: Soğukta Muhafaza
: Doc
: Dosya içersinde

Bir maddenin veya ortamın sıcaklığını onu çevreleyen hacim sıcaklığının altına indirmek ve orada muhafaza etmek üzere ısının alınması işlemine soğutma denir (Özkol, 1988).

Isı kaybının neden olduğu sıcaklık düşmesine ya da sıcaklık azalmasına soğutma denir (Zorkun ve Ardıç, 1980).

En basit ve eski soğutma şekli, soğuk yörelerde tabiatın meydana getirdiği buzları muhafaza edip bunları sıcak veya ısısı alınmak istenen yerlere koyarak soğutma sağlanmasıdır. Kışın meydana gelen kar ve buzu muhafaza ederek sıcak mevsimlerde bunu soğutma amaçları için kullanma usulünün M.Ö. 1000 yıllarından beri uygulanmakta olduğu bilinmektedir (Özkol, 1988).

Soğutma işi görüldüğü gibi çok eski devirlerde başlamıştır. Çinliler de soğutma işine önem vermişlerdir. Kışın donmuş göllerin buz ve karlarını derin, geniş kuyularda sıkıştırarak muhafaza edip yaz süresince bunların soğukluğundan yararlanmışlardır (Ersoydan, 1967).

Eski Mısırlılardan beri geceleri açık gökyüzünü görecek tarzda yerleştirilen seramik testilerde suyun soğutulabileceği bilinmektedir. Bu soğutma şekli, gökyüzünün gece karanlıktaki sıcaklığının mutlak sıfır (-273°C) seviyesinde olmasından ve ışıma yolu ile ısının gökyüzüne iletilmesinden yararlanılarak sağlanmaktadır (Özkol, 1988).

Aynı şekilde Yunanlılar ve Romalılar da toprağa gömülü büyük küpleri geceleri su ile doldururlar ve gece serinliğinde soğuyan suları gündüz içerlerdi. Daha sonraları onlar da Çinliler gibi kar ve buzdan yararlanmışlardır (Ersoydan, 1967).

Büyük İskender de kışın biriktirilen kar ve buzları, yazın sıcak günlerinde içki soğutulması için kullanmış ve ziyafetlerinde misafirlerine soğuk içki ikram etmiştir. İmparator Neron ise memleketinde güneş etkisinden korumak için duvarları samanla izole edilmiş odalar yaptırmış ve bu odalarda meyve ve sebzeleri uzun zaman muhafaza ettirmiştir (Ersoydan, 1967).

...

: