: Siyah Çayın (Camellia Sinensis) İşleme Aşamalarında Kalite : Zuhal KALCIOĞLU, Turgay TURNA
Çay dünyada sudan sonra en fazla tüketilen içecektir. Doğal olarak Hindistan ve Çin’de yetisen C. sinensis önce Japonya’ya daha sonra sırasıyla Asya, Arabistan, Rusya ve Avrupa’ya yayılmıs, 17.yy dan itibaren de Yeni Dünya ulasmıstır. Ülkemizde çay üretimi ilk olarak 1889’da Çin’den, daha sonra 1892 de Japonya’dan getirilen fidanlarla Bursa’da denemeler yapılmıs, ancak ekolojik sartlar uygun olmadığı için basarılı olunamamıstır. 1917’de Ali Rıza Ethem, Batum’da yapılan çay üretim denemelerinde olumlu sonuçların alındığını bildirmis ve Rize bölgesinin her bakımdan yetistiriciliğe uygun olduğunun rapor etmistir. Bu rapor bağlı olarak 1920 de Rize bölgesinde çay yetistirilmesi bir kanunla kabul edilmis, 1924’de Zihni Derin görevlendirilmis, çay tarımını düzenleyen yasa çıkarılmıs, aynı yıl Rize Çay Enstitüsü kurulmus ve Batum’dan alınan tohumlarla çay üretimine baslanmıstır. Ancak dönemin zorlukları nedeniyle üretim yaygınlastırılamamıs, 1939’da tekrar konu ele alınmıs ve 1940 tarih ve 3788 sayılı kanunla bölgede Sovyet Rusya sınırından Trabzon-Araklı deresine kadar olan bölge çay yetistiriciliği için ayrılmıstır. Bu dönemden üreticiden ilk olarak 815 kg yas çay alımı yapan kurum günümüzde yaklasık 600 bin ton yas çay alımı yapmaktadır. Çay üretiminde 1980 de otomasyona geçilmis, 1986 da ise özel sektöre açılmıstır (Kaptan 1968, Tekeli 1976). Dünya kuru çay üretimi 2005 yılında yaklasık 2.7 milyon ton olarak bildirilmekte olup bu üretimin %29,4’ü Hindistan, %23,2’si Çin, %9’u Sri Lanka (Seylan), %8,2’i Kenya, %5,2’si Endonezya, %4,9’u Türkiye ve geri kalanı diğer ülkeler tarafında gerçeklestirmektedir
:
|
|
|||||
|
|||||
|
|
|||||


LinkBack URL
About LinkBacks









Paylaş







Alıntı

Bookmarks