Sayın Kadir Halkman Hocam bir duyarlılık orneği göstererek bu düzeltmeyi yapmış ve ilgili internet sitesi üyelerine bu mektubu gönder(t)miş. Bende forumda paylaşarak onun sesini daha geniş kitlelere ulaştırmak istedim.
26 Aralık 2011
Merhaba,
Geçtiğimiz hafta ulusal bir TV programında tıp doktoru ve aynı zamanda akademisyen olan kişilerin; içme sütü, yoğurt, tavuk ve ekmek konularını beslenme bilimi ile ilişkilendirilerek sunduğu bir programı izledik. Ne yazık ki, internet arama motorlarında sorgulandığında bu yanlış bilgilendirmenin çığ gibi büyüdüğünü de görüyoruz.
Kuşkusuz, beslenme ve sağlık ilişkisi, mikrobiyoloji.org ve benim ilgi ve bilgimiz dışındadır. Ancak aşağıdaki konularda halkımızın doğru bilgilendirilmesini görev olarak kabul ediyorum.
-Sokak sütünün, endüstriyel süte göre daha sağlıklı olduğunu belirtmek, doğrudan halk sağlığını ayaklar altına alan bir bildiriştir. Sokak sütü, hangi özelliği/ özellikleri ile endüstriyel olarak işlenmiş sütten daha sağlıklı olabilir ki? Temel görevleri halk sağlığı olan kişilerin bu bildirişini hayret, endişe ve esef ile karşılıyorum. Güvendiğimiz/ tanıdığımız sokak sütçüsünün, hiçbir koşulda hâkim olamayacağı patojen tehlike ve riskleri konusunda, konunun doğrudan uzmanı olan kişiler tarafından yüzlerce seminer verildi. Bir taşım kaynatma ile çiğ sütteki bütün önemli patojenler ölür. Kabul. Ancak mutfağa girecek olan bu patojenlerin sekonder enfeksiyonlara yol açmayacağı konusunda kim, nasıl bir güvence verecek? Yıllar önce Avrupa ülkelerinde hayvansal üretim aşamasından başlamak üzere en gelişmiş teknoloji ile elde edilen çiğ sütlerin pazarlamasından neden vazgeçildi?
-Ev kadını, doğru yoğurt mayası kullanmak kaydı ile UHT süt kullanarak pekâlâ yoğurt yapabilir. Ben, kendi laboratuvarımda UHT sütü, yıllardan beri laktik asit bakterileri için gerektiğinde besiyeri olarak kullanıyorum. Özelikle süt mikrobiyolojisi çalışan meslektaşlarım da aynı uygulamayı yapar. Bugüne kadar UHT süt kullandığım hiçbir araştırmamda aksine bir sonuç almadım, alındığını da duymadım. Ancak, UHT sütün evde yoğurt yapılmasında kullanılmasının hiç gereği yoktur.
-Karadeniz'de kadınlarımız, kaynamış süte biraz toprak katarak yoğurt yapmaz. Tümüyle yanlış bilgidir. Kadınlarımız; analarından, halalarından, ninelerinden böylesi tehlikeli bir uygulama görmemiştir.
-Söz konusu uzmanlarımız Salmonella, EHEC vb. patojenlerin, çiğ süt ile bağlantısını ne olsa biliyorlardır. Bu patojenleri içeren bir hayvan dışkısının toprağa bulaşması koşulunda o toprakta uzun süre canlılıklarını sürdüreceklerini de çok muhtemel olarak biliyorlardır.
-Salmonella, EHEC vb. patojenleri içeren bir toprağın süte aşılanması koşulunda bir süt pıhtısı oluşacağı açıktır. Bu patojenleri içermese de ve dışkı bulaşmış olmasa da, toprak ilave edilen sütün bir süre sonra pıhtılaşacağı kesindir. Her süt pıhtısı yoğurt değildir.
-Bugüne kadar ülkemizde gıda kaynaklı en yüksek hastalık ve ölüm nedeni, doğadan toplanan şapkalı mantar tüketimidir. Böylesi yanlış ve çok tehlikeli bildirgeler üzerine istatistik veriler değişirse hiç şaşmamak gerek.
-Meslekleri her ne olursa olsun, yoğurdun gerek endüstride gerek evde nasıl yapıldığı hakkında en ufak bir bilgisi dahi olmayan kişilerin [kaynamış süte biraz toprak atılıp yoğurt yapılır] şeklinde, halk sağlığını çok ciddi şekilde tehlikeye atacak yanlış bilgiler vermesini şiddetle kınıyorum.
Sevgi ve saygılarımla,
Prof. Dr. Kadir Halkman
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Gıda Mühendisliği Bölümü


LinkBack URL
About LinkBacks
Paylaş







Alıntı
)


Bookmarks