6 sonuçtan 1 ile 6 arası
  1. #1
    Yeni Üye #vildan# - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    07 Oct 10
    Şehir
    16 BURSA
    Üniversite
    Ankara Universitesi
    Meslek
    kalite mühendisi
    Sektör
    meyve suyu
    Mesajlar
    73
    Konular
    24
    Eklentileriniz
    12
    Kazanılan Kredi
    600
    Kullanılan Kredi
    186
    Kalan Kredi
    414

    Standart Tv programları hakkında

    Sayın Kadir Halkman Hocam bir duyarlılık orneği göstererek bu düzeltmeyi yapmış ve ilgili internet sitesi üyelerine bu mektubu gönder(t)miş. Bende forumda paylaşarak onun sesini daha geniş kitlelere ulaştırmak istedim.


    26 Aralık 2011
    Merhaba,


    Geçtiğimiz hafta ulusal bir TV programında tıp doktoru ve aynı zamanda akademisyen olan kişilerin; içme sütü, yoğurt, tavuk ve ekmek konularını beslenme bilimi ile ilişkilendirilerek sunduğu bir programı izledik. Ne yazık ki, internet arama motorlarında sorgulandığında bu yanlış bilgilendirmenin çığ gibi büyüdüğünü de görüyoruz.

    Kuşkusuz, beslenme ve sağlık ilişkisi, mikrobiyoloji.org ve benim ilgi ve bilgimiz dışındadır. Ancak aşağıdaki konularda halkımızın doğru bilgilendirilmesini görev olarak kabul ediyorum.

    -Sokak sütünün, endüstriyel süte göre daha sağlıklı olduğunu belirtmek, doğrudan halk sağlığını ayaklar altına alan bir bildiriştir. Sokak sütü, hangi özelliği/ özellikleri ile endüstriyel olarak işlenmiş sütten daha sağlıklı olabilir ki? Temel görevleri halk sağlığı olan kişilerin bu bildirişini hayret, endişe ve esef ile karşılıyorum. Güvendiğimiz/ tanıdığımız sokak sütçüsünün, hiçbir koşulda hâkim olamayacağı patojen tehlike ve riskleri konusunda, konunun doğrudan uzmanı olan kişiler tarafından yüzlerce seminer verildi. Bir taşım kaynatma ile çiğ sütteki bütün önemli patojenler ölür. Kabul. Ancak mutfağa girecek olan bu patojenlerin sekonder enfeksiyonlara yol açmayacağı konusunda kim, nasıl bir güvence verecek? Yıllar önce Avrupa ülkelerinde hayvansal üretim aşamasından başlamak üzere en gelişmiş teknoloji ile elde edilen çiğ sütlerin pazarlamasından neden vazgeçildi?
    -Ev kadını, doğru yoğurt mayası kullanmak kaydı ile UHT süt kullanarak pekâlâ yoğurt yapabilir. Ben, kendi laboratuvarımda UHT sütü, yıllardan beri laktik asit bakterileri için gerektiğinde besiyeri olarak kullanıyorum. Özelikle süt mikrobiyolojisi çalışan meslektaşlarım da aynı uygulamayı yapar. Bugüne kadar UHT süt kullandığım hiçbir araştırmamda aksine bir sonuç almadım, alındığını da duymadım. Ancak, UHT sütün evde yoğurt yapılmasında kullanılmasının hiç gereği yoktur.
    -Karadeniz'de kadınlarımız, kaynamış süte biraz toprak katarak yoğurt yapmaz. Tümüyle yanlış bilgidir. Kadınlarımız; analarından, halalarından, ninelerinden böylesi tehlikeli bir uygulama görmemiştir.
    -Söz konusu uzmanlarımız Salmonella, EHEC vb. patojenlerin, çiğ süt ile bağlantısını ne olsa biliyorlardır. Bu patojenleri içeren bir hayvan dışkısının toprağa bulaşması koşulunda o toprakta uzun süre canlılıklarını sürdüreceklerini de çok muhtemel olarak biliyorlardır.
    -Salmonella, EHEC vb. patojenleri içeren bir toprağın süte aşılanması koşulunda bir süt pıhtısı oluşacağı açıktır. Bu patojenleri içermese de ve dışkı bulaşmış olmasa da, toprak ilave edilen sütün bir süre sonra pıhtılaşacağı kesindir. Her süt pıhtısı yoğurt değildir.
    -Bugüne kadar ülkemizde gıda kaynaklı en yüksek hastalık ve ölüm nedeni, doğadan toplanan şapkalı mantar tüketimidir. Böylesi yanlış ve çok tehlikeli bildirgeler üzerine istatistik veriler değişirse hiç şaşmamak gerek.
    -Meslekleri her ne olursa olsun, yoğurdun gerek endüstride gerek evde nasıl yapıldığı hakkında en ufak bir bilgisi dahi olmayan kişilerin [kaynamış süte biraz toprak atılıp yoğurt yapılır] şeklinde, halk sağlığını çok ciddi şekilde tehlikeye atacak yanlış bilgiler vermesini şiddetle kınıyorum.


    Sevgi ve saygılarımla,

    Prof. Dr. Kadir Halkman
    Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
    Gıda Mühendisliği Bölümü



  2. #2
    Lisans Üye solway - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    15 Dec 08
    Yaş
    34
    Şehir
    Seçiniz
    Üniversite
    Seciniz
    Meslek
    yönetici
    Sektör
    süt
    Mesajlar
    259
    Konular
    25
    Eklentileriniz
    5
    Kazanılan Kredi
    250
    Kullanılan Kredi
    35
    Kalan Kredi
    215

    Standart Cevap: Tv programları hakkında

    ego kavgasına girişen doktorların bir kısmı iyice kör oldu ve bildikleri doğruları söyleyemez hale geldi.
    bu sağlıklı beslenme, kolestrol ilaçları vb... gibi konular şov aracı haline geldi.
    programı izlemedim ama o kadar medyatik oldular ki o doğal beslenme ekibinin kimlerden oluştuğu gözümde canlanıyor.
    bu doktorlardan biri cevizi bardakla yiyin diyor.teyzem benim ya)
    1 adet ceviz içini hassas tartıda tarttım 8 gr geldi.bardak dolusu ceviz kaç gram gelir, ne düşünmek, ne kalorisini hesaplamak istiyorum... ben her gün 1 saat spor yapıyorum diyen buyursun yesin.
    toprakla yoğurt yapmaya çalışmak psikopatlıktır.onu yapan adam da keser..
    ayrıca tv de her kanalda önlüğü üstüne geçiren bir doktor programı yapıyor.
    bu doktorlar, ne dese halk, doğru kabul ediyor.böyle bir şey yok kardeşim.
    her mühendisin söylediği doğru mu, her mimarın çizimi bir şaheser mi? kendinize gelin.



  3. #3
    Ön Lisans Üye ertugay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    22 Mar 11
    Yaş
    36
    Şehir
    68 AKSARAY
    Üniversite
    Ataturk Universitesi
    Meslek
    gıda mühendisi
    Sektör
    unlu mamüller
    Mesajlar
    102
    Konular
    25
    Eklentileriniz
    10
    Kazanılan Kredi
    500
    Kullanılan Kredi
    231
    Kalan Kredi
    269

    Standart Cevap: Tv programları hakkında

    Ne yazık ki millet olarak okuma, araştırma gibi bir alışkanlığımız yok.Kulak'dan dolma herşeye inanıyoruz. Türkiye'de ünlü olan hanım programları bunların en büyük örneği, biz istediğimiz kadar beslenme alışkanlıklarını anlatalım seminerler, düzenleyelim konferanslar verelim. bir kadın programında çıkan bir akademisyenin sözleri kadar etkili olmayacaktır.bu her konuda böyle sadece gıda beslenme alışkanlıkları değil.din konusunda da böyle. çıkartın bir hocayı ve şimdiye kadar duyulmamış bir şeyi söyletin. ortalık anında nasıl karışıyor görün. bu programlar talep gördüğü için varlar
    .söylenen şeyleri en azından akıl süzgecinden geçirsek yine doğruyu buluruz. okumuyoruz,çalışmıyoruz,araştırmıyoruz.



  4. #4
    Lisans Üye pttszey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    06 Jul 08
    Şehir
    26 ESKİŞEHİR
    Üniversite
    Ankara Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Sudan şeyler (;
    Mesajlar
    348
    Konular
    91
    Eklentileriniz
    21
    Kazanılan Kredi
    1050
    Kullanılan Kredi
    Editör
    Kalan Kredi
    1050

    Post TMMOB Gıda, Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odalarınca hazırlanan tekzip talep metni

    Konuyla ilgili hazırlanan tekzip metni;

    Kanal D televizyonunda 19.12.2011 tarihinde yayınlanan Zahide Yetiş ve Op. Dr. Aytuğ Kolonkaya‘nın sunduğu ‘Doktorum‘ programında, iki konukla süt ve süt ürünleri ile ekmek ve tavuk konusunda bir program yapılmıştır. Konukların ikisi de tıp doktoru olduğu halde, süte uygulanan teknolojiler ve üründe meydana gelen değişiklikler konusunda tüketicilere bilimden uzak, yanıltıcı bilgiler aktarmışlardır. Program Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Yavuz Dizdar ve Çocuk Metabolizma ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Aydın‘ın katılımıyla, ağırlıklı olarak süt ve süt ürünleri ve bu ürünlerde uygulanan işlemler sonucunda oluşan değişiklikler hakkında yapılmış, ancak ne hikmetse programa bu konuda uzman bir gıda mühendisi, süt teknoloğu davet edilmemiştir. Tüm yayın boyunca, tek yanlı ve yanıltıcı bilgilerin aktarılmasına izin verilmiş, tüketici endişeye sevk edilmiştir.

    Tüm dünya ülkelerinde; sağlığa olan olumlu etkileri nedeniyle süt ve süt ürünleri tüketimi arttırılmaya çalışılırken, iki hekim sanayide işlenmiş sütten uzak durulmasını önermişlerdir. "UHT süt içmeyeceksiniz, çünkü bunlar ölmüştür", "süt ölü hale sokuluyor, dolayısıyla bu süt içilmez"; "UHT işlemi sütü öldürüyor", "yoğurt mayasını Karadeniz‘den getirin, orada yoğurt yapmak için süte bir çimdik toprak atılıyor siz toprağın bütünüsünüz"; "eğer açıkta süt satan kişiyi tanıyorsanız, açıkta süt alıp bir taşım kaynatın", "UHT işlemi basınçla uygulanıyor o nedenle proteinler kullanılamaz forma geliyor, yani kağıt gibi buruşturuluyor", "UHT Süt içirmek suçtur", "ekmek ekmek değil, yoğurt yoğurt değil, süt süt değil. Sadece birkaç yeşillik yiyebiliriz" ve benzeri birçok ifade ile insan sağlığı için son derece önemli olan gıda güvenliği konusunda bilgi kirliliğine neden olunmuş, tüketicileri yanıltıcı ifadeler kullanılmıştır. Süt ve birçok gıda maddesinin hazırlanmasında uygulanan ısıl işlemlerin temelinde insanlarda hastalık yaratan mikroorganizmaların yok edilmesi gerekliliği yatmaktadır. Özellikle de kötü hijyenik koşullarda elde edilen birincil ürünler, içerdikleri mikrobiyel yük nedeniyle önemli sağlık riskleri barındırmaktadırlar. Gıda maddelerinde sorun yaratan bu hastalık yapıcı mikroorganizmaların kaynaklarından biri de topraktır. Oysa söz konusu programda yoğurt yapmak amacıyla köylülerin süte bir çimdik toprak attığı dahi ifade edilebilmiştir. Yoğurt fabrikalarında üretilen yoğurtlar tehlikeli olarak gösterilip, tüketiciye Karadeniz tepelerinden maya getirmeleri salık verilmiştir. Gıda işletmelerinde hava akımının yönü ve hızı dahi son derece önemli iken, işletmelere galoş ve iş önlüğü olmadan girilmez iken, süte toprak katılarak yoğurt yapıldığının bildirilmesindeki bilimsel temelini anlamak mümkün değildir.

    Yukarıda belirtilen ve benzeri ifadelerle, tüketici tüketmesi gereken sağlıklı ürünlerden kuşku duyar ve uzaklaşır hale getirilmekte, kafası karıştırılmakta, toplumda paniğe varacak endişe ortamı yaratılmakta ve hatta sokak sütü, kayıt dışı gıda gibi sağlıksız ürünlere yönlendirilmektedir.

    Gıda güvenliği çok disiplinli bir alan olup, birçok mesleğin konusunu içinde barındırmaktadır. Konunun uzmanları vardır. Uzmanlık alanları kendine has iken, kendi uzmanlık alanları dışındaki konularda, görüş veren bilim insanlarının, meslek mensuplarının gıda güvenliğiyle ilgili bilgilendirme yaparken çok dikkatli olmaları ve bunları yayınlayan kuruluşların da, konunun uzmanlarından görüş almaları gerektiği açıktır. Her konuda olduğu gibi, süt konusunda konuşurken bilimsel kaynaklar temel alınmalıdır. Kaldı ki; sütle ilgili bilimsel yayınların pek çoğunda sütün sağlığa yararlı etkileri vurgulanmaktadır. Söz konusu yayında bahsedilen olumsuz etkilere ilişkin bilimsel bir yayına rastlamak ise mümkün değildir

    UHT işleminin süt proteinleri üzerinde etkisiyle ilgili yapılmış binlerce çalışma vardır. Isıya duyarlı olduğu için serum proteinlerinin denatüre olması ısıtılan her gıda maddesi için söz konusudur, ama denatüre olan serum proteini sindirilemez diye bir şey yoktur. Tam tersi sindirim kolaylaşmaktadır.

    Çok sayıda insanın izlediği bir programda, spesifik olarak kendi uzmanlık alanlarına girmeyen konularda, tüketiciyi yanıltıcı, süt gibi tüketilmesi son derece önemli bir gıda maddesi hakkında yanlış bilgilerin verilmesi toplum sağlığı açısından tehlikelidir.

    Basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren işlerde gerçeğe uygun olarak haber vermeyi sağlamaktır. Basın yolu ile bir kişi, özellikle toplum sağlığını ilgilendiren konularda bilgi verirken dayanaklarının doğru olması gerekir. Ülkemizde 40 adet Gıda Mühendisliği Bölümü, 2 adet Süt Teknolojisi Bölümü mevcutken süt ile ilgili bilimsel gerçeklere ulaşmak çok zor olmasa gerektir. Meslek ilkeleri çerçevesinde tarafsız, doğru ve ciddi yayıncılık gereği, program yapımcısının da yayınladığı olayların doğruluğunu araştırma, halkın yanlış bilgilendirilmesine engel olma görevi vardır. Ciddiyet ve hassasiyetle incelenip soruşturulmadan ve gerçeğe ne derece uygun olduğu üzerinde durulmadan kamuoyuna bilgi sunulması hem hukuka, hem de etik değerlere aykırıdır.

    Müvekkil Meslek Odaları Anayasa‘nın 135. Maddesi ve 6235 sayılı TMMOB Yasası uyarınca kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olup, kamu yararına, çevrenin ve tüketicinin korunmasına hizmet etmek, toplumun gıda güvencesini ve güvenli gıdaya erişmek üzere her türlü girişimde bulunmak, toplumun bilinçli gıda tüketimi konusunda bilgilendirilmesi ve eğitimi için her türlü çalışmayı yapmak, amaçları arasındadır.

    Bu amaçlara hizmet eden müvekkil meslek odalarının tüketiciyi yanıltıcı yayınlara duyarsız kalması mümkün değildir.

    Yorumda bulunurken doğru dayanakların varlığı gerektiği gibi, bunları yayınlarken gerçekliğe uygunluğu ve kamuoyunu yanlış bilgilendirmemek gerektiği ilkesi dikkatten kaçırılmamalıdır.

    Saygılarımızla.

    Av. Zehra MUDUN
    TMMOB Gıda Mühendisleri Odası ve TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Vekili

    Av. Zuhal DÖNMEZ
    TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Vekili



  5. #5
    Yeni Üye erdemcoskun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    15 Oct 11
    Yaş
    21
    Şehir
    41 KOCAELİ
    Üniversite
    Ondokuz Mayis Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisliği
    Sektör
    Gıda Mühendisliği
    Mesajlar
    5
    Konular
    4
    Eklentileriniz
    2
    Kazanılan Kredi
    100
    Kullanılan Kredi
    100
    Kalan Kredi
    0

    Standart Cevap: Tv programları hakkında

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi / Gıda Mühendisliği Bölümünden

    Prof. Dr. Abdulkadir HURŞİT
    hocamızın bu konuyla ilgili derlediği FDA'nın çiğ sütler hakkındaki bildirisi ;

    http://www.dosya.tc/server9/xxyDDR/_...irisi.pdf.html


    Bu tartışmada dikkat çekici ve reyting toplayan en önemli noktalardan biri toprak ile mayalama işleminin kırsal kesimde yapıldığına dair söylenenler olmuştur.

    Bu konuyla ilgili bildiğim ; kırsal kesimde yaşayan birinin eğer elinde sütü mayalayacak bir şey bulunmuyorsa , bunu kendi elde ederek mayalama işlemini gerçekleştirebilir.
    Mayıs ayında yağan yağmurlar sonucunda , yağmur suyunda polen birikimi en üst seviyeye çıkmaktadır.Polenlerde yoğun miktarda yoğurt yapmak için kullanılan mikroorganizmalar vardır.Yoğun miktarda polen içeren yağmur suyu toplanır ve polenlerden su ayrıştırılarak bir miktar yoğunlaştırılır.Tekrardan yoğunlaştırma işlemi gerçekleştirilir.Daha sonra elde edilen su süte karıştırılarak inkübasyona bırakılır ve yoğurt mayası elde edilmiş olur.



  6. #6
    Yönetici Didem SALİCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    15 Nov 07
    Yaş
    24
    Şehir
    34 İST AVR.
    Üniversite
    Uludag Universitesi
    Meslek
    Gıda Mühendisi
    Sektör
    Kek, bisküvi, çikolata
    Mesajlar
    818
    Konular
    160
    Eklentileriniz
    37
    Kazanılan Kredi
    Yönetici
    Kullanılan Kredi
    Yönetici
    Kalan Kredi
    Yönetici

    Standart Cevap: TMMOB Gıda, Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odalarınca hazırlanan tekzip talep me

    Alıntı pttszey Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "UHT süt içmeyeceksiniz, çünkü bunlar ölmüştür", "süt ölü hale sokuluyor, dolayısıyla bu süt içilmez"; "UHT işlemi sütü öldürüyor", "yoğurt mayasını Karadeniz‘den getirin, orada yoğurt yapmak için süte bir çimdik toprak atılıyor siz toprağın bütünüsünüz"; "eğer açıkta süt satan kişiyi tanıyorsanız, açıkta süt alıp bir taşım kaynatın", "UHT işlemi basınçla uygulanıyor o nedenle proteinler kullanılamaz forma geliyor, yani kağıt gibi buruşturuluyor", "UHT Süt içirmek suçtur", "ekmek ekmek değil, yoğurt yoğurt değil, süt süt değil. Sadece birkaç yeşillik yiyebiliriz"
    Şaka gibi ya.. Sterilizasyon işlemi hakkında hiçbir bilgisi yok heralde bunları söyleyen şahsın.. Yazık.. Tvlerde ne zmn gıda mühendislerini göreceğiz acaba ya da görebilecek miyiz?



Benzer Konular

  1. Ön Gereksinim Programları Planı
    By serenay in forum ISO 22000 (HACCP)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29-06-2010, 14:56
  2. Ön koşul programları prosedürü
    By tunasert in forum Örnek Sistem Dökümanları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-04-2009, 12:48
  3. Ön Gereksinim Programları
    By kerem in forum ISO 22000 (HACCP)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-03-2008, 10:21
  4. Operasyonel ön gereksinim programları
    By ozlemozturk in forum SEKTÖREL YARDIMLAŞMA VE TARTIŞMA
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 08-08-2007, 10:13
  5. ön koşul programları
    By leslüg in forum ISO 22000 (HACCP)
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj: 24-06-2007, 08:57

Konuyu İnceleyen Üye Sayisi: 1

You do not have permission to view the list of names.

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0