2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    Prof. Dr.
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    10 Apr 07
    Şehir
    07 ANTALYA
    Üniversite
    Suleyman Demirel Universitesi
    Meslek
    gıda mühendisi
    Sektör
    yemek
    Mesajlar
    3.368
    Konular
    892
    Eklentileriniz
    172
    Kazanılan Kredi
    8600
    Kullanılan Kredi
    26
    Kalan Kredi
    8574

    Standart SÜTÜN ÖNEMİ

    Süt; su, yağ, protein, karbonhidrat, mineraller ve vitaminlerden oluşan zengin bir içecektir. Özellikle B grubu vitaminlerden riboflavin açısından zengin olan sütte, mineral olarak da en çok kalsiyum ve fosfor bulunur. Süt ve süt ürünleri, sağladığı enerji ve protein değerleri yanında, içerdiği kalsiyum ve fosfor nedeniyle, kemik ve diş sağlığı açısından da büyük önem taşır. Fakat süt C vitamini ve demir yönünden fakir bir besindir. Sütü içme amacıyla kullanma alışkanlığımız diğer ülkelere oranla azdır. Genellikle peynir, yoğurt, dondurma gibi süt ürünlerinin kullanımı ülkemizde daha yaygındır.
    Günlük Tüketilmesi Gereken Süt-Yoğurt Miktarı
    Günlük tüketilmesi gereken süt miktarı, çocukluk ve yaşlılık dönemlerinde yaşa göre değişkenlik göstermektedir.
     Bir-üç yaş gurubu çocuklarının günde 500 gram
     Dört-altı, yedi-onbeş, onbeş ve üstü yaş gurubu çocuklarının günde 400 gram süt tüketmeleri gerekmektedir.
     Kırkbeş-altmışbeş yaş arası kişilerin tüketmeleri gereken süt miktarı günde 350-400 gram,
     Altmışbeş yaş ve üstü kişilerinse günde 400-500 gramdır.
    Sütün bazı maddeleri (süt albumini, süt yağı ve lipidler, laktoz vb.) alveol hücrelerinde sentezlenir; bazı maddeler (immunoglobulinler, serbest aminoasitler, tuzlar, glikoz ve diğer bazı şekerler, hormonlar ve vitaminler) ise yüksek veya düşük konsantrasyonlarda kandan alınırlar. Ayrıca bazı yabancı maddelerde değişikliğe uğramadan süte geçerler (gıdadan geçen yağlar, ilaçtan geçen antibiyotikler, pestisitler).
    Sütün Bileşimi
     % 87.3 su
     % 3.5 yağ
     % 5 karbonhidrat
     % 3.4 protein
     % 0.7 kül (mineral madde)
    Sütün bileşimi çeşitli faktörlerin etkisi altında değişir.
    Kimyasal bileşimi;
     Hayvanın türüne,
     ırkına,
     bireysel durumuna,
     laktasyon (süt verme) periyoduna,
     yemleme ve sağlık durumuna göre değişir.
    Mikrobiyolojik bileşimi;
     süt üretim koşullarına,
     ineğin sağlık durumuna,
     sütün işletmedeki muhafazası sırasında soğutulup soğutulmadığına,
     sütün süt işletmesine naklindeki koşullara,
     sütün ısıtılmasında uygulanan yöntemlere,
     ısıtıldıktan sonraki enfeksiyon durumuna göre değişir.
     Hayvan sütlerinin proteinlerinin %85 kadarı kazeindir.
     Süt yağının yaklaşık 3/2 doymuş, geri kalanı doymamış yağ asitlerinden oluşmuştur.
     Mineral maddelerden sütte en çok kalsiyum ve fosfor bulunur. En az bulunan mineral madde ise demirdir.
     Sütün karbonhidratı bir disakkarit olan laktozdur.
     Sütte, B vitaminlerinin hepsi az veya çok bulunur. Riboflavin için çok iyi kaynaktır.
     Sütte ayrıca lipaz, amilaz, katalaz, fosfataz gibi birçok enzim de vardır.
    Süt, oda sıcaklığında 1 günden fazla bekletildiğinde bozulan bir yiyecektir. Uygun saklama koşulları bulunmadığında hemen tüketilmesi ya da yoğurt, peynir şeklinde saklanması gerekmektedir. Pastörize sütler buzdolabında 2-3 gün, pastörize olmayan sütler ise en az 5 dakika kaynatılıp cam kaplarda olmak koşuluyla buzdolabında 1-2 gün saklanabilir.
    Kaynamış sütte bazı B vitaminlerinde kayıplar olursa da sütün asıl zengin kaynak olduğu protein, kalsiyum, fosfor ve A vitamini değerlerinde kayıp olmaz.
    Probiyotik Süt Ürünleri
    Probiyotikler insanların mikrobiyal dengesini düzenleyerek bireyi yararlı yönde etkileyen canlı mikrobiyal gıda katkılarıdır. Süt endüstrisinin probiyotiği laktobasil ve bifidobakterilerin kültür olarak kullanıldığı yoğurttur.
    Probiyotik bakterilerin sağlık üzerinde olumlu etkileri;
     laktoz toleransını azaltma,
     patojenik virüsleri ve bakterileri inhibe etme,
     vitamin üretimi,
     serum kolesterol seviyesinin düşürülmesi,
     tümör oluşumunu engelleme,
    SÜT LİPİDLERİ
    Süt yağı fizyolojik yönden de önemli bir maddedir. Sağlamış olduğu yüksek enerji değeri yanında, fizyolojik değeri yüksek yağ asitlerini bünyesinde içermesi, sindiriminin yüksek olması, A,D, E vitaminlerini bulundurmasıyla da beslenmede önemli rol oynar. Süt yağının sütün organoleptik özellikler üzerine de etkisi vardır. Yağ asitleri trigliseritleri ve bileşiminde bulunan laktoz ile sütün aromasını etkiler.
    Süt Proteinleri
    Proteinler hayat için son derece gerekli organik bileşiklerdir. Büyüme, çoğalma ve kendi kendini onarmaları süreçleri proteinleri ile yakından ilgilidir. Süt proteini de organizmada sentezi yapılmayan, gıdalarla alınması zorunlu olan esansiyel aminoasitleri yeteri miktarda içerdiğinden insan beslenmesinde fizyolojik öneme sahiptir. Ayrıca süt proteininin teknolojik değeri de yüksektir. Çünkü süt proteini olan kazein peynir, yoğurt yapımında da temel maddeyi oluşturmaktadır. Bir çok süt ürünlerinde protein maddesi önemli bileşen olmaktadır. (Peynir, yoğurt, süt tozu, koyulaştırılmış süt)
    Süt Şekeri
    Laktoz, glikoz ve galaktozdan oluşan bir disakkarittir. Süt şekeri de denir. Tadı sükroza yani çay şekerine göre daha az tatlıdır. Laktoz fizyolojik yönden önemlidir. Özellikle laktozun yapısındaki galaktozun beyin dokusundaki glikolipitlerden serebrositin sentezi için gerekli olduğu bilinmektedir.
    Mineral ve İz Elementler
    Ca, Na, K, Cl, F, Mg
    Vitaminler
    A, D, E, K, B1(Tiamin), B2(Riboflavin), B 3(Niasin), B6(Pridoksin), B12(Kobalamin), Folik asit, Pantotenik asit, C vitamini (askorbik asit).
    ENZİMLER
    Süt ve ürünlerinin dayanıklılığı bakımından önem taşırlar. Bu özellikleriyle sütün kalitesini tayin ederler. Enzimler protein ile protein olmayan maddelerin zayıf ve kuvvetli bağlarla birleşmesi ile meydana gelen kompleks bileşiklerdir.
    Süt teknolojisinde enzimlerden geniş ölçüde yararlanılmaktadır. Örneğin peynirin olgunlaşmasında, tereyağı yapımında kremanın olgunlaşmasında enzim faaliyetlerinin büyük önemi vardır. Süte uygulanan işlemleri, pastörizasyon, sterilizasyonun kontrolünde enzim aktivitesinden yararlanılır. Enzimlerin yararlanılma alanları yanında sütte yarattıkları sorunlarda göz önünde bulundurulmalıdır. Enzimler sütün proteinlerini, karbonhidratlarını, lipit maddelerini parçalayarak süt ve ürünlerinin istenmeyen bozuk tat ve koku almalarına neden olurlar. Enzimler süte dışardan ilave edilerek de bazı ürünlerin elde edilmesinde rol oynarlar. Örneğin rennin enzimi, kazeinin pıhtılaşmasını temin ederek peynir yapımında rol oynayan bir enzimdir.
    HORMONLAR
    Süt hayvanında sütün oluşumu ve sağımının mümkün olması hormonlar sayesinde olduğundan süte de bir miktar geçerler. Sütte hormon miktarının yüksek olması sütün tadında değişiklik yapar, özellikle oksidasyonun tadın oluşmasında önemli etkisi vardır.
    ANTİKORLAR
    Süt yalnızca besin öğeleri ile ilgili değil, aynı zamanda bünyesinde bulundurduğu koruyucu maddeler ile yavruyu dış etkenlere karşı koruması nedeniylede önemlidir. Bu maddelere antikor denir.Bu koruyucu maddeler sindirim sisteminde patojen bakterilerin yok edilmesini sağlamaktadır. Bunların en önemlileri loktoferrin, lizozim ve immunoglobülinlerdir.
    SÜTTE BULUNAN MİKROORGANİZMALAR
    Süt yalnızca kimyasal maddelerin bir araya gelmesiyle değil, aynı zamanda biyolojik faktörler tarafından da karakterize edilen bir biyolojik ve kimyasal bileşiktir.
    Süt ve ürünlerinde faaliyet gösteren mikroorganizmalar genellikle üç (3) ana grupta incelenir.
     Bakteriler
     Küfler
     Mayalar
    Bakteriler
    Laktozu fermente eden bakteriler:
    Sütte bulunan bakterilerin önemli bir kısım süt asidi bakterileri olup laktozun fermantasyonunu yaparlar. Fermantasyon sonucunda süt asidi ile birlikte diğer organik asitler, alkol az veya çok miktarda CO2 ve H2 gazları Meydana getirirler.
    Proteolitik bakteriler: Bu bakteriler genel olarak sütün proteinli haddelerini parçalarlar. Bu nedenle asitlik gelişmediği halde sütte Pıhtılaşma görülebilir.
    Lipolitik bakteriler: Bazı bakteriler lipolitik enzimler çıkarırlar. Lipazlar, hidrolitik ve oksidatif etkili olabilir. Hidrolitik etkili olanlar özellikle bakteriler tarafından oluşturulur ve yağı, yağ asitleri ve gliserile parçalar.
    Sütün rengini değiştiren bakteriler: Bakteriler ya pigment meydana getirirler ya da enzimleri ile sütte komplike reaksiyonlara neden olarak renk değişikliği yaparlar.
    PATOJEN BEKTERİLER (HASATLIK YAPICI)
    Sularda, insanlarda ve hayvanlarda enfeksiyonlara neden olan mikroorganizmaların hemen tümü bulunmaktadır. Bu mikroorganizmalar, yemler vasıtasıyla süt hayvanına ve süt üretim yerlerinde, süt işletmelerinde bu sularla yıkanan malzemelerden süte geçerler. Bu nedenle özellikle kullanılan suların kontrolü, dezenfektasyonu önem taşır.
    Süt hayvanı için patojen olan mikroorganizmalar süt vasıtasıyla insanlara geçip insanlarda da enfeksiyonlara neden olmaktadırlar.
    Sütle İnsanlara Geçen Hastalıklar
    Mastitis, tifo, Brucella, Dizanteri, Difteri, Q Humması
    SÜTÜN FİZİKSEL NİTELİKLERİ
    Süt içinde bazı maddeler kolloidal, bazı maddelerin emülsiyon, bazılarının moleküler ve iyon halinde dağılmışlardır.
    Sütün Rengi
    Sütün normal durumlarda porselen beyazı bir rengi vardır. Sütün bazen beyazdan sarıya yakın rengi özellikle yemleme ile ilgili olmaktadır. Yazın yeşil yemlerle beslenen ineklerin sütlerinin sarı olması, kışın daha açık renk olması yemdeki karotinden ( A vitamini ön maddesi) ileri gelmektedir.
    Bazen yağsız, kuru maddesi daha az olan sütler de mavimsi renk gösterirler. Hayvanın türü, ırkı, yemleme durumu, sağlık durumu ve bazı mikroorganizmaların faaliyetleri etkili olur.
    Süt bazen kırmızımsı renk alır. Bu renk üzerinde bazı yemlerin etkisi vardır (çam sürgünü, sütleğen, kökboyası). Ayrıca mastitistli (meme iltihabı) hayvanların sütleri de sağımda zedelenmeden ileri gelen kan sızıntılarının süte geçmesiyle kırmızı renk alır. Süte hile amaçlı fazla miktarda su katılması sütün mavimsi renk almasına neden olur.
    Sütün Tadı
    Yeni sağılmış taze bir süt herkesin hoşlandığı hafif tatlımsı tattadır. Bazı kötü kokulu yemlerden; soğan, sarımsak vb. gibi veya kokmuş ve bozulmuş kuru yemler sütün tadını bozar. Sütte bulunan mikroorganizmalar ve enzimlerde sütün tadını değiştirirler.
    Sütün Kokusu
    Taze ve normal bir sütün kendine hâs hoş bir kokusu vardır. Ancak çeşitli etkenler bu hoş kokuyu kolaylıkla değiştirir.
    Sütün Vizkozitesi
    Süt sıvı bir kaptan diğer bir kaba aktarılırken belli bir direnç gösterir. İşte bu özellik vizkozite olarak adlandırılır. Süte uygulanan kimi işlemlerde vizkoziteyi etkiler. Örneğin homojenizasyonun vizkoziteyi biraz azaltmaktadır.
    Sütün Donma Ve Kaynama Noktası
    Bir çözücü içinde maddeler çözülmüş ise yani hakiki çözelti oluş*turulmuş ise, çözeltide donma noktası düşmekte, kaynama noktası yükselmektedir.
    Bu nedenle süt sudan daha aşağı derecelerde, yaklaşık 0.545°C'de donar, suyun 100°C'de kaynadığı yerlerde süt 100.16°C'de kaynar.
    Sütün pH Değeri
    Süt nötre yakındır. Sütüün pH'sı 6.3 ile 6.6 arasında değişir. Sütün ısıtılmasıyla pH artarak 7'ye çıkar. Süt pH değerinin 4.9'a düşmesiyle pıhtılaşır (kesilir).
    PEYNİR
    Peynir mayası veya zararsız organik asitlerin etkisiyle pıhtılaştırılan sütlerin, değişik şekillerde işlenmesi, bu arada süzülmesi, şekillendirilmesi, tuzlanması, bazen tat ve koku verici zararsız maddeler katılması, çeşitli süre ve derecelerde olgunlaşması sonucunda elde edilen, besin değeri üstün bir süt mamulüdür.
    PEYNİR ÇEŞİTLERİ
     Yumuşak peynirler
     Yarı sert peynirler
     Sert peynirler
     Çok sert peynirler
     Tekrar işlenmiş peynirler
     Peynir suyu peynirler



    PEYNİR YAPILIŞI
    Peynire işlenecek süt dikkatle incelenmelidir. Bu incelemede sütün duyusal niteliğine, temizliğine, tazeliğine, yağ derecesine, kolosturumlu olup olmamasına, bazen de bakteri sayısına bakılır.
    Hammaddenin hazırlanması
    Hammadde, mayalanmadan önce standardize edilir. Standardizasyonda, özellikle işlenecek peynirin yağlılık durumuna göre, sütün yağ derecesi ayarlanır.
    Hammadde hazırlanırken yapılacak ikinci işlem pastörizasyondur. Peynircilikte pastörizasyon genellikle düşük derecede yapılır. Fazla sıcaklık peynir mayasını geniş ölçüde zayıflatır. Pastörize edilerek işlenen hammaddeye çoğunlukla ekşitici kültür veya starterde katılabilir. Kültürler hem asitliği bir ölçüde geliştirerek, peynir mayasının etkinliğini arttırırlar hem de peynirin aromasını zenginleştirirler.
    Son olarak süt mayalama derecesine getirilir. Peynir mayası en iyi olarak 41°C çalışırsa da çok kere mayalama peynir çeşidine göre değişerekten 25-40°C arasında yapılır. 15°C'den aşağı veya 50°C'den yukarı sıcaklıktaki mayalanmalarda pıhtı çok gevşek olmaktadır.
    Sütün Mayalanması:
    Mayalanacak süt mayalama kabına alınır. Peynirin ve mayanın çeşidine özellikle pıhtılaşma süresine ve mayanın kuvvetine göre hesaplanan miktar, temiz suyla sulandırılarak süte yavaş yavaş katılır ve temiz bir tahta kaşıkla karıştırılıp, aynı sıcaklıkta pıhtılaşana kadar kendi haline bırakılır. Pıhtılaşma süresi peynir çeşidine göre değişir. Çoğu kere hammaddenin asitliğini ve çözünen kalsiyum tuzlarının miktarını arttırarak pıhtılaşma sağlanabilir.
    Daha sonra pıhtı ufak parçalara kesilir ve cendere bezlerine konup baskıya alınır. Bu süre genellikle 2-4 saat kadardır. Baskı sonunda ise büyük kalıplar halinde kesilen peynir salamuraya bırakılır.
    Kaşar Peyniri Üretimi
    Pastörizasyondan sonra sütler, sert ve elastiki bir pıhtı elde edebilmek amacıyla 32-34°C civarında soğutulmakta ve süt bu sıcaklıkta mayalanmaktadır.
    Starter kültür (peynir ve yoğurt kültürü ) %0.25-l oranında ilave edilerek yarım saat kadar ön olgunlaşmaya bırakılır.
    Daha sonra pıhtıya 40-60 dakika kesim olgunluğuna gelecek şekilde toz veya sıvı peynir mayası katılır.
    Kesim olgunluğuna gelen pıhtı, kenar uzunluğu 1-1.5 cm olan küpler şeklinde kesilir ve bir müddet 32-34°C'lik mayalama ısısında dinlendirilir. Daha sonra pıhtı tekrar pirinç tanesi büyüklüğünde kesilir.
    Daha sonra pıhtı cendere bezlerine konup baskıya alınır. Bu süre genel*likle 2-4 saat kadardır.
    Baskı sonunda büyük somunlar halinde kesilir, yoğrulabilmek özelliği kazanması amacıyla fermantasyona bırakılır.
    Fermantasyonunu tamamlamış olan peynirler, 3-4 mm kalınlığında kesilerek 65-75 °C sıcaklığındaki haşlama suyunda bekletilir. Bu işlem 1-3 dakika arasında değişmektedir.
    Haşlanan ve hamur halinde getirilen peynirler yoğrularak kalıplara konur. Peynirler kalıplarda 1-2 saat içerisinde 3-4 defa alt üst edilir.
    Kalıplarda 1 gün kalan kaşarlar, %80-85 nem içeren 10-15 °C sıcaklığında odalarda 1-2 hafta süreyle ön olgunlaştırmaya, 2-3'de 3-10 ay süreyle esas olgunlaştırmaya tabi tutulmaktadır.




    SÜT TOZU
    Süt tozu, süt suyunun tamamına yakın bir kısmının buharlaştırılıp yoğunlaşmış kuru maddenin toz haline getirilmesi suretiyle elde edilen dayanıklı ve besin değeri çok üstün bir süt mamulüdür. Süt kitlesinin çok büyük bir kısmını, yaklaşık olarak %87'sini teşkil eden suyun süt tozlarında çok düşük bir düzeye, %2-8'e indirilmesi, hem onların kitlesini çok küçülterek taşınmaların son derece kolaylaştırmış hem de mikroorganizma faaliyetini kısıtlayarak dayanıklılığını arttırmıştır.
    Süt tozu iki yöntemle yapılmaktadır. A) Silindir Metodu B) Püskürtme metodu.
    YOĞURT
    Yoğurt, süte Streptococcus thermophilus ve Lactobasillus bulgaricus mikroorganizmaların belli oranda ilave edilmesiyle, özel koşullarda oluşan laktik asit fermantasyonu sonucu elde edilen ekşimsi, kıvamlı, kendine özgü tat ve aromaya sahip bir fermente süt ürünüdür.
    En çok üretimi yapılan yoğurt tipleri şöyledir:
    1. Sert (Katı) Yoğurt: Süt bulk starter kültürüyle inoküle edildikten sonra hemen paketlenir. İnkübasyona paketlenmiş olarak girer.
    2. Stirred (Karıştırılmış) Yoğurt: Parakende satış için paketlemeden hemen önce toplu halde inkübe edilmiştir.
    3. Düşük Viskozileti (Sıvı) Yoğurt: Ülkemizde sert tipi yoğurt üretilip tüketilmektedir. Karıştırılmış, pıhtısı kırılmış yoğurt ülkemizde üretilmemektedir.
    TEREYAĞI
    Tereyağı; süt, krema veya yoğurdun çeşitli şeklilerde işlenmesi sonucunda elde edilen yağca zengin ve aroması üstün bir süt ürünüdür. Bileşiminde %80 in üzerinde yağ %12-15 su, %2 kadar da sütten geçen diğer maddeler bulunur. Tuzlu tereyağlarına %5 kadar tuz da katılır. Renk vermek için zararsız boya maddesi de ilave edilmektedir. Tereyağı okside ola*rak oksidatif acımaya neden olmaktadır.
    Tereyağının Yapılışı
    Tereyağı bugün çok büyük çoğunlukla kremadan işlenir. Bu amaçla hammadde yani sütün kreması çekilir. Kremada niteliğine göre bazı işlem*lere tabi olduktan yani muayene, standardizasyon, nötrleme, pastörizasyon ve ekşitici kültür katıp olgunlaştırma aşamalarından geçirildikten sonra yayıklanıp suyundan ayrılır. Gerekirse tuzlanır ve tereyağı haline sokulur. Bazen kitlede %12-15 arasında kalan suda eritilmek suretiyle bünyesinden alınır ki buna da sade yağ denilir. Yağ oranı %99 'a çıkan sade yağ ülkemizde de yaygın olarak tüketilir.
    Yayıklama: Yayıklama süresince mekanik etki önce kremayı koyulaştırır, aynı zamanda köpürtür sonra yağ taneciklerini ayrı tutan çevredeki zar da parçalanarak kümecikler halinde birleşir ve işlemin sonunda yağla yayık altı denilen yağsız veya çok az yağlı bölüm birbirinden ayrılır. Daha sonra tereyağı yıkanır. Tereyağının yıkanması onun bazı kötü kokularını alır ve dayanıklılığını da artırırsa da tereyağının kendisine has olan hoş aromasını da zayıflatabilir. Yıkama suyunu ölçülü kullanmak, ısısını da iyi ayarlamak gerekir. Yıkama suyu ısısı önemlidir. Eğer tereyağı yumuşaksa yıkama suyu ısısı biraz daha düşürülür.
    AYRAN
    Ayran yoğurt içerisine belirli oranda su ve tuz katılarak elde edilen hoş ve kıvamlı bir içecektir ve yalnız ülkemize özgüdür. Yoğurdun sulandırılmış şekliyle ifade edilen ayran son derece önemli bir besin maddesidir. Ayran çocuklar, hastalar ve sindirim bozuklukları için oldukça elverişlidir.
    DONDURMA
    Dondurma; sütün şeker harç ve aroma maddeleri ile karışımından hazırlanan bir üründür. Dondurmanın bileşiminde %8-20 süt yağı, %7-12 yağsız kuru madde, %13-18 şeker ve %0.2-0.5 harç maddesi bulunmaktadır. Dondurmanın %62-67'si sudan oluşmaktadır. İçerisine konulan katkı maddelerinden dolayı iyi bir enerji kaynadığıdır.
    Karışıma giren tüm maddelerin miktarları ayarlanır. Sıvı maddeler 43°C'ye kadar ısıtılır. Katı maddeler en fa/la 60°C'ye kadar karışıma ilave edilir. Daha sonra elde edilen karışım -2,5°C'ye kadar soğutulur. Karışım 63-69°C 30 saniye veya 100-150°C'de 1-2 saniyede homajenizasyon işlemine tutulur. Bu sırada patojen özellikteki mikroorganizmalar yok olur. Karışım sonra 0-4°C'lerde 24 saat bekletilerek olgunlaşması sağlanır. Olgunlaşma aşamasından sonra aroma maddeleri ve diğer katkı maddeleri ilave edilerek dondurmalar paketlenir.
    Sütlerin Pastörize Edilmesi
    Sütün özelliklerini bozmadan, içindeki hastalık yapan bakterilerin ısı ile öldürülmesi ve aynı zamanda yine bazı bakterilerin bu suretle yok edilerek sütün daha dayanıklı yapılması esasına dayanır.
    Pastörize sütlerin dayanma süresi
    İyi bir şekilde pastörize edilmiş sütler 15-18 °C'lik sıcaklarda bozulmadan 24 saat kadar dayanırlar. Buzdolabında en fazla 2 gün dayanır. Hemen tüketilmelidir.
    Başlıca üç pastörizasyon yöntemi vardır.
     Devamlı pastörizasyon: Bu yöntemle süt, 62-65 °C'de 30 dakika süreyle pastörize edilir.
     Kısa zaman pastörizasyon: Bu yöntemde süt 71-74 °C'de 40 saniye süreyle pastörize edilir. Kısa zaman pastörizasyon usulü bugün en güvenilir yöntem olarak benimsenir. Genel mikroorganizma sayısı ele alındığında çiğ süte oranla %98 oranında patojen mikroorganizmalar yok edilir.
     Yüksek ısı pastörizasyonu: Bu pastörizasyon yönteminde süt en az 85°C'de 1 dakika süre ile pastörizasyona tabi tutulur. Bu yöntemde kısa zaman pastörizasyon metodunda kullanılan sıcaklıkta muhafaza kısmı yoktur.
    Sütlerin Sterilize Edilmesi (UHT)
    Sütlerin pastörize edilmesinde bakterilerin çoğu ölse bile yine sıcağa dayanıklı olanlarla, bunların sporları canlı kalır. Bu yüzden pastörize sütler bir iki gün kadar bozulmadan saklanabilir. Sütlerin uzun süre dayanmasını sağlamak ancak bütün bakterileri ve sporların büyük bir kısmını ortadan kaldırmakla mümkün olur. İşte bu sebeple sütlerin yüksek derecelerde ısıtılmasına "STERİLİZASYON" adı verilir. Böyle sütlere de "steril süt" denir. Sterilizasyonda sütler 150-135°C'de 2,5 saniye tutulur.
    Bir çok bakteri ve sporlar çok yüksek derecelere dayanabildiğinden, bunların tamamen ortadan kaldırılması için 100 °C'nin üzerindeki sıcaklıkta uzun süre ısıtılmas



  2. #2
    Yeni Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    31 Jul 07
    Yaş
    28
    Şehir
    Üniversite
    Meslek
    Sektör
    Mesajlar
    39
    Konular
    13
    Eklentileriniz
    0
    Kazanılan Kredi
    0
    Kullanılan Kredi
    0
    Kalan Kredi
    0

    Standart RE: SÜTÜN ÖNEMİ

    gerçekten çok önemli bir besin
    iki yıl önce dünya süt gününde açtığımız standda anladım ki halkımız süt konusunda çok bilinçsiz

    birde annemi sokak sütünden vazgeçirebilsem



Benzer Konular

  1. Sütün Bilinmeyen Faydaları!
    By DİDO in forum SAĞLIK
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-03-2008, 11:46
  2. KALP SAĞLIĞINDA BESLENMENİN ÖNEMİ...
    By Uğur MARANGOZ in forum Sektörel Pratik Bilgiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-09-2007, 10:49
  3. FINDIĞIN İNSAN BESLENMESİ VE SAĞLIĞINDAKİ ÖNEMİ(SLAYT)
    By goncuali in forum Sektörel Pratik Bilgiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28-08-2007, 11:54
  4. DOMATESİN İNSAN SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMİ
    By goncuali in forum Araştırma projeleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 28-08-2007, 09:20
  5. GIDALARIN BESLENMEDEKİ ÖNEMİ
    By engineer in forum Sektörel Pratik Bilgiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17-07-2007, 10:41

Konuyu İnceleyen Üye Sayisi: 4

You do not have permission to view the list of names.

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0