yürürlüğe girmesiyle genetiği değiştirilmiş bitkilerin üretimine izin verilmesinin önü açılmış olacak” diyerek büyük bir tartışma başlamıştı.

    Tarım Bakanı Mehdi Eker ise “Bu konu (GDO) AB için de Türkiye'nin kendi ihtiyaçları için de önemli. Risk yok sıkı denetim olacak” sözleriyle GDO’ya taraftar olduğunu ifade etmişti.

    MÜSTEŞAR, BAKANINI YALANLAMIŞTI

    Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğlu ise katıldığı bir televizyon programında “GDO’ya karşıyız. GDO’nun Türkiye’ye tohum olarak sokulmalarını ve ekilmelerini istemiyoruz. Cemil Çiçek beyin beyanatındaki GDO’ların önünü açacak bir Biyogüvenlik Yasası’nın çıkarılacağı söyleminin, kendisine yanlış bilgilendirilmede bulunulmuş olduğundan kaynaklanıyor. Aslında böyle bir şey söz konusu değil” diyerek müsteşarlığını yaptığı Bakanı ile hükümet sözcüsünü yalanlamıştı.

    GDO EKİMLERİ YAPILIYORDU

    Tarım Bakanlığı’nın uzun zamandır tek başına dünya tohumunu yarısına sahip olan Monsanto gibi uluslararası tohum tekeli firmalarla birlikte Çukurova ve Nazilli'de, GDO ile ilgili resmi alan denemeleri yapıyordu. Yasak olsa da beyan edilmeden GDO’lu tohum ekimleri ve GDO’lu ürünler ithalatı yapılıyordu.

    TEPKİLERDEN ÇEKİNEN HÜKÜMET TÜRKİYE’YE GOL ATTI

    Yeni GDO yönetmeliğini Türk halkını hançerlemek olarak değerlendiren Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer, “GDO yasa tasarısı olarak bilinen Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı’nı Meclise getirmek yerine bir yönetmelik şekline dönüştüren hükümet, adeta Türkiye’ye gol atmıştır. Buna Türkiye halkının köleleştirilmesi yönetmeli demekte hiçbir beis yoktur” dedi.

    İPTAL DAVASI AÇACAĞIZ

    Yönetmeliği satır satır, cümle cümle incelediklerini belirten Özer, “Bu yönetmelik bağımsızlığımızdan vazgeçme yönetmeliğidir ve tümünün iptali için Danıştay’a gideceğiz” dedi.

    Özer, Ak Parti iktidarını anlamakta zorlandıklarını belirterek “Bu ilk değil. Türkiye kuş gribinde, kene olaylarında ve son olarak domuz gribinde uluslararası tezgâhın oyuna gelmiştir. GDO’nun meşrulaştırılması tarihi bir hatadır ve bu hata gelir iktidarı vurur” dedi.

    “KENDİMİZİ ALDATILMIŞ HİSSEDİYORUZ”

    Mayıs ayından bu yana Başbakandan GDO konusunda kendisini bilgilendirmek için randevu beklediklerini belirten Özer; “Tarih ve vicdan bu kararın sahiplerini asla affetmez ve affetmeyecek. GDO, Siyonist Rockefeller’in küresel imparatorluk uğruna insanlığın başına sardığı bir belâdır. GDO projesinin başındaki eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissenger GDO projesinin amacını “Petrolü kontrol edersen ulusları, yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin. Yiyecek bir silahtır ve bizim müzakere çantamızdaki araçlardan biridir!” cümlesiyle açıklar.
    Ankara GDO'yu iyi bir şey sanıyor. Kendimizi aldatılmış hissediyoruz. Hatta hissetmiyoruz aldatıldık. Başbakanı yanlış yönlendirdiklerini ve aldattıklarına inanıyoruz ve Başbakanı bu tarihi hatadan derhal dönemeye çağırıyoruz. Bu hatadan dönmek için geç değil. İyiki yönetmelik olarak çıkmıştır. Yargıdan iptali veya geri dönüşü daha kolay. Sayın Başbakan arzu ederse kendisi ya da belirleyeceği bir ekibi bilgilendirmek isteriz” dedi.

    BAŞBAKAN 3 ÇOCUK ÇAĞRISINDAN VAZGEÇMELİ

    Başbakan Erdoğan’ın ‘3 çocuk yapın’ çağrısı ile GDO’lu ürünlerin meşruiyet kazandırılmasını n büyük tezat oluşturduğunu belirten Kemal Özer; “Sayın Başbakan ya üç çocuk yapın demekten vazgeçmeli ya da GDO’dan” dedi. GDO’nun doğal yapının bozulması, bitkiler ve insanların kısırlaştırılması anlamına geldiğini belirten Özer; “Başbakan son 50 yıllının kısırlık haritasını incelemeli. Üç çocuk yapın demekle üç çocuk yapılmaz. Erkeklerde çocuk yapacak sperm yok. Domuz aşısıyla bu daha da azalacak. GDO’lu ürünlerin hukuk zeminine alınmasıyla Türkiye 2030’ları bile göremez” dedi.



  2. #2
    Lisans Üye sonkahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    22 Sep 08
    Yaş
    25
    Şehir
    06 ANKARA
    Üniversite
    Selcuk Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Gıda
    Mesajlar
    445
    Konular
    167
    Eklentileriniz
    34
    Kazanılan Kredi
    1700
    Kullanılan Kredi
    28
    Kalan Kredi
    1672

    Standart Cevap: Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin durumu...

    http://www.tarim.gov.tr/Duyurular,ha...tml?NewsID=607 (alıntıdır)


    Genetiği Değiştirilmiş Organizmalara (GDO) Dair Yönetmelikle İlgili Basın Açıklaması
    Dünyada bulunan 8 gen merkezinden 3’ü ülkemizdedir. Ülkemizde 3.905’i endemik olmak üzere toplam 12.000 bitki türü bulunmaktadır. Bugün dünyada üretimi yapılan buğday, arpa, nohut, mercimek, zeytin gibi birçok önemli ürünün anavatanı ülkemizdir. Ayrıca insanlığın en önemli besin kaynaklarından biri olan buğdayın 11.000 yıl önce ülkemizde kültüre alındığı bilinmektedir.

    ABD, Arjantin, Brezilya, Çin, Kanada, Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika başta olmak üzere 28 ülkede üretilen GDO lu tohum ve buna bağlı GDO lu gıda ve yem ham maddeleri, biyolojik çeşitliliğimizin korunmasını ve sürdürülebilir kılınmasını tehdit etmektedir. Bu nedenle, Ülkemiz biyolojik çeşitliliğinin zarar görmemesi için tohum ve buna bağlı ürünlerin üretimi, 26.10.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik”in dayandığı yasalar esas alınarak yasaklanmıştır.

    Bu Yönetmelikle, insan yaşamı ve sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı, tüketici çıkarları ve çevrenin en üst düzeyde korunmasını riske sokanlar ile insan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotikleri taşıyan GDO ve GDO lu ürünleri içeren gıda ve yem maddelerinin ithalatı ve bebek mamalarında kullanımı da yasaklanmıştır.

    Yönetmelik kapsamında insan yaşamı ve sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı, tüketici çıkarları ve çevrenin en üst düzeyde korunması için karar vermeye esas teşkil edecek risk değerlendirmesi TÜBİTAK, üniversite öğretim üyeleri ve araştırmacılardan müteşekkil 11 kişilik bağımsız, bilimsel, teknik bir komite tarafından yapılacaktır. İnsan yaşamı ve sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı, tüketici çıkarları ve çevrenin korunması bakımından risk taşımadığı bilimsel olarak ispatlananlara etiketleme zorunluluğu getirilmiştir.

    Bahsi geçen Yönetmelik hükümlerine aykırı davranışların tespiti durumunda ise, 4703 sayılı Kanun, 5179 sayılı kanun ile 1734 sayılı kanununa göre izin iptali, para cezası, toplama, imha, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve hapis cezası dahil cezalar verilebilecektir.

    Yine Yönetmelikle beraber bağımsız, bilimsel, teknik Komite raporu neticesine göre ihracat, ithalat, işleme, nakil aşamalarında piyasa denetim ve kontrolleri daha da sıklaştırılacak, Bakanlığımız laboratuvarlarında yapılan analizler de dikkate alınarak, Yönetmeliğe aykırı bir husus meydana gelmesi halinde gerekli cezai işlemler yapılacaktır.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.



  3. #3
    Lisans Üye sonkahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    22 Sep 08
    Yaş
    25
    Şehir
    06 ANKARA
    Üniversite
    Selcuk Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Gıda
    Mesajlar
    445
    Konular
    167
    Eklentileriniz
    34
    Kazanılan Kredi
    1700
    Kullanılan Kredi
    28
    Kalan Kredi
    1672

    Standart Cevap: Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin durumu...



    Feng Changlin adındaki Çinli çiftçi, domuz yavrusu dünyaya geldikten birkaç gün sonra yavrunun normalin çok dışında bir yüze sahip olduğunu fark etti.

    Bir anda ilgi odağı olan domuz yavrusuna Feng’in çocukları bakıyor. Düzenli süt içen ve gelişimi dikkatle takip edilen domuzun nasıl maymun suratına sahip olarak dünyaya geldiği ise merak konusu.

    İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, maymun suratlı domuzun genlerinin İnsan Aşılama ve Embriyoloji Otoritesi’ne gönderilmesi bekleniyor.

    Bu kurumda insanlardaki kalp rahatsızlıklarını önleyici bir tedavi geliştirmek için Warwick Üniversitesi Klinik Bilimleri Araştırma Enstitüsünün aldığı onay ile insan-domuz karışımı embriyoların üretimi başlatılmıştı.


    Daha neler göreceğiz



  4. #4
    Yönetici Didem SALİCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    15 Nov 07
    Yaş
    24
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Uludag Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Kek, bisküvi, çikolata
    Mesajlar
    818
    Konular
    160
    Eklentileriniz
    37
    Kazanılan Kredi
    Yönetici
    Kullanılan Kredi
    Yönetici
    Kalan Kredi
    Yönetici

    Standart Cevap: Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin durumu...

    Alıntı sonkahraman Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster




    Bu kurumda insanlardaki kalp rahatsızlıklarını önleyici bir tedavi geliştirmek için Warwick Üniversitesi Klinik Bilimleri Araştırma Enstitüsünün aldığı onay ile insan-domuz karışımı embriyoların üretimi başlatılmıştı.

    Şaka gibi



  5. #5
    Lisans Üye sonkahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    22 Sep 08
    Yaş
    25
    Şehir
    06 ANKARA
    Üniversite
    Selcuk Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Gıda
    Mesajlar
    445
    Konular
    167
    Eklentileriniz
    34
    Kazanılan Kredi
    1700
    Kullanılan Kredi
    28
    Kalan Kredi
    1672

    Standart Cevap: Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin durumu...

    GDO ve Biyogüvenlik
    Özel yöntemlerle yada daha açık bir deyimle DNA teknolojisi kullanılarak bir organizmadan başka bir organizmaya bir veya daha fazla gen transfer ederek organizmanın genetik yapısının değiştirilmesine GENETİK MODİFİKASYON yani GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR diyoruz. Genetik yapının değiştirilme işlemi ya kendi türünden ya da kendi dışındaki başka bir türden olmak üzere iki şekilde olmaktadır. Bu işlemin gıdalarda uygulanmasına da GDG (genetiği değiştirilmiş gıda) adını veriyoruz.
    Günümüzde güncel olan ve uzun süreden beri gündemimizi işgal eden ve görünen odur ki daha uzun bir süre de işgal edecek olan ve son günlerde de her kafadan bir sesin çıktığı genetik gıdaları ve bununla beraber birdenbire önem kazanan GIDA ve YEM AMAÇLI GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR ve ÜRÜNLERİNİN İTHALATI, İŞLENMESİ , İHRACATI ,KONTROL ve DENETİMİNE DAİR YÖNETMELİK daha imza aşamasındayken ortalık toz duman oldu ve tüketici paniklerken kafalar iyice karıştı. Gerçektende artık yaşamımıza istesek de istemesek de giren GD Gıdalarla ilgili olarak konunun tüm yönleriyle ve çok geniş boyutlu olarak tartışılması gerekir. Ancak görüyoruz ki bunu yapmak yerine birileri hemen bunu politik bir malzeme olarak kullanmaya başlarken kanun koyucular de ben tek yetkiliyim, ne dersem o olur mantığıyla davranarak ve kendi dışında ki tarafları yok sayarak başka bir yanlışa imza attı.Bu da yetmiyor ki taraflar birbirlerini durmadan suçlayarak var olan kafa karışıklıklarını iyice içinden çıkmaz hale getiriyorlar. Bir defa burada söz konusu olan halkın sağlığıdır. Hiç kimsenin bunu kendi bakış açısına hapsetmeye hakkı yoktur. Bu gün gerek bilim adamları gerekse tartışmanın diğer bileşenleri ortak bir noktada buluşamıyorlar. Taraflardan birisine göre GDG ve GMO’lar kesinlikle ret edilmelidir. Zira bu gıda veya organizmalar hem insan sağlığına hem de çevreye zarar vermektedirler. Bu gıdalar gelecekte sadece doğayı tahrip etmekle kalmayacağı gibi insan sağlığını da ciddi boyutlarda riske edecektir. Diğer tarafa göre de bunun tam aksine GDO’ların kullanılmasının insan sağlığına hiçbir zararı olmayacağı gibi artan nüfusun gıda gereksinimini karşılamaktan tutun daha az ilaç kullanımına ve istenen talebe uygun olarak üretim için çok yararlı olacağı görüşündedirler.
    Durum böyleyken tarafların birbirlerini yok saymak, ortak bilinçle hareket etmek yerine birbirlerini çıkarcılıkla, ideolojik yaklaşmakla ve çok da kolayca suçlamayı seçmektedirler. Ve burada olan halka olmaktadır. Bir yandan domuz gribi olaylarında yetkililerin tutarsız, birbiriyle çelişen açıklamalarının şoku devam ederken arkasından da reyting uğruna medyanın da kışkırtmasıyla GDO konusuyla karşı karşıya kalan insanlar tam bir panik içinde kaldılar. Hangi tv kanalında ilgili bir haber geçiyorsa yan tarafında da birbirinden güzel meyve sebze görüntüleri akıyor ve doğal olarak tüketiciler ekranda gördükleri meyve sebzelerin tehlikeli olduğu ve bunlardan uzak kalması gerektiğini düşünüyor. Tam da mevsim itibarıyla bizler halkı bol sebze ve meyve tüketmeye teşvik ederken. Bir başkaları da tezgahtan aldıkları gıda ürünlerini kameralara sallayarak bilir bilmez tespitlerde bulunuyor kendilerine göre siyasi hedefleri uğruna şovlar yapıyorlar. Doğrusu onlar bu şovları yaparken ekmeğinin peşinde olan satıcının neler düşündüğünü bilmek isterdim. Kimsenin halkı, tüketiciyi düşündüğü yok. Herkes bu konudan nasıl kendime pay çıkarırım derdinde.
    Diğer yandan bence asıl önemli olan yönetmeliği tartışmaktan çok olayın kendisidir. Zira yönetmelikte yanlış veya eksikler varsa ki vardır bunlar bir şekilde giderilebilir. Bunun için tüm bileşenlerin bir araya gelerek samimi ve hiçbir kaygı taşımadan konuyu enine boyuna ele alarak ortak noktayı bulmaları gerekiyor ki bunu da düzenleyecek olan ilgili bakanlıktır. Ancak yönetmeliğin tümünden birkaç ifadenin etrafında kıyameti koparmak ve bir yerlere yüklenmek pek de doğru gelmiyor. Ve her şeyden önce yönetmeliği bir bütün olarak incelemek zarureti vardır.Doğrusu bunun yapılabildiğinden emin değilim.Ve anlıyoruz ki burada taraf olmak ya da olmamak başlı başına bir tartışma konusudur. Ve görüldüğü gibi bilim adamları fikir birliği içinde değilken biz tüketicilerin karşıt ya da yandaş olmamızdan daha önemlisi konunun felsefesidir. Başka bir ifadeyle yarar ve zararlarını bilim adamlarının uzlaşmasına bırakarak verimli toprakları ve bitki çeşitliliği bu kadar zengin olan ülkemizde GDO ekimine veya GDGıdalara ihtiyacımızın olup olmadığıdır ki yoktur. O halde neden buna gerek duyulmaktadır diye sorabiliriz. Yanıt olarak da yanlış politikalar, kendi kaynaklarımızın yeterince değerlendirilememesi ve dışa bağımlılık diyebiliriz. Ülkemizde bu yanlış politikalar ve dışa bağımlılık sonucu haşhaş üretimi yasaklandı ve geçimini haşhaş üretiminden sağlayan binlerce aile işsiz kaldı. Daha sonra bunu şeker pancarı, tütün,pamuk kotaları takip etti. Bir şekilde coğrafyamızın bir bölümü nedeni veya haklılık payı ne olursa olsun köyleri boşaltılarak insansızlaştırıldı.Hayvancılık ve tarım büyük oranda yok edildi. Bunları irdelemeden GDO’ları veya ilgili yönetmeliği tartışmak sadece kolaycılıktır ve asıl sorunu gizlemektir. Bugün ülkemizde 2.000.000 dönümden fazla verimli ancak ekilemeyen ya da ekilmeyen arazimiz mevcuttur. Bu verimli araziler organik üretim için hazırdır. Üzerinde durulması gereken başka önemli bir nokta da GDO’lar hakkında yeterli bilgiye sahip olmaktır. Zira tüketicinin şayet herhangi bir uyarı veya açıklama yoksa tükettiği gıdanın GDO içerip içermediğini anlayabilmesi mümkün değildir. Ve yine biliyoruz ki bu gıdalar herhangi bir şekilde ülkemizde bulunmakta ve bilinçsizce tüketilmektedir.. Ve sınırlarımızda bu ürünlerin tespitini yaparak girmesini önleyecek bir yapılanma henüz kurulmuş değildir. Sınırlardan girdikten sonra ise artık çok geçtir. Diğer yandan bu ürünlerin alerjilere ve salgın hastalıklara yol açtığına dair bilimsel veriler var mıdır? Yoksa varsayımlardan mı ibarettir. Gıda Mühendisleri olarak üzerimize düşen temel görevin bilimsel verilere dayanarak konuyu tüm boyutlarıyla tartışmak olduğunu belirtmek istiyorum.. Çünkü hiçbir şey insan sağlığından ve üzerinde yaşanılacak sağlıklı bir çevreden daha önemli değildir. Ayrıca biliyoruz ki GDO’lu ürünlerin kullanılmasının sorunu daha çok gelecekle ilgilidir. Gelecek ise meçhuldür ve kaygılar her zaman olacaktır. Ancak Gıda güvencesi penceresinden baktığımızda bu ürünlerin sadece birkaç firmanın egemenliğinde üretilmesi hatta büyük bölümünü bir ABD firmasının gerçekleştirmesi düşündürücü ve önemlidir. Sadece bu yönüyle baktığımızda bile bunu geri dönülmez bir tekelleşmeye gideceği açıktır. Tüketicinin ve çevrenin tartışılan sağlık riskleri ise gıda güvenliği açısından önemlidir. Ve de kesinlikle var olan endişeler giderilmeden gerek GDO üretimine gerekse GD Gıdaların tüketimine izin verilmemelidir. Sadece izin vermemekle kalmayıp çok sıkı bir şekilde denetimi sağlanmalıdır.Yetkililer adı geçen yönetmeliğin bu amaca uygun olarak çıkarıldığını söylüyorlarsa bunu açık ve net bir şekilde ifade etmeli ve kaygıları gidermelidirler. Zira tüketicinin doğal olarak güveneceği makam burasıdır.
    Zaten birey ve toplumda hemen her konuda oluşmuş olan gerginlik ve stresin üzerine bir de tükettiği gıdaların endişesi eklenirse herhalde ortaya masumane sonuçlar çıkmayacak ve bundan hepimiz sorumlu olacağız.
    Tüm insanlığın yeterli, dengeli ve güvenli gıdalarla beslendiği, barış içinde yaşayacağı bir dünya dileğiyle.
    Kadir Daghan
    TMMOB Gıda Müh. Odası
    Y.K. 2. Başkanı



  6. #6
    Lisans Üye laktoz_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    10 Mar 08
    Şehir
    Seçiniz
    Üniversite
    Cumhuriyet Universitesi
    Meslek
    süt teknikeri
    Sektör
    unlu mamüller
    Mesajlar
    256
    Konular
    57
    Eklentileriniz
    6
    Kazanılan Kredi
    300
    Kullanılan Kredi
    17
    Kalan Kredi
    283

    Standart Cevap: Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin durumu...

    Alıntı engineer_girl Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şaka gibi
    korkunç bişey bu ya düşünsenize yiyeceklerimizde de bu tür şeyler olsun



  7. #7
    Yeni Üye gıda2008 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    23 Oct 08
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Istanbul Aydin Universitesi
    Meslek
    Gıda Teknikeri
    Sektör
    Şekerleme Üretimi
    Mesajlar
    85
    Konular
    8
    Eklentileriniz
    5
    Kazanılan Kredi
    250
    Kullanılan Kredi
    16
    Kalan Kredi
    234

    Standart Cevap: Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin durumu...

    Merhaba arkadaşlar,
    (ForumFood aracılığı ile bende yetkililere bir şeyler iletmek istiyorum...)
    Bu GDO hakkında hemen hemen bütün toplumların bir araya geldiği sokaklar da bile konuşulmaya başlanması beni daha da çok korkutmaktadır. Çünkü çevremde duyduğuma göre bu GDO ile ilgili daha değişik ifadelere yer verilmektedir. Televizyonların reyting uğruna ( çevremde duyduğuma göre H1N1 ve GDO haberleri olduğunda pür dikkat izleniyormuş...), bilir bilmez insanları yanlarına alarak marketlerin o güzel domates, biber, patlıcan vs. gibi meyve ve sebzelerin yanın da çekim yapılmakta ve insanları bu ürünleri tüketmeyin havası sunulmaktadır. Belki de bu da planlı yapılıyordur kimbilir!
    Çünkü bu tür programlar ve/veya haberler beni daha çok ürkütmekte ve bunu kendine pay çıkarak olanlar her geçen gün artmaktadır. Özellikle korkum, geçimini sadece manav olarak geçinen kişilerin ekmeklerine mani olacak nitelikte reklam kampanyalarının başlanması olacaktır. Bunu da şu şekilde başarabilirler:
    Öncelikle marketlere artık girdiğimizde "GDO lu ürün marketimizde yoktur" "(Falanca) ..... kurum tarafından test edildi onaylandı." Şeklinde ibare koyarak bu marketlere olan güveni arttırıcı ancak manava olan güveni belki de zedeleyici tavırlarda bulunan olabilir. Buda ülke için, ekonomi için hiçte iyi olmayacak bir takım hadiselere dönüşebilir. En önemlisi işsizlik daha da artabilmektedir.

    Kısacası ilgili yetkililere bu ve bunun gibi durumları önleyecek bir yasa tasarısı veya bir yönetmelik bir takım önlemler almasını ve komuoyunun düzgün bilinçlendirilmesini rica ediyorum.
    Saygılarımla...



  8. #8
    Lisans Üye sonkahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    22 Sep 08
    Yaş
    25
    Şehir
    06 ANKARA
    Üniversite
    Selcuk Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Gıda
    Mesajlar
    445
    Konular
    167
    Eklentileriniz
    34
    Kazanılan Kredi
    1700
    Kullanılan Kredi
    28
    Kalan Kredi
    1672

    Standart Cevap: Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin durumu...

    İçinde GDO'lu ürün bulunmayan bir market yok, dikkat edersen artık meyve-sebze olarak değil işlenmiş ürünlerde GDO'lu hammadde kullanıldığı halk ile paylaşılıyor, ben bunu fakültedeyken zaten tüm yakın çevreme anlatmıştım, en büyük risk faktörüde zaten bebek mamasında bile bu ürünlerin kullanılmasıdır, Bakanlığın da mevcut laboratuarlarında yapılan analizlerin kalitesinin ne durumda olduğunu biliyoruz,

    Örneğin Rusya'ya ihraç etmeye çalıştığımız ürünler zirai ilaç katkılı diye geri döndü, bu geri dönen gıdaları bizim halkımıza afiyetle yedirdiler, halkın sağlığı konusunda bi Rusya kadar bile halkımızı koruyamaz durumdayız,

    En basit tarım ilacını bile tespit edemiyen bakanlık GDO tespiti gibi kompleks bir analizi nasıl yapacak acaba veya yapmayıp bu halka kakalayacak mı göreceğiz? ama bunun sonuçları ağır olacak vesselam...



  9. #9
    Lisans Üye sonkahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    22 Sep 08
    Yaş
    25
    Şehir
    06 ANKARA
    Üniversite
    Selcuk Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Gıda
    Mesajlar
    445
    Konular
    167
    Eklentileriniz
    34
    Kazanılan Kredi
    1700
    Kullanılan Kredi
    28
    Kalan Kredi
    1672

    Standart Cevap: Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin durumu...

    6. GIDA MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ ve GDO YAKLAŞIMI

    Odamız tarafından iki yılda bir gerçekleştirilen Gıda Mühendisliği Kongresi, sektörü, bilim çevresini ve kamu kuruluşları yetkililerini bir araya getiren önemli bir buluşmadır. Kongre, aynı zamanda, Gıda Mühendisliği alanında dünyada ve ülkemizde yapılan çalışmaların, yeni bilimsel araştırmalara ilişkin bulguların paylaşıldığı ve tartışmaya açıldığı düzlem niteliğini artırarak sürdürmektedir.
    Bu yıl 6 ncısını düzenlediğimiz Gıda Mühendisliği Kongresi, değerli katılımcıların yanı sıra, bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşmak üzere yurt dışından gelen konuklarımızın program içinde yer alması ile daha zengin bir düzeye ulaşmış, bir anlamda, etkinliğimizin sınırlarını uluslararası boyuta taşımıştır.
    Son yıllarda, gıda güvencesi ve gıda güvenliğine yönelik sorunlar çeşitli yönleriyle tartışılmakta ve dünya gündeminin ilk sıralarında yer almaktadır. Neo liberal ekonomi-politikaların kaçınılmaz bir sonucu olarak, özellikle son yıllarda yoğunlaşan küresel ekonomik krizin de tetiklemesiyle, açlık sınırının altında yaşam savaşı veren insanların sayısı 1 milyarı aşmıştır. Bir yandan milyonlarca insan, evrensel insan hakkı anlayışının temel ve vazgeçilmez ilkesi olan yeterli ve güvenilir gıdaya ulaşma hakkından yoksun bırakılırken, diğer yandan, aşırı beslenmenin getirdiği obezite, kalp-damar hastalıkları gibi sorunlarla uğraşılmaktadır.
    Onlarca yıldır serbest piyasa anlayışını IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşlar aracılığıyla gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelere dayatan kapitalist ülkeler, kendi ilkelerine aykırı uygulamalarla ezberimizi bozmaktadır.
    - Türkiye’de, 1995 yılında imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması ile başlayan gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalarda, 14 yılı aşkın süre geçmesine karşın, önemli denilebilecek bir yol kat edilememiştir.
    - Avrupa Birliği mevzuatına uyumlu, ilgili tüm bileşenlerin katılımıyla hazırlanmış ve Türkiye gerçekleriyle örtüşen bir Gıda Yasası çıkarılamamıştır.
    - Yürürlükte olan gıda yasası ve bağlı mevzuatı, AB kazanımlarına uyumlu olmadığı savıyla Avrupa Birliği yetkililerince eleştirilirken, iç hukukumuza aykırı uygulamalara yol açtığı gerekçesiyle ya kısmen iptal edilmiş ya da yürütmesi durdurulmuştur.
    - Gıda güvenliği konusunda tek yetkili konumdaki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, personel ve alt yapı donanımını iyileştirememiş, denetim ve kontrol hizmetlerini öngörülen düzeyde yerine getirememiştir. Bakanlık, bu konudaki eksiklikleri ivedilikle gidermelidir.
    - Tüketici sağlığını tehdit eden ve haksız rekabetin önemli bir parçası olan kayıt dışı üretim önlenememiştir.
    - Taslak halinde kamuoyuna yansıyan “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Yasası” tasarısı değiştirilerek “Gıda ve Yem”, “Bitki Sağlığı” ve “Veterinerlik Hizmetleri” olmak üzere 3 ayrı kanun halinde düzenlenmelidir.
    - Ulusal Biyogüvenlik Yasası yerine, GDO Yönetmeliği diye anılan “ Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik “ geçtiğimiz günlerde yürürlüğe girmiştir. Gıda güvenliğini, insan ve çevre sağlığını ilgilendiren böylesine duyarlı bir konuda, paydaşlardan görüş alınmaması üzüntü verici ve düşündürücüdür.
    - Tüm dünyada tartışmalı konu olan Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ların kullanıldığı gıda ve yeme ilişkin düzenlemeler, yasal dayanaktan yoksun bir yönetmelikle değil, Biyogüvenlik Yasası çıkarılarak sağlanmalıdır.
    - Gelecekte insan sağlığını, çevreyi, bitkisel ve hayvansal üretimi, biyoçeşitliliği ve ekonomiyi nasıl etkileyeceği bilinmeyen bir konuda, GDO içeren gıda maddelerinin üretimine izin verilmesi kabul edilmemelidir.
    - Türkiye’de gıda güvenliğinin sağlanmasında risk değerlendirmesi yapmak üzere bağımsız ve özerk yapıda Ulusal Gıda Otoritesi mutlaka kurulmalıdır.
    - 2008 yılında Türkiye ekonomisi %10 küçülürken, yabancı yatırımcıların gıda sektörüne girmesi, gelir dağılımındaki adaletsizlikler, kayıt dışı üretimin artmasına bağlı olarak haksız rekabetin yaygınlaşması gibi sorunlar nedeniyle, azımsanmayacak sayıda işletme kapanmak zorunda kalırken, sektöre yatırım yapma eğiliminde düşüş söz konusudur.
    - Gıda sektörünün üretim kalitesinin gelişmesinde önemli işlev gören, başta Gıda Mühendisleri olmak üzere teknik eleman gereksinimi giderek artmaktadır. Sektör, sorunlara çözüm üretecek, bilimsel-teknik bilgi birikimi ve derinliği olan elemanı tercih etmektedir.
    - Üniversitelerin eşitsiz olanaklara sahip olması, mezun olan mühendislerin niteliğine ilişkin soruları artırmaktadır. Var olan Gıda Mühendisliği bölümlerine her yıl yenilerinin eklenmesi, kontenjanlarının artırılması, üstüne üstlük, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinde “Gıda Hijyenisti ve Kontrolörü “ bölümünün açılması, bu öğrenim döneminde öğrenci alımına başlaması sorunların artmasına neden olacaktır.
    - Gıda güvenliğinin sağlanmasında yetkili otorite konumunda olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Tarım ve Gıda Bakanlığı olarak yeniden yapılandırılması olumlu bir gelişmedir. Ancak, Bakanlık yönetim anlayışının da buna göre değişmesi gerekmektedir.
    - Gıda denetim hizmetlerinin etkin biçimde yapılabilmesi için bakanlığın Gıda Mühendisi istihdamını ivedilikle artırması gerekmektedir.
    - Gıda güvenliği gibi tüm toplumu ilgilendiren bir konuda mevzuat, oldu bittiye getirilerek çıkarılmamalı, hazırlık aşamasında meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarının görüşleri değerlendirilmelidir.
    6. Gıda Mühendisliği Kongresi Düzenleme Kurulu
    6 – 8 Kasım 2009 Kemer ANTALYA



Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18-05-2009, 20:02
  2. Türkiye’nin Gıda Sektöründeki Biyoteknolojik Durumu Ve Gelişmeleri
    By selim84 in forum Ders Ödev ve Raporları, Staj Raporları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-04-2009, 11:43
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-11-2007, 23:53
  4. Japon mimardan Fransa’ya ‘kağıttan köprü’
    By fatihalt in forum DİĞER KONULAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30-07-2007, 10:49
  5. Gencleri alkole alistiran ’karisim icki’ye fren
    By utkan in forum Alkollü ve Alkolsüz İçecekler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19-02-2007, 23:39

Konuyu İnceleyen Üye Sayisi: 0

You do not have permission to view the list of names.

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0