Şeker alırken nelere dikkat edilmeli?
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı mührü olan ürünleri alın. Aşırı sıcağa maruz kalmış ve beyazlaşmış üründen kaçının. Sokakta ve açık ortamda satılan şekerlerden uzak durun. Markasına yatırım yapan güvenilir ürünleri tercih edin. Dükkânın fizikî görünümüne ve temizliğine dikkat edin. Mamülün üretim ve son kullanma tarihilerini kontrol edin. Satış elemanlarının eldiven kullanmasına önem verin. Ambalajındaki içindekiler kısmını dikkatle okuyun ve GİMDES’in web sitesinde yayımlanan katkı maddeleri listesinden, mahiyetini araştırın; şüpheli katkı maddeleri içeren ürünleri almayın.
üYılda 3000 ton civarında ithal edilen jelatinin en az 2250 tonunun domuzdan ve helal kesilmemiş sığır ve benzeri hayvanlardan üretilmiş olduğu düşünülürse, şüpheden uzak durmak için jelatinli ürünlerden kaçınılmalıdır. Etiketinde E441 veya jelatin veya gelatin yazan ürünler için ihtiyatlı olunmalıdır.
üE120 Karmin boya maddesi ihtiva eden ürünler, hem bilhassa çocukların sağlığı için zararlı, hem de bit türü bir böcekten elde edilen katkı maddesi olduğu için dinen mahzurlu olduğu düşünülmelidir.
üE471, E472, E473, E474, E475, E476, E477 Mono ve Digliserit ve tuzlarını içeren ürünlerde, bu katkı maddesinin hem hayvani yağlardan, hem de bitkisel yağlardan üretildiği dikkate alınmalıdır. Etikette bunun açıkça belirtilmiş olması gerekir. Eğer bitkisel olduğuna emin isek kullanabileceğimizi, aksi halde uzak durmamız gerektiğini bilmeliyiz.
üE950, E951, E952 ve E954 Suni tatlandırıcılar Asesulfam, Aspartam, Sıklamik Asit ve Sakkarinleri ifade eder. Bunlar, gıdalarda ve ilaç sanayiinde tatlandırıcı olarak kullanılırlar; fırınlanmış yiyecekler, dondurulmuş tatlılar, şekerlemeler, mandıra ürünleri, pastalar, farmasotik olarak ağız hijyeni ve son zamanlarda içeceklerde kullanılmaktadır. The Center for Science in the Public Interest (CSPI) yapay tatlandırıcılar aspartam, sakarin ve asesülfam potasyumu en kötü 10 katkı maddesi listesine dahil etmiştir; bu üç tatlandırıcının da hayvanlarda kansere neden olduğu tespit edilmiştir. İnsanlarda Kanser riskini arttırabilir. Ayrıca çocuklarda ve ceninlerde beyin hasarı oluşturabilmektedir.
Bu açıklamalarımızla maalesef olay tamam olmuyor. Bir araştırma gurubunun piyasadaki şekerleme ve pasta ürünlerinde yaptıkları laboratuar çalışmalarının ortaya çıkardığı sonuçlar, durumun vahametini ortaya koymaya yetmektedir. Araştırmaya göre, 25 şekerleme örneğinin 11’inde izin verilmeyen renklendiricilere rastlanmıştır. Pasta süsleri ve şekerlemeler üzerinde yapılan çalışmalarda ise pasta süslerinin %12,5’unda izin verilen boyaların izin verilen miktarlarında, %59,4‘ünde izin verilen boyaların izin verilen miktarlarının üzerinde, %28,1’inde ise izin verilmeyen boyların kullanıldığı belirlenmiştir. Şekerlemelerde ise uygun renklendirici kullanım oranı %20,8’dir. %64,2’sinde izin verilen miktarın üzerinde, %15’inde ise yasaklanmış boyalar kullanılmıştır.
Şurası asla unutulmamalıdır: Yasaklanan renklendirici maddeler kesinlikle toksik ve kanser yapıcı maddelerdir. İzin verilenler renklendiriciler de çok masum değildir; zira bunların belirlenen sınırlarının üstüne çıkıldığı zaman alerjik reaksiyonlar, deri döküntüleri, astım ve hiperaktivite olayları meydana gelebilmektedir.
Bütün bu anlatılanlar, üreticilerin ve kontrol mekanizmalarının ne kadar ciddiyetten uzak olduklarını göstermektedir.
Bütün bu olumsuzluklara ek olarak bazı ürünlerde, tüketiciye güven imajı vermek için, sahte TSE ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı damgalı etketlerın basıldığı bilinmektedir. Bunlara da dikkat edilmelidir.
“Gıda Terörü”nün bütün olumsuzluklarına rağmen, ağız tadıyla, huzurlu, birlik ve beraberlik duyguları içerisinde, tüm İslam aleminin mutluluğuna vesile olacak bir BAYRAM geçirmemiz dileği ile…