SALAMURADAN, DONDURULMUŞ GIDAYA

Damak zevki, insanın varoluşunun başlangıcından bugüne uzayan bir seyir içinde hep önemli olmuştur. En güzel baharatlar, en güzel tatlandırıcılar, en güzel aromalar için keşifler yapılmıştır. Roma, Osmanlı, Büyük Britanya Krallıklarının saraylarının en gözde simaları arasında , her zaman bir veya birkaç gastronomi uzmanı, tadımcı, çeşnicibaşı varola gelmiştir. Saraylıların, iştah açıcı ziyafet sofraları için, kış ortasında yaz, kavurucu sıcaklarda soğuk günlerin meyve ve sebzeleri özel yöntemlerle saklanmıştır. Bu uğurda türküler bile yakılmıştır. Anadolu Folku’nda örnekleri çoktur: Zemheri ayında yar / nar ister benden... Pahalı ve imkansız bir isteğin dile gelmiş , soylu bir anlatımdır bu ...
Özel sandıklarda koruyucu maddelerle kaplanarak saklanan türlü meyveler, havayla teması kesilerek sıvılar içinde korunan sebzeler, sofraları süslemiştir. Buzdolabının Türkiye' de henüz yaygınlaşmadığı evrelerde haminnelerin sandıklarında kış ortasına dek saklanan sarı ayvalar, kıpkızıl narların sandığa yaydığı kokuyu orta yaşın üzerindekilerin çoğu hatırlar. Buzdolabı çıktı , bu enfes ritüel bozuldu. Derin dondurucularsa, “ karpuzçatlatan" buzdolaplarının pabucunu dama attı . Teknoloji artık öyle bir noktada ki, - insan dahil – dondurulamayacak canlı yok gibi .

TÜRKİYE’DE DONDURULMUŞ MEYVE VE SEBZE

Türkiye’de 20-25 yıllık bir geçmişe sahip olan dondurulmuş meyve ve sebze sektörü, henüz genç bir sektör olmakla birlikte, hızlı bir gelişme göstermiştir. Genel olarak., 80’ li yıllara kadar, meyveler ve sebzeler, diğer amaçlarla kurulmuş tesislerde işlenmiştir. İlk öncü tesis 70’ li yılların başında Kayseri’de kurulmuştur.


Devamı…

Dosya Türü: doc
Şifre: www.forumfood.net